çevresel ile cümle
çevresel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı teorisyenler çevresel gürültü ile anlamsal gürültüyü birbirinden ayırır.Some theorists distinguish between environmental noise and semantic noise.
Çevresel gürültü, sinyali alıcıya giderken bozar.Environmental noise distorts the signal on its way to the receiver.
Çevresel izleme kapsamında hava, toprak ve su kalitesi izlenir.Environmental monitoring includes monitoring of air quality, soils and water quality.
Çevresel etkilerEnvironmental effects
Ekolojik tıp, çevresel tıp veya tıbbi jeoloji olarak da bilinir.Also known as ecological medicine, environmental medicine, or medical geology.
Nikelin çıkarılmasıyla ilgili çevresel kaygılar da dile getirildi.[3]Environmental concerns have also been raised regarding the extraction of nickel.[32]
Yüreğinin sıcaklığı, çevresel dereceye bağlı değildir.Herzenswärme ist keine Frage der Umgebungstemperatur.
Çevresel sorunlara mikroorganizmaları kullanarak çözüm arar.Daher gibt es Überlegungen, mit Hilfe von Mikroorganismen gegen das Problem vorzugehen.
Bob Beamon'a atlayışı sırasında birçok çevresel faktör de yardım etti.Herausragend waren der Weltrekord im Weitsprung von Bob Beamon und der Fosbury-Flop im Hochsprung.
Bununla birlikte çevresel faktörlerden özellikle de hava kirliliğinden olumsuz etkilenirler.Insbesondere sind Lichtbilder, auch aus der Luft, verboten.
W Çevresel Uyarılar ( Amerika'da kullanılmaktadır.-Artık aktif değil.)N. N. (Nicht mehr online verfügbar.)
Yine de trafik, yükseklik gibi çevresel tehlikelerden korunmaları gerekir.La protection contre les contacts directs doit être assurée, quel que soit le niveau de tension.
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.La préservation de la sécurité intérieure du pays.
Çevresel nedenler ile ilgili kanıtlar bilimsel olarak bulunmasa da detaylı araştırmalar yapılmaktadır.Faute de documents scientifiques au regard de ce sujet, encore faut-il des études approfondies.
IBM öncelikle altı ana bilgisayar ve kırk adet ortak çevresel bilgisayardan oluşan bir seri piyasaya sürdü.IBM anunció inicialmente una familia de seis ordenadores y cuarenta periféricos.
1987 : Projenin planlaması ve çevresel onayı alındı.1987: El proyecto recibe el visto bueno medioambiental.
Adenokarsinom daha çok çevresel (periferik) yerleşimlidir.Periódico Expreso - Más Cerca de Ti.
Çevresel kaygılar.Vigilancias del entorno.
Çevresel sinir sistemlerinin ana nörotransmitterleri, asetilkolin ve noradrenalindir.Los neurotransmisor más importantes del sistema simpático son la adrenalina y noradrenalina.
Yerleşme yeri olarak seçilmesinde bu çevresel özelliklerin belirleyici olduğu düşünülmektedir.Dependiendo de la precisión que se necesite los lugares decimales llegan a ser redondeados.
Yakıtlar için önemli olan bir özellik de çevresel uygunluktur.I dati sul consumo di carburante vanno visti in un contesto preciso.
Zamanla çevresel risk analizi olarak adlandırılan bir risk analizi formu gelişti.Un procedimento basato sull'analisi dei rischi è stato, perciò, sviluppato.
Çevresel kaygılar.La circoncisione.
W Çevresel Uyarılar ( Amerika'da kullanılmaktadır.-Artık aktif değil.)Sono indicate in corsivo le Nazioni non più esistenti.)
1987 : Projenin planlaması ve çevresel onayı alındı.1987: Проект проходит экспертизу и получает одобрение.
Ters ozmoz yöntemi, en çevresel olarak en iyi su arıtma yöntemidir.Метод обратного осмоса является самым экологически оправданным методом очистки воды.
Çevresel kaygılar.Трактат об окружности.
Ancak bu uygulamaların çeşitli çevresel riskleri de bulunur.Как и все операции, существуют некоторые риски.
Çevresel nedenler ile ilgili kanıtlar bilimsel olarak bulunmasa da detaylı araştırmalar yapılmaktadır.По объективным причинам научная деятельность не ведётся.
Diş anomalileri çevresel veya gelişimsel etkenlerden kaynaklanmasına göre sınıflandırılabilir.يمكن تصنيف شذوذات الأسنان تبعاً لما إذا كانت عائدة لأسباب بيئيّة أو أسباب تطوريّة.
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.الحفاظ على الأمن الداخلي للبلد.
Diş sürmesi bazı çevresel faktörler tarafından değiştirilebilir.قد تتبدَّل عمليّة بزوغ الأسنان بعوامل بيئيّة.
