çekti ile cümle

çekti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Plajda fotoğrafımızı çektirdik.We had our photo taken on the beach.
Yarın gidip röntgen çektirmem gerekiyor.I have to go and have an X-ray tomorrow.
Ailem derhal geri gelmem için bana telgraf çekti.My parents telegraphed me to come back at once.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Çektiğin kart bir kırmızıydı, değil mi?The card you drew was a red, wasn't it?
O, kırmızı bir elbise giydiği için dikkat çekti.She stood out because she was wearing a red dress.
Arkadaşının cevaplarını kopyalayarak testte kopya çekti.He cheated on the test by copying his friend's answers.
Bu sabah istasyonda, kalın harfli bir afiş onun dikkatini çekti.This morning at the station, her attention was caught by a poster with bold letters.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Dişçiye gitmelisin ve o dişi çektirmelisin.You should go to the dentist and have that tooth pulled out.
O sık sık diş ağrısı çekti.He often suffered from toothaches.
Topu duvara doğru çekti.He tossed the ball towards the wall.
Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Silahını çekti ve dedi :She drew her gun and said:
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Yıllardır, Tom migren baş ağrısından çekti.For years, Tom suffered from migraine headaches.
Tom yıllarca migrenden çekti.For years, Tom suffered from migraine headaches.
Hayvanların acı çektiğini görmekten nefret ederim.I hate to see animals suffer.
Mary iş başvurusunu geri çekti.Mary withdrew her application for the job.
Bu konferans 150 diplomat çekti.This conference attracted 150 diplomats.
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.At times, he suffered from a painful headache.
Bir yerel televizyon kanalı için video çekti.He took the video to a local TV station.
Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.Foreign investors withdrew their money from America.
Avrupa çapında, insanlar paralarını bankalardan çektiler.Throughout Europe, people withdrew their money from banks.
Hoover, Amerikan kuvvetlerini Nikaragua'dan geri çekti.Hoover withdrew American forces from Nicaragua.
Başkan Folk öneriyi geri çekti.President Polk withdrew the offer.
Babam odadan ayrıldığında küçük kız kardeşim bana el hareketi çekti.When my dad left the room, my little sister gave me the finger!
Çok fazla yedikten sonra Tom hazımsızlık çekti.The boy had indigestion after eating too much.
Onu elinden yakaladı ve onu tekneye çekti.She grabbed him by the hand and pulled him onto the boat.
Onun elbisesi partide herkesin dikkatini çekti.Her dress attracted everyone's attention at the party.
O onun yanına bir sandalye çekti.He drew a chair near her.
Paris'te çektiğin fotoğrafları bana göster.Show me the photos you took in Paris.
Bir sınavda hiç kopya çektin mi?Have you ever cheated on an exam?
Hamam böceklerinin fotoğraflarını çektiğine inanamıyorum.I can't believe you're taking pictures of cockroaches.
Tom her zaman satır aralarını okumakta zorluk çekti.Tom has always had trouble reading between the lines.
Tom yirmilik dişlerini çektirdi.Tom had his wisdom teeth taken out.
Tom resmini çektirdi.Tom had his picture taken.
Tom geçen hafta bir diş çektirdi.Tom had a tooth pulled out last week.
Tom sifonu çekti.Tom flushed the toilet.
Tom silahını çekti ve ateş etti.Tom drew his gun and shot.
Tom jeoloji sınavında kopya çekti.Tom cheated on the geology exam.
Bu Tom'un resim çektiği kameradır.This is the camera that Tom took the pictures with.
Tom, ben odaya girdiğimde Mary'nin çektiği resimlere bakıyordu.Tom was looking at the pictures that Mary took when I entered the room.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Tom Mary'nin acı çektiğini hissetti.Tom sensed that Mary was in pain.
Tom Mary'ye resmini çektirdi.Tom had his picture taken by Mary.
Tom Mary'nin kaç kilo çektiğini bilmiyor.Tom doesn't know how much Mary weighs.
Tom yeni gömleğini yıkadığında çekti ve şimdi uymuyor.Tom's new shirt shrunk when he washed it and now it doesn't fit.
Tom Mary'nin ne kadar çektiğini merak etti.Tom wondered how much Mary weighed.
Tom bankadan bir miktar para çekti.Tom withdrew some money from the bank.
Tom bir yürüyüş için gitti ve gördüğü şeylerin resimlerini çekti.Tom went for a walk and took pictures of things he saw.
Polis onu yolun kenarına çektiği zaman hız limitinin üzerinde 50 ile gidiyordu.Tom was going 50 over the speed limit when the police pulled him over.
Tom ceket kapüşonunu kafasına çekti.Tom pulled his jacket hood over his head.
Tom çektiği videoyu YouTube'a yüklemeye karar verdi.Tom decided to upload the video he took to YouTube.
Tom tarih sınavında kopye çekti.Tom cheated on his history test.
Tom kesinlikle çok dikkat çekti.Tom certainly attracted a lot of attention.
Tom bongosunu çalmaya başlar başlamaz çocuklardan oluşan bir kalabalığı çekti.Tom attracted a crowd of children as soon as he started playing his bongos.
Polisler Tom'un vücudunda yanan sigaranın resimlerini çekti.The police took pictures of the cigarette burns on Tom's body.
Lütfen beni güldürme. Dün bir sürü mekik çektim ve mide kaslarım ağrıyor.Please don't make me laugh. I did too many sit-ups yesterday and my stomach muscles hurt.
Tom bankadan ne kadar para çekti?How much money did Tom take out of the bank?
İlgili Sayfalar