çekmeden ile cümle

çekmeden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom kopya çekmeden testi geçebileceğini düşünmüyordu.Tom didn't think he could pass the test without cheating.
Tom kopya çekmeden bu testi geçemezdi.Tom couldn't have passed that test without cheating.
Sami besmele çekmeden asla bir şey yemez.Sami never starts eating without reciting Basmala.
Fiyatı aşağı çekmeden onu asla satamazsın.You'll never be able to sell that unless you lower the price.
2011'de Suburgatory'yi çekmeden önce Harvard Üniversitesi Yaz Programı'na katıldı.She attended Harvard University's Summer Program before shooting Suburgatory in 2011.
Hakemler çok tutarlı ve fazla dikkat çekmeden çalışıyorlardı.Convicts were treated harshly, and worked hard.
Bu hareket orta seviyedeki boyun çekmeden sonra geliyor.Which occurs after neck pull in the intermediate mat sequence.
Bu hareket orta seviyedeki boyun çekmeden sonra geliyor. Sırada yüksek makas var.The goal is to keep stretching the far leg long, challenging your balance.
Sırada yüksek makas var. Bu hareket orta seviyedeki boyun çekmeden sonra geliyor.This is swan dive, which is an advancement of swan from the intermediate mat sequence.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Before I was afflicted, I went astray; but now I observe your word.
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu."Before she travailed, she brought forth; before her pain came, she delivered a son.
Davidoviç cezasını çekmeden Sırbistan'dan kaçmasna rağmen Nisan ayında İtalya'da tutuklandı.He fled Serbia before serving time, but was arrested in Italy in April.
Grup, Kiedis şarkı söylemekte zorluk çekmeden önce birkaç temel parçayı tamamladı.The band completed a few basic tracks before Kiedis began having difficulty singing.
Lübnan makamları onları zorluk çekmeden bastırabildiler." [1]The Lebanese authorities were able to suppress them without difficulty."[61]
Sonunda, Baki babasıyla savaşır ve hiç zorluk çekmeden dövülür.Eventually, Baki fights his father and is beaten without a challenge.
Öncesinde gizemli misafirler dikkat çekmeden kayboldu.Doch schon zuvor war der rätselhafte Besucher unauffällig verschwunden.
Hırsızlar kimsenin dikkatini çekmeden binaya girmeyi başarmış.Los ladrones consiguieron entrar en el edificio sin llamar la atención de nadie.
2011'de Suburgatory'yi çekmeden önce Harvard Üniversitesi Yaz Programı'na katıldı.Asistió al programa de verano de la Universidad de Harvard antes de comenzar a rodar Suburgatory en 2011.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
Hakemler çok tutarlı ve fazla dikkat çekmeden çalışıyorlardı.De Nederlanders waren ongewapend en handelden uitermate onvoorzichtig.
Televizyon programlarını ve filmleri fazla zorluk çekmeden anlayabilirim.Я майже вільно розумію всі телепередачі і фільми.
2011'de Suburgatory'yi çekmeden önce Harvard Üniversitesi Yaz Programı'na katıldı.2001년에는 하버드 대학교에서 Box Prize를 수상했다.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.(118:67) Прежде страдания моего я заблуждался; а ныне слово Твое храню.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes de ser afligido, eu me extraviava; mas agora guardo a tua palavra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes que fuera humillado, yo erraba; pero ahora guardo tu palabra
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Avant d`avoir été humilié, je m`égarais; Maintenant j`observe ta parole.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Dokiaľ som nebol snížený, blúdil som; ale teraz ostríham tvoju reč.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ehe ich gedemütigt ward, irrte ich; nun aber halte ich dein Wort.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ennenkuin minut nöyryytettiin, minä eksyin, mutta nyt minä noudatan sinun sanaasi.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.For jeg blev ydmyget, for jeg vild, nu holder jeg dit Ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Før jeg blev ydmyket, fór jeg vill; men nu holder jeg ditt ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Förrän jag fick lida, for jag vilse, men nu håller jag mig vid ditt tal.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.고난 당하기 전에는 내가 그릇 행하였더니 이제는 주의 말씀을 지키나이다
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Minekelõtte megaláztattam, tévelyegtem vala; most pedig vigyázok a te szódra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pierwej niżem się był uniżył, błądziłem; ale teraz wyroku twego przestrzegam.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pînă ce am fost smerit, rătăceam; dar acum păzesc Cuvîntul Tău.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Preden sem bil ponižan, sem zahajal v zmote, sedaj pa izpolnjujem govor tvoj.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prima di essere umiliato andavo errando, ma ora osservo la tua parola
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prvé než jsem snížen byl, bloudil jsem, ale nyní výmluvnosti tvé ostříhám.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Sebelum dihukum, aku menyimpang, sekarang aku berpegang pada perintah-Mu
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn nạn, thì tôi lầm lạc; Nhưng bây giờ tôi gìn giữ lời Chúa.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn_nạn , thì tôi lầm_lạc ; Nhưng bây_giờ tôi gìn_giữ lời Chúa .
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Voordat ik in moeilijkheden kwam, dwaalde ik vaak van U af. Maar nu houd ik mij alleen nog aan wat U zegt.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Πριν ταλαιπωρηθω, εγω επλανωμην αλλα τωρα εφυλαξα τον λογον σου.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Преди да бях наскърбен аз заблуждавах; Но сега държа Твоето слово.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.טרם אענה אני שגג ועתה אמרתך שמרתי׃
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.‎قبل ان أذلل انا ضللت. اما الآن فحفظت قولك‎.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受 苦 以 先 、 走 迷 了 路 . 現 在 卻 遵 守 你 的 話
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受苦 以 先 、 走 迷了路 . 現在卻 遵守 你 的 話
Bu, sadece bu resmi çekmeden önce fark ettiğiniz bir kafatasıdır.제가 발견한 머리화석입니다. 바로 사진을 찍었죠.
Bu, sadece bu resmi çekmeden önce fark ettiğiniz bir kafatasıdır.Znalazłem tę czaszkę tuż przed zrobieniem tego zdjęcia.
Bu, sadece bu resmi çekmeden önce fark ettiğiniz bir kafatasıdır.זהוי גולגולת שגיליתי ממש לפני שצילמתי את התמונה הזו --
Bu, sadece bu resmi çekmeden önce fark ettiğiniz bir kafatasıdır.هذه جمجمة اكتشفتها قبل التقاط هذه الصورة مباشرة --
Bu, sadece bu resmi çekmeden önce fark ettiğiniz bir kafatasıdır.ペンと比べると とても小さいです
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.Antes que estivesse de parto, deu � luz; antes que lhe viessem as dores, deu � luz um filho.
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu."¡Antes que estuviese de parto, dio a luz un hijo! ¡Antes que le viniesen los dolores, dio a luz un varón
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.Ennenkuin Siion kipuja tuntee, hän synnyttää; ennenkuin hänelle tuskat tulevat, hän saa poikalapsen.
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.Før hun er i Barnsnød, føder hun, før end Veer kommer over hende, har hun en Dreng.
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.,,Înainte ca să simtă dureri, a născut, şi înainte ca să -i vină suferinţele, a dat naştere unui fiu.
‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.시온은 구로하기 전에 생산하며 고통을 당하기 전에 남자를 낳았으니

İlgili Sayfalar