çelikten ile cümle
çelikten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, çelikten yapılmış bir bağaja sahiptir.He has a grip of steel.
Tom çelikten sinirlere sahip olmalı.Tom must have nerves of steel.
Metal kaşıklar, genellikle paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Metal spoons are generally made of stainless steel.
Bu lavabo paslanmaz çelikten yapılır.This sink is made of stainless steel.
Çoğu mutfak lavabosu paslanmaz çelikten imal edilmiştir.Most kitchen sinks are made of stainless steel.
Çelikten yapılmış.It's made of steel.
Apple Store ayrıca cilalı paslanmaz çelikten yapılmış 4 GB model önerdi.The Apple Store also offered a 4 GB model made of polished stainless steel.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Not only was it stronger than nylon, Kevlar was five times stronger than steel by weight.
Güçlendiriciler yedi farklı şekilde üretilen çelikten yapılmıştır.The boosters were composed of seven individually manufactured steel segments.
Demir Çağı süresince en iyi aletler ve silahlar çelikten yapıldı.Tools – best tools and weapons were made from steel.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.He is arrogant and snobbish, and the heir to a Pittsburgh steel fortune.
Köprü American Bridge Company tarafından beton ve çelikten üretilmiştir.The steel was fabricated by the American Bridge Company of New York.
Stalin adı "Çelikten adam" olarak çevrilebilir.The name Stalin is translated to mean "Man of Steel."
Ayrıca silah çelikten yapılmıştır.The weapon is made from steel.
Pre-dreadnought, çelikten yapılır ve dayanıklı bir zırh ile kaplanırdı.Pre-dreadnought battleships carried a considerable weight of steel armour.
Boru şeklindeki gövdesi düşük derece çelikten üretilmiştir.The hull is constructed from low-magnetic steel.
Sahar Sanayi Alanında çelikten başka alüminyum sanayisi de bulunmaktadır.In addition to the steel industry, there is also the industry of aluminium in Suhar industrial area.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.It has a new, slim, steel frame.
Şarkının söz ve müziği Ceyhun Çelikten'e,düzenlemesi de Erdem Kınay'a aittir.While Reed only sang for Manmade God, in Orion he sings and plays guitar (both rhythm and lead).
Damgalar çelikten yapılır ve üzerinde ters yazılı kelimeler bulunur.It is made of steel and hundreds of names are written on it.
Duman ve haykırışlar bozmaya yeterliydi çelikten sinirleri.The smoke and shouting were enough to shake nerves of steel.
Bir sanatçı kitabı hazırladım kağıt yerine paslanmaz çeliktenI made an artist book that's in stainless steel instead of paper.
Oldukça kalın ve paslanmaz çelikten yapılmış.It's made of stainless steel, quite thick.
Bugün ise gene cam ve çelikten üretilmiş çok daha büyük binalarla çevrilmiş durumda.But what did this look like originally in 1952 when it was finished?
Dokuz metre yükseklikte ve 12 metre genişlikteki dev heykel 3,6 ton çelikten imal edildi.The giant statue is 9m high and 12m wide and was made with 3.6 tonnes of steel.
Etleri pişirmek için kullanılan disk; genellikle demir veya çelikten yapılmış olur.The disc for cooking the meats is usually a disc harrow made of either iron or steel.
Çember, çoğunlukla çelikten veya çeşitli plastiklerden yapılan esnek yassı bir malzemedir.Strap is a flexible flat material, most commonly made from steel or various plastics.
Kabuk sertleştirilmiş çelikten mekanizması, gerçek öğütme işleminden önce karabiberleri kırardı.The mechanism of case-hardened steel cracked the peppercorns before the actual grinding process.
Silahların içi çelikten, dışı bakalitten yapılmıştır.The internals of the weapons were made of steel and the externals bakelite.
Alıcı, lamine ahşap dipçik, tutamak ve el koruyucuları ile preslenmiş çelikten yapılmıştır.The receiver is made from pressed steel with laminated wood stock, grip and handguards.
Ayrıca silah çelikten yapılmıştır.Die Klinge wurde aus Stahl gefertigt.
Köprü American Bridge Company tarafından beton ve çelikten üretilmiştir.Die Arbeiten wurden von der CB&Q ausgeführt, mit gefertigten Stahlkomponenten von der American Bridge Company.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Non seulement plus solide que le nylon, le Kevlar était, à masse égale, cinq fois plus solide que l'acier.
Ayrıca silah çelikten yapılmıştır.L'amour aussi s'arme d'acier.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.Sa voûte est en acier.
Pre-dreadnought, çelikten yapılır ve dayanıklı bir zırh ile kaplanırdı.Les pré-dreadnoughts furent développés à partir des cuirassés à coque en fer.
Çelikten zırh yapar.Fabrication tout acier.
Namlu çoğunlukla çelikten yapılmaktadır.Dans la majorité des cas, la lame est faite en acier.
Güçlendiriciler yedi farklı şekilde üretilen çelikten yapılmıştır.Los impulsores se componen de siete segmentos de acero fabricados por separado.
Tüfek paslanmaz çelikten yapılmıştır.El cañón está hecho de acero inoxidable.
Oldukça yüksek kalite çelikten imal edilmiştir. .357 Magnum, 1983'te imal edildi ve iyi bir şekilde satıldı.El cartucho .357 Magnum se creó en este período por las mismas razones.
Köprü American Bridge Company tarafından beton ve çelikten üretilmiştir.È stato costruito in acciaio e cemento armato dalla American Bridge Company.
Tohumdan veya çelikten çoğaltılması yapılır.La moltiplicazione avviene per seme o per talea.
Ağırlıklı olarak çelikten yapılırlar.Sono costruiti in acciaio.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.Корпус стальной, клёпаный.
Köprü American Bridge Company tarafından beton ve çelikten üretilmiştir.Стальные балки для него изготовляла компания American Bridge Company.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Арамидные волокна не уступают по прочности стали, при этом в пять раз легче, чем сталь.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.القلم المسنون، له رأس صلبة من الفولاذ وحامل للقلم.
Ağırlıklı olarak çelikten yapılırlar.النصل مصنوع من الفولاذ.
Sadece naylondan daha güçlü değil Kevlar ağırlıkça çelikten beş kat daha güçlü idi.Não apenas era mais forte que o nylon como também era cinco vezes mais forte que o aço.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Ele é arrogante e esnobe, herdeiro de uma fortuna de aço de Pittsburgh.
Stalin adı "Çelikten adam" olarak çevrilebilir.O nome de Stalin é traduzido para significar "Homem de Aço".
Ayrıca silah çelikten yapılmıştır.O receptor do fuzil é feito de aço estampado.
Ağırlıklı olarak çelikten yapılırlar.Ze zijn gemaakt van gehard staal.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.Het is een grijper van roestvast staal.
Günümüzde çoğu örsler güçlendirilmiş çelikten yapılmaktadır.De buis is tegenwoordig in veruit de meeste gevallen gemaakt van staal.
İskelet metal ya da çeliktendir.De brugleuningen zijn van ijzer of staal.
Tüfek paslanmaz çelikten yapılmıştır.Pistolet wykonany był ze stali nierdzewnej.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.Den har en klanglåda av trä och strängar av stål.
Günümüzde çoğu örsler güçlendirilmiş çelikten yapılmaktadır.Vägräckesbalkar tillverkas idag mestadels av stål.