Bir enkaz diski, bir yıldız etrafındaki yörüngede toz ve enkazın çevresel bir diskidir.Um disco de detritos é um disco circunstelar de poeira e detritos em órbita ao redor de uma estrela.
Çünkü aksonları, çizgili kasları donatmak için çevresel olarak uzanır.Por motivos de segurança, os elevadores são cercados por estruturas de vidro.
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.Garantir a integridade da paisagem.
Çevresel faktörler.Omgevingsfactoren.
Genetik ve çevresel faktörlerin oluşumunda önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.Genetische en omgevingsfactoren lijken in ieder geval een rol te spelen.
Ayrıca çevresel yerli yayımlarında da etkili olur.Verder zijn er in de dans inheemse invloeden te bespeuren.
Çevresel kaygılar.Heemkundige kring.
İkinci kraniyal sinir, tam bir çevresel sinir değildir, fakat ara beynin bir parçasıdır.Twee derde van de zenuwcellen bevindt zich niet in de hersenen, maar in de vangarmen.
1943'te üç tür çevresel sinir hasarı tanımlamıştır.In 1933 wordt al gesproken van 300 broedgevallen.
Diamond çevresel faktörlerin insanlık tarihinde büyük etki yarattığını savunan ilk kişi değildir.Diamond nie był pierwszym autorem wskazującym na czynniki środowiskowe jako decydujące o ludzkiej historii.
W Çevresel Uyarılar ( Amerika'da kullanılmaktadır.-Artık aktif değil.)Incidenten inträffade i trakterna kring två militärflygplatser (numera används de inte längre).
Şarkının çevresel bir teması vardı.Låten fick då ett trafiktema .
Ters ozmoz yöntemi, en çevresel olarak en iyi su arıtma yöntemidir.Метод зворотного осмосу є найбільш екологічно виправданим методом очищення води.
W Çevresel Uyarılar ( Amerika'da kullanılmaktadır.-Artık aktif değil.)Працює через проміжний сервер, розташований у США (зараз не функціонує).
Bu dönemlerde kartvizintinde de bile “Çevresel heyekltıraş” yazmaktaydı.В цей період була написана кантата «Хустина».
Balkaş ve yakın mesafede olan diğer bölümler çevresel problemlerden ıstırap çekmektedir.Skuteč a okolí trápí dlouhé čekání na záchranku .
Barış ve güvenlik konuları dışında, Hadaş da bilinen sosyal ve çevresel konularda etkindir.Stejně jako obrana našeho majetku před krádeží je podle něj důležité i vzdělání a veřejné práce.
Bir enkaz diski, bir yıldız etrafındaki yörüngede toz ve enkazın çevresel bir diskidir.Există, de asemenea, un disc de praf care orbitează în jurul stelei.
Çevresel nedenler ile ilgili kanıtlar bilimsel olarak bulunmasa da detaylı araştırmalar yapılmaktadır.Chiar și teorii legate de extratereștri au fost propuse, fără dovezi clare...
Ülkenin çevresel güvenliğini sağlamak.Apărarea mediului înconjurător.
Amboseli fil popülasyonu ayrıca "merkezî" ve "çevresel" olarak iki alt popülasyona da ayrılır.Populația de elefanți din Amboseli este în mai departe împărțită în subpopulații „centrale” și „periferice”.
Ana makine ve çevresel modlar, daha sonra Ana Makine Müzakere Protokolü (HNP) kullanılarak değiştirilebilir.A gazda- és perifériás módok cserélhetők később a Host Negotiation Protocol (HNP) segítségével.
Bu hastalıklar hem merkezi hem de çevresel sinir sistemlerindeki nöronları etkileyebilir.A betegség egyaránt érintheti a környéki és a központi idegrendszert.
Muhtemel sebepleri arasında genetik, hormonal, çevresel ve bulaşıcı nedenler vardır.Näitä ovat muiden muassa geneettiset syyt, hormonaaliset seikat sekä ympäristötekijät.
Birçok çevresel faktör tansiyonu etkilemektedir.Διάφοροι περιβαλλοντικοί παράγοντες επηρεάζουν την αρτηριακή πίεση.
Endotelin-1'in benzer bir etkisi, sıçanlarda çevresel sinir hasarında da gösterilmiştir.Udvikling af type 1-diabetes kræver at man også bliver udsat for en udløser i omgivelserne.
IBM öncelikle altı ana bilgisayar ve kırk adet ortak çevresel bilgisayardan oluşan bir seri piyasaya sürdü.IBM annonserte opprinnelig en serie på seks stormaskiner og 40 vanlige periferienheter.
Genel kanı genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği yönündedir.Hvordan er mage-regionen i forhold til smertereaksjon og farge?
İlgili Sayfalar