Alveol kemiği dişin etrafında alveolus oluşturan çene kemiğidir.The alveolar bone is the bone of the jaw which forms the alveolus around teeth.
Opalleşmiş bir çene kemiği ve üç azı dişi vardır.He had a broken shoulder and three smashed teeth.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.I hit my head on my desk. I broke my cheekbone, I got five stitches on my right eye.
Çene kemiğin düşebilir.Your jawbone will drop.
Çene kemiğinin yükselmesi, çenenin kapanması sırasında meydana gelir.Elevation of the mandible occurs during the closing of the jaws.
Tip örneği, Eosen dönemine tarihlenen sol çene kemiği bulunmuş MNHN Crl-16'dır.The type specimen is MNHN Crl-16, and is a left mandibular fragment dated to the early Eocene epoch.
Çene kemiği (Mandibula) osteotomisi (alt çene)Mandible osteotomy (lower jaw)
Mauer 1 çene kemiği, Almanya'daki Homo cinsinin bilinen en eski örneğidir.The Mauer 1 mandible is the oldest-known specimen of the genus Homo in Germany.
1880'de mağarada bir Neandertal çocuğuna ait çene kemiği bulundu.In 1880, a mandible of a Neanderthal child was found there.
Mandibular, "mandibulaya (alt çene kemiğine) ait olan" anlamında kullanılır.El Palo con el Burro se colocan de acuerdo en cuál será la "palabra envenenada".
Opalleşmiş bir çene kemiği ve üç azı dişi vardır.كان لديه كتف مكسور وثلاثة أسنان محطمة.
1981 yılında mağarada bulunan dişler ve bir çene kemiğine ait bir parça 230.000 yıl öncesine tarihlenmiştir.In 1981 werden er een kaak en enkele tanden gevonden die ruim 200.000 jaar oud waren.
Bunlardan bir bireyinki sadece çene kemiğidir.Από εκεί έβγαινε κανείς μόνο για καρατόμηση.
Bu kemiklerden sadece alt çene kemiği hareketlidir; diğerleri birbirlerine sturalarla kaynaşmıştır.Den ene av disse pumpene drives av drivakslene foran, den andre av bakhjulene via bakhjulsdifferensialen.
Aşağı çene kemiğinin Flat Rocks Victoria, Avustralya'da bulunduğu bilinir.Ia diketahui dari tulang rahang bawah yang ditemukan di Flat Rocks, Victoria, Australia.
1981 yılında mağarada bulunan dişler ve bir çene kemiğine ait bir parça 230.000 yıl öncesine tarihlenmiştir.1981年に発掘された歯や顎の骨の一部は、22万5千年も前のものであった。
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A gdy przestał mówić, porzucił czeluść z ręki swej, i nazwał miejsce ono Ramat Lechy.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A když přestal mluviti, povrhl čelist z ruky své, a nazval to místo Ramat Lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.A stalo sa, keď dohovoril, že odhodil čelusť zo svojej ruky a nazval to miesto Rámat-lechi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Cuando acabó de hablar, arrojó la quijada de su mano. Y llamó a aquel lugar Ramat-leji
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Dupăce a isprăvit de vorbit, a aruncat falca din mînă. Şi locul acela s'a numit Ramat-Lehi (Aruncarea fălcii).
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.E acabando ele de falar, lançou da sua mão a queixada; e chamou-se aquele lugar Ramá-Leí.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.És mikor ezt elmondotta, elvetette kezébõl az állcsontot, és elnevezé azt a helyet Ramath-Lehinek.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.In ko je to izrekel, vrže čeljust iz roke, in tisti kraj imenuje Ramat-lehi [T. j. Grič čeljusti.].
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong , bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình , và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Khi người đã nói xong, bèn ném cái hàm lừa khỏi tay mình, và đặt tên chổ đó là Ra-mát-Lê-chi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.말을 마치고 턱뼈를 그 손에서 내어던지고 그곳을 라맛 레히라 이름하였더라
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Med disse Ord kastede han Kæbebenet fra sig, og derfor kaldte man Stedet Ramat Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.När han hade sagt detta, kastade han käken ifrån sig. Och man kallade den platsen Ramat-Lehi .
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand'ebbe finito di parlare, gettò via la mascella; per questo, quel luogo fu chiamato Ramat-Lechi
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Quand il eut achevé de parler, il jeta de sa main la mâchoire. Et l`on appela ce lieu Ramath Léchi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Sen sanottuaan hän heitti leukaluun kädestänsä. Niin sen paikan nimeksi tuli Raamat-Lehi.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Setelah itu, ia membuang tulang rahang itu. Itu sebabnya tempat tersebut dinamakan Ramat-Lehi
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Και αφου επαυσε λαλων, ερριψε την σιαγονα απο της χειρος αυτου και ωνομασε τον τοπον εκεινον, Ραμαθ-λεχι.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.И като престана да говори, хвърли челюстта от ръката си, от което се нарече онова място Рамат-лехий.*
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.Сказав это, бросил челюсть из руки своей и назвал то место: Рамаф-Лехи.
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.ויהי ככלתו לדבר וישלך הלחי מידו ויקרא למקום ההוא רמת לחי׃
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.ولما فرغ من الكلام رمى اللحي من يده ودعا ذلك المكان رمت لحي
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.說 完 這 話 、 就 把 那 腮 骨 從 手 裡 拋 出 去 了 . 那 地 便 叫 拉 末 利 希
Bunları söyledikten sonra çene kemiğini elinden attı. Oraya Ramat-Lehi adı verildi.說完這話 、 就 把 那 腮 骨從手裡拋 出去 了 . 那 地 便 叫 拉末利希
Bu sayede gerçek çene kemiğinin sağlamlığına ve şekline sahip bir kemik ürettiler.Esto está ayudando con éxito a hacer crecer una mandíbula con la misma forma y consistencia que una de verdad.
Bu sayede gerçek çene kemiğinin sağlamlığına ve şekline sahip bir kemik ürettiler.Това им помага успешно да създадат челюст, която има същата форма и сила като тази в човешкия организъм.
Çene kemiğin düşebilir.A végén az állkapocs kijön a helyéről!
Çene kemiğin düşebilir.Bo wypadnie ci żuchwa
Çene kemiğin düşebilir.Ta mâchoire va se décrocher.
Çene kemiğin düşebilir.Tulang rahangmu akan jatuh
Çene kemiğin düşebilir.Tu quijada se caerá.
Çene kemiğin düşebilir.Tu quijada se caerá.
Hey! Sakin ol. Çene kemiğin düşebilir.Này, từ từ nào, Xương hàm của cô sẽ rớt xuống đó
Hey! Sakin ol. Çene kemiğin düşebilir.خذي الأمور بسهولة عظام فكك ستسقط
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bati com a cabeça na secretária, parti o osso malar, e levei cinco ponto no olho direito.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bevertem a fejem az asztalba, és eltörött az arccsontom. Öt öltés van a bal szememnél.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Di con la cabeza en el escritorio y me fracturé el mentón. Tengo cinco puntos de sutura en el ojo derecho.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Glava mi je omahnila in zlomila sem si ličnico. Dobila sem pet šivov na mojem desnem očesu.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Hlavou jsem narazila na hranu stolu, zlomila si lícní kost, nad pravým okem jsem měla pět stehů.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ho sbattuto la testa sulla scrivania, mi sono fratturata lo zigomo, mi hanno messo 5 punti all'occhio destro.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jag slog huvudet i skrivbordet, bröt kindbenet och fick sy fem stygn kring höger öga.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jeg slog mit hoved på skrivebordet, brækkede mit kindben og fik fem sting ved mit højre øje.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Kepala saya membentur meja dan tulang pipi saya patah, saya mendapat lima jahitan di mata kanan saya.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.그때 제 머리가 책상에 부딪혔고 광대뼈가 부러졌습니다 제 오른쪽 눈은 다섯 바늘이나 꿰매야 했습니다