Çevrende başka yönetmenler de var.There were other times though...
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.You can't really directly sense the world around you.
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Kaba ve katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan.Beiträge in Sammelbänden Eine starke Truppe.
Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan.Заходи відбувалися при великому скупчені народу.
Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan.一個遊蕩集為遊蕩點的聚合。
Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan.Tagasi Eestisse jõudnuna taasliitus ansambliga Jäääär.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Anggap saja sebagai sebuah kaca PEMBESAR di mana kamu dapat melihat kenyataan disekitarmu
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Je kunt het vergelijken met een vergrootglas waarmee je de realiteit om je heen kunt zien.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Képzeld úgy, mintha egy nagyító lenne, amivel láthatod a valóságot körülötted.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]la realtà intorno a te)
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Pensez-y comme à un verre AMPLIFIANT à travers lequel vous pouvez voir la réalité qui vous entoure.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Piensa en ella como si fuera una LUPA a través de la cual puedes ver la realidad a tu alrededor.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Pomyśl o tym jak o szkle powiększającym przez które możesz zobaczyć rzeczywistość wokół ciebie
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.][Představte si ji jako ZVĚTŠOVACÍ sklo jehož prostřednictvím můžete vidět realitu kolem sebe]
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Predstavte si ju ako ZVÄČŠOVACIE sklo prostredníctvom ktorého môžeme vidieť realitu okolo seba
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.][ Σκεφτείτε το σαν ένα μεγεθυντικό φακό μέσω του οποίου μπορείτε να δείτε την πραγματικότητα γύρω σας ]
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]Мислете за нея все едно е лупа, през която можете да видите заобикалящата ви реалност.
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]תחשבו עליו כעל זכוכית מגדלת שדרכה ניתן לראות את המציאות מסביבכם
[Bilim, çevrendeki gerçekleri görmeni sağlayan bir büyüteç gibidir.]それを通して見ると、 自分の周囲の本当のことがわかるのです。]
Çevrende başka yönetmenler de var.En cambio, en otros tiempos...
Çevrende başka yönetmenler de var.Het is ooit anders geweest...
Çevrende başka yönetmenler de var.Il y avait d'autres époque où...
Çevrende başka yönetmenler de var.O să vorbim despre asta altădată.
Çevrende başka yönetmenler de var.Voltak más idők is...
Çevrende başka yönetmenler de var.Хотя ведь были и другие времена...
Çevrende başka yönetmenler de var....אבל היו גם זמנים אחרים
Çevrende başka yönetmenler de var.دعنا نتحدث عن ذلك في وقت آخر
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Anda tidak dapat merasakan lingkungan di sekitar Anda secara langsung.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Je voelt niet aan wat er om je heen gebeurt.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Không có khái niệm gì về thế giới bên ngoài.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.여러분들은 외부 환경을 직접적으로 느낄 수 없습니다.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Man erfährt die Außenwelt nicht mehr direkt.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Não podem realmente sentir o mundo à vossa volta.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Ne moreš imeti neposrednega občutka sveta okoli tebe.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nem tudjuk közvetlenül érzékelni a körülöttünk lévő világot.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nemůžete bezprostředně vnímat svět kolem vás.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Non avete un contatto diretto con il mondo circostante.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.No pueden sentir directamente el mundo a su alrededor.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nu simţi direct lumea din jurul tău.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Odcinasz swoje zmysły od świata.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Vous ne pouvez pas vraiment percevoir directement le monde qui vous entoure.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Δεν μπορείς να αισθανθείς άμεσα τον κόσμο γύρω σου.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Ви не можете напряму відчувати світ навколо Вас.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Вы не можете напрямую воспринимать мир вокруг вас.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Нямате директен контакт с околния свят.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.אתם לא באמת יכולים לחוש את העולם סביבכם.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.لا يمكنك حقا" أن تشعر بالعالم المحيط حولك
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.その車体を
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Alístate y prepárate, tú con toda la multitud que se te ha congregado, y sé tú su guarda
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Bodi pripravljen in pripravi si vse, ti in vsa krdela tvoja, ki so se zbrala k tebi, in bodi jim načelnik!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Budiž hotov, a připrav se, ty i všecko shromáždění tvé, těch, kteříž se k tobě sebrali, a buď strážcím jejich.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Gotuj się, a wypraw się, ty i wszystkie półki twoje, które się zebrały do ciebie, a bądź stróżem ich.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Készülj hozzá és készítsd elõ magadat te és minden sokaságod, kik te hozzád gyûltek, és légy nekik vezérök.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.너는 스스로 예비하되 너와 네게 모인 무리들이 다 스스로 예비 하고 너는 그들의 대장이 될지어다
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Let op! Houd uw legers op de been. U bent hun leider, Gog!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Pregăteşte-te dar, fii gata, tu, şi toată mulţimea adunată în jurul tău! Fii căpetenia lor!