çelik ile cümle

çelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Attığı çelik oku, baksan da göremezsin.Hij nam als wapenspreuk Doe wel en zie niet om.
O da Oral Çelik'tir.Het is de ethylester van orthokiezelzuur.
Bununla beraber bir çelik fabrikasında da çalıştı.Voorts kwam er bedrijvigheid in de vorm van een steenfabriek.
Günümüzde çoğu örsler güçlendirilmiş çelikten yapılmaktadır.De buis is tegenwoordig in veruit de meeste gevallen gemaakt van staal.
Bunun ardından fabrikanın döküm ve çelik atölyelerindeki işçiler işi durdurdu.Ondertussen gaat het slecht met de zaken en staken al de werknemers van de staalfabriek.
Çelik daha sonra gruptan ayrıldı ve yoluna tek başına devam etmeye karar verdi.Na Reinventing the Steel werd de groep gesplitst en gingen de leden hun eigen weg.
Bu esnada, beton daha çok basınç gerilmelerini karşılar, çelik ise daha çok çekme gerilmelerini karşılar.Beton is makkelijker beschikbaar dan staal, en de prijs is minder onderhevig aan schommelingen.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.De achtbaan gebouwd van staal door de Duitse fabrikant Gerstlauer.
Ama çelik yelekli olduğu için bir şey olmamıştır.In de steel is het roodachtig.
Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü (American Iron and Steel Institute) (AISI).De gegevens komen van het International Iron and Steel Institute.
Ve hurdadan çelik üretimi yapmaktadır.Er werd inmiddels staal geproduceerd.
Ancak çelik yelek sahibi oyunculara karşı pek etkili değil.Men beheerste het legeren van staal nog niet goed.
Tavuklar çelik kasanın içerisinde bir hafta yaşamalarına yetecek kadar su ve yiyecek ile birlikte koyulacaktı.Ze hebben genoeg water en voedsel bij zich voor een week.
Ayrıca demir-çelik ve kimya sanayilerinin önemli ham maddesidir.Daarnaast zijn de machinebouw en chemische industrie ook belangrijke economische sectoren.
2013 yılında, toplam çelik üretimi 29 milyon ton olmuştur.In 2012 lag de globale productie van roestvast staal op zo’n 25 miljoen ton.
İskelet metal ya da çeliktendir.De brugleuningen zijn van ijzer of staal.
İlk kullanılan yaylar kalın çelik yaylardır.Het gebruikte materiaal is geslepen roestvast staal.
Belediye başkanı: Recep Celik'dir.De huidige burgemeester is Recep Çelik.
Oldukça güçlüdür ve çelik görünümlüdür.Verder is het geelachtig en in de steel roodachtig.
Paslanmaz çelikler, günümüz çelik sektörünün üzerine yoğunlaştığı ve en çok kullanılan çelik türüdür.Ongelegeerd staal is het meest gebruikte staal.
Bunun yaklaşık 6 tonunu çelik zincirler oluşturmaktadır.Het is gemaakt van zevenduizend stukjes aluminium.
ThyssenKrupp Dünyanın en büyük çelik üreticilerinden biridir.ThyssenKrupp jest jednym z największych na świecie producentów stali.
Maçın ardından Jericho, The Rock'a çelik sandalye ile saldırdı.Po walce Jericho zaatakował The Rocka stalowym krzesełkiem.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Żaden z jej synów nie odziedziczył władzy po ojcu - ponieważ żaden z nich go nie przeżył.
1955-57 yılları arasında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu genel meclisi üyeliği yaptı.W latach 1952–1954 zasiadał również we Wspólnym Zgromadzeniu Europejskiej Wspólnoty Węgla i Stali.
Tüfek paslanmaz çelikten yapılmıştır.Pistolet wykonany był ze stali nierdzewnej.
Tavuklar çelik kasanın içerisinde bir hafta yaşamalarına yetecek kadar su ve yiyecek ile birlikte koyulacaktı.Kury miały być zamknięte wewnątrz powłoki z dostępem do wody i jedzenia; przeżyłyby około tygodnia.
Ve hurdadan çelik üretimi yapmaktadır.Produkuje wyroby ze stali zimnowalcowanej.
"Eşcinsel çelik fabrikası", Steve Tompkins tarafından yazıldı.Wprowadzenie do nowego wydania zostało napisane przez Steve'a Tompkinsa.
Çeliklerin yorulma dayanımlarını geliştirir.Zwiększa hartowność stali.
Büyük bir çelik fabrikası ve çimento fabrikası ile önemli bir sanayi merkezidir.Miasto jest też dużym producentem stali i cementu.
Bununla beraber bir çelik fabrikasında da çalıştı.Pracowała w przemyśle stalowym.
Dolayısıyla demir ve çelik endüstrisi gelişmiştir.Rozwinęty przemysł produkcji żelaza i stali.
Çelik alaşımındaki karbon miktarları çeliğin sınıflandırılmasında etkin rol oynar.Zawartość węgla w stali jest głównym czynnikiem wpływającym na twardość stali po hartowaniu.
O zaman Krupp, küçük bir çelik döküm fabrikasıydı.Czok był wychowankiem Stali Zabrze.
Günümüzde Cihan ÇELİK.Dziś próba generalna.
Görüşme sonrasında Ak Parti adına açıklama yapana Ömer Çelik "4-5 toplantıya daha ihtiyacımız var.Skrzat otrzymuje guziczek po 4-5 zbiórkach bawienia się w coś.
19. yüzyılda Liège Avrupa'nın en önemli çelik imalâtı merkezlerinden biriydi.W przeszłości Liège było jednym z najważniejszych centrów produkcji stali w Europie.
Kaynatılan tencere çelik tercih edilmeli.Na podwoziu osadzony był stalowy kadłub.
2013 yılında, toplam çelik üretimi 29 milyon ton olmuştur.W 2013 roku Chiny wyprodukowały już ponad połowę światowej produkcji stali.
Saat kulesinin ise sadece çelik iskeleti hayatta kalmistir.Ocalała tylko furtka z kutej stali.
Çelik'in 11. albümüdür.Jest to jedenasty album Casha.
Rusya'nın üç büyük demir-çelik üreticisinden biridir.Jeden z największych rosyjskich producentów śmigłowców.
Nevzat Çelik.Stålsprånget.
Yakışıklıdır, çelikten kaslara sahiptir.Den har en klanglåda av trä och strängar av stål.
Günümüzde çoğu örsler güçlendirilmiş çelikten yapılmaktadır.Vägräckesbalkar tillverkas idag mestadels av stål.
1811 yılında, Friedrich Krupp ilk çelik fabrikasını kurdu.Krupp 1811 då han startade tillverkning av gjutstål.
Çelikçomak pek çok farklı şekilde oynanabilir.Rollspel kan spelas på många olika sätt.
Çelik'in tek single'ıdır.Den enda strängen är av stål.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.De äldsta dokumenten är från upprättandet av Europeiska kol- och stålgemenskapen 1951.
Kaynatılan tencere çelik tercih edilmeli.För sådan jordning är varmförzinkad stållina att föredra.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.Bron konstruerades av tyska ingenjörer och är en bågkonstruktion av stål.
Kulüp başkanı Umut Çelik'tir.Det ledande materialet är stål.
İlay Çelik.Fänrik Stål.
Gülersoy, Çelik (1976).Frängsmyr, Tore (1976).
Çelikle çok kolay üretilir.М'яку сталь легко обробляти.
Ve hurdadan çelik üretimi yapmaktadır.Працює також цех з виробництва сталевої сітки.
Çelikten zırh yapar.Про виготовлення стальних снарядів.
Gülersoy, Çelik (1976).Мічуріну (1976).
Attığı çelik oku, baksan da göremezsin.Він б'є ним об скелю, але лезо навіть не щербиться.
İlgili Sayfalar