Ana içeriğe geç
Sözlük

çevir ile cümle

çevir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü’ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.O believers, obey God and His Messenger, and do not turn away from him when you hear (him speak);
İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).
Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalplerini çevirmiştir.Indeed God has turned their hearts away (from the truth), for they cannot discern the law of heaven.
Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter.So, if they turn away, say to them: "God is sufficient for me.
Eğer yüz çevirecek olursanız, ben sizden bir karşılık istemedim.If you turn away from me (remember) I do not ask any recompense from you.
Eğer yüz çevirirseniz gerçekten Ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin."So do not turn away from Him as sinners."
"Buna rağmen yüz çevirirseniz, artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim.If you turn away, then (remember) I have delivered to you the message I was sent with.
Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.And We turned the city upside down, and rained on them stones of hardened lava.
Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi.And though We had given them Our signs they turned away from them.
Fakat onlar yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.If they still turn away, your duty is to warn them in clear terms.
Bizi kim (hayata) geri çevirebilir" diyecekler.They will then say: "Who will revert us back?"
(Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun?He said: "Are you averse to my gods, O Abraham?
Dedi ki: "Onu al ve korkma, Biz onu ilk durumuna çevireceğiz.""Catch it," said He, "and have no fear; We shall revert it to its former state.
Böylece, seni annene geri çevirmiş olduk ki, gözü aydın olsun ve hüzne kapılmasın.We thus brought you back to your mother that her heart may be cheered, and she may not grieve.
"Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir."It has been revealed to us that punishment will befall him who denies and turns away.
Kim bundan yüz çevirirse, şüphesiz kıyamet günü o, bir günah-yükü yüklenecektir.Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Hayır, onların çoğu hakkı bilmiyorlar, bundan dolayı yüz çeviriyorlar.But most men do not know the truth and turn away.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!
Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir.Yet from a mention of their Lord they turn away.
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum.If they turn away, tell them: "I have warned you all alike.
Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;Who shun all frivolities,
Mü'minlere söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir.It is God who alternates night and day.
Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.Never does a new reminder come to them from Ar-Rahman but they turn away from it.
"İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme.Do not hold men in contempt, and do not walk with hauteur on the earth.
Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.Therefore turn away from them and wait as they are waiting.
Allah, inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar.God drove the unbelievers back in their fury, and they gained no advantage.
Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.None of the signs of their Lord ever comes to them but they turn away from it.
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Böylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar.But they turned their backs on him and went away.
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.So you ignore them for a time
Sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir.So turn away from them for a time
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz.To which you pay no heed.
Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.And yet most of them are averse and do not listen,
Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: "Selam" de.Turn away from them and say: "Peace."
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed."
İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir.Yet the unbelievers turn away from the warning.
Dediler ki: "Sen, bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin?They said: "Have you come to turn us away from our gods?
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.Turn away from them. You will not be blamed.
Şimdi, o yüz çevireni gördün mü?Have you seen him who turns his back,
Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: "(Bu,) Süregelen bir büyüdür" derler.But if they see a sign they turn away, and say: "This is the same old lie continuing,"
Öyleyse sen onlardan yüz çevir.So turn away from them.
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful
İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.Upon the infidels -- which none would be able to repel --
Yüz çevirip arkasını döneni çağırır-durur.It will summon whoever turns his back and flees,
"Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır."He will then return you back to it, and bring you out again.
Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler.But whoever turns away from the remembrance of his Lord, will be given increasing torment by Him."
Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar).Then turned his back and waxed proud,
Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?Why then do they turn away from the admonition
Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.But only disavowed and turned away;
Derken işi bir düzen içinde evirip çevirenlere,And direct affairs by command,
Surat astı ve yüz çevirdi;HE FROWNED AND turned away,
Ancak kim yüz çevirir ve inkar ederseOther than him who turns his back and denies,
Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.Who denied (the truth) and turned away.
Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.Then brought him down to the lowest of the low,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod