çelik ile cümle

çelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Duman ve haykırışlar bozmaya yeterliydi çelikten sinirleri.والدخان والصراخ بما يكفي لزعزعة أعصاب فولاذية.
Duman ve haykırışlar bozmaya yeterliydi çelikten sinirleri.鋼の神​​経。 彼女は美しく答えた。
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Daca nu esti de otel, nu poti sa faci nici munca asta.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Jeśli nie ma się wytrzymałości ze stali, nie można wykonywać tej pracy.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Jika kamu tidak punya stamina baja, kamu tidak akan bisa melakukan perkerjaan ini.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Se non hai una resistenza d'acciaio, non puoi neanche fare questo lavoro.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Si tu n'as pas des nerfs d'acier, tu ne peux pas faire ce travail non plus.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Wenn man kein Durchhaltevermögen aus Stahl hat, <br />dann kann man diesen Job nicht machen.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Αν δεν έχεις ατσάλινη αντοχή, δεν μπορείς να κάνεις αυτή τη δουλειά.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.Если ты не силен как сталь, то тебе нечего делать на такой работе.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.ادا لم يكن لديك اعصاب هادئة لا يمكنك عمل هدا العمل
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Aby sięgnąć i złapać ją stalowym uściskiem.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak. BF:BF: いいね
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.아래로 내려 뻗어서 곤봉을 꽉 움켜쥘거라고.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Mă voi apleca și voi lua măciuca în pumnul meu de fier.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Om te bukken en die kegel in mijn stalen greep te nemen.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Para llegar abajo y agarrar esa clava con mis garras de acero.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Pour me baisser et attraper cette massue dans ma poigne de fer.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.Да се протегна и да хвана тази бухалка със стоманения си захват.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.בכדי להתכופף ולתפוס את האלה באחיזת הפלדה שלי.
Eğilip o labutu çelik gibi pençem ile kavramak.سوف اهبط وامسك بها بعلاقة مفاتيحي !
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Deine Schönheit hat mich weibisch Und in mein Temperament soften'd Tapferkeit ist Stahl.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Din skønhed har gjort mig kvindagtige Og i mit temperament soften'd tapperhed i stål.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Din skönhet har gjort mig feminin Och humöret soften'd tapperhet är stål.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Frumuseţii tale ma făcut ca efeminaţi şi în temperamentul meu soften'd oţel valor lui.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Keindahan-Mu telah membuat saya banci Dan dalam kesabaran soften'd baja keberanian itu.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.La tua bellezza mi ha reso effeminato E nel mio temperamento soften'd acciaio del valore.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Sinun kauneus on tehnyt minulle naismaista Ja malttiani soften'd valor n terästä.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.그대의 아름다움은 나를 여자 같은 만들어 내 성질이 용맹의 철강 soften'd 하셨어요.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Ta beauté m'a fait efféminé et dans mon tempérament d'acier soften'd Valor.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Te szépség kinek velem nőies És a türelmemet soften'd bátorsága az acél.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Tua beleza me fez efeminados E no meu temperamento soften'd valor do aço.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Tu belleza me ha afeminado y en los estribos de acero soften'd valor de.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Tvá krása mě učinil zženštilý a na nervy soften'd srdnatost je ocel.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Tvoja krása ma urobil zženštilý a na nervy soften'd srdnatost je oceľ.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Tvoje lepote dade mi je effeminate In živce soften'd jekla za hrabrost.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Twoje piękno uczynił mnie zniewieściały A w moim temperamentem soften'd stali męstwo jest.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Uw schoonheid heeft mij verwijfd En in mijn humeur soften'd valor's staal.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Vẻ đẹp Thy chẳng làm cho tôi ẻo lả và bình tĩnh soften'd thép dũng cảm.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Ομορφιά σου hath έκανε να θηλυπρεπείς και στην ιδιοσυγκρασία μου soften'd χάλυβα ανδρεία του.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Твоя красота Твоя возвеличивает меня женственные И в моей нрав soften'd стали доблесть в.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.Твоята красота ме е направила женствен И в моя нрав soften'd стомана и храбри.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.יופי Thy יהוה עשה לי נשי ובכל מזג שלי soften'd הפלדה של החיל.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.سخر لي خاصتك الجمال ومخنث في أعصابي soften'd الصلب وبسالة.
Güzelliğin bana kadınsı ve yapılan kahramanlık çelik benim öfke soften'd hath.[ベンヴォリオを再入力してください。]
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Jag kan fortfarande se Hillary ta nubbar, spriten rinnandes ner för hennes haka, med stålarbetarna.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Je vois encore Hillary boire du whisky au seigle, qui lui coulait sur le menton, avec les ouvriers d'aciérie.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.아직도 여전히 힐러리가 철강 근로자들과 라이 위스키를 턱에 흘리면서 마시는걸 볼 수 있잖아.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Még mindig látom magam előtt, ahogy Hillary az acélmunkásokkal issza a feleseket, ami csöpög le az állán.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Pamiętam, jak Hillary strzelała lufki żytniówki z pracownikami stalowni.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Tôi thấy Hilary vẫn làm mánh này, đổ mồ hôi, gặp mặt những công nhân ngành thép.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Βλέπω ακόμα τη Χίλαρι να πίνει σφηνάκια, το ουίσκι να τρέχει στο πηγούνι της, με τους χαλυβουργούς.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Още виждам Хилари да жъне ръж, с потекли по брадичката лиги, със стоманолеярите.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Я до сих пор вспоминаю Хиллари (Клинтон) со сталеварами, пьющую виски стопками, капли стекающие по подбородку.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.אני עדיין רואה את הילארי (קלינטון) מצטלמת עם כוסיות ויסקי על סנטרה, ליד העובדים בתעשיית הפלדה.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.أستطيع أن أرى ما زالت هيلاري تفعل لقطات لالجاودار والمراوغة أسفل ذقنها، مع عمال الصلب.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.製鉄所で汗を流している そういった人たちと私は 毎日 仕事をしている
Hmm, çelik bir protez ha?Åh, en stålprotese!
Hmm, çelik bir protez ha?Åh, en stålprotes...
Hmm, çelik bir protez ha?Ah, una protesi di acciaio, eh?
İlgili Sayfalar