çekiyorum ile cümle
çekiyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben güçlük çekiyorum.I'm having difficulties.
Bazen şeyleri hatırlamakta güçlük çekiyorum.I sometimes have trouble remembering things.
Biraz vatan hasreti çekiyorum.I'm a little homesick.
Seninle yüzmeye gitmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to going swimming with you.
Bu büyük hapları yutmakta zorluk çekiyorum.I have trouble swallowing these big pills.
Merdivenlerden yukarı çıkmakta güçlük çekiyorum.I have trouble walking up stairs.
Aşırı acı çekiyorum.I'm in extreme pain.
Meyve özlemi çekiyorum.I'm craving fruit.
Köprünün fotoğraflarını çekiyorum.I'm taking pictures of the bridge.
Seni artık tanımakta güçlük çekiyorum.It's hard for me to know who you are anymore.
Yutkunmakta güçlük çekiyorum.I have trouble swallowing.
Çünkü, ben sizin paçalarınızdan çekiyorum bu nedenle.I will remove those shackles for you.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Suffering the same way.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.It's difficult for me to put into words.
İsrail - Filistin çatışmasını 1981'den bu yana çekiyorum.I've been covering the Palestinian-Israeli conflict since 1981.
Ben bu elimi çekiyorum.I take this hand away.
Çekiyorsam onun beni çektiğinden daha büyük mü yoksa daha küçük bir kuvvetle mi çekiyorum?And am I pulling on the Earth with a larger or small force that is pulling on me?"
Ve ben de onu 686 Newton'la çekiyorum.So the Earth is pulling on Sal with the force of 686 Newtons and Sal is also pulling on the
Yani ben Dünya'yı çekiyorum.Earth with a force of 686 Newtons.
Yuvarlanmışlardır. Bu bir E akoru, elimi çekiyorum bu olması gereken şekildir.There's an E chord, I'm pulling my hand off, that's what the shape is.
Dikkat çekiyorum.Be sure and focus.
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.I'll draw a line here, just so you don't get distracted.
SJ: Oradaki benim, her yerin fotoğrafını çekiyorum.And that's me over there, taking photos the whole way.
Geri itme uyguluyoum ve onu yavaşca aşağıya çekiyorum.I put reverse thrust and I try and pull gently down.
Ardından Evernote'un Sayfa Kamerasıyla resim çekiyorum.Then snap a picture with Evernote's Page Camera.
Çarpıtılmış ve karmaşık geçmişim yüzünden... ...çok acı çekiyorum.I am suffering so much... my warped and twisted past...
Sessizce acı çekiyorum, tatlı erkeğim gidecek ve o gidince vay halime!Moanin' low, my sweet man is gonna go, when he goes, Lordy!
Çekiyorum. Bir, iki, üç!Taking the shot now... 1, 2, 3.
Şirketinize yatırım yapacaktım. Ancak madem bütün bunlar oldu, finansman desteğimi geri çekiyorum.My investment was on the line, and since that all happened, my investment is no longer there.
Videoya çekiyorum, Sarah.I'm taking a video, Sarah.
Videoya çekiyorum.I'm making a video.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.I likely already look forward to the weekend on Thursdays.
Çünkü anlamakta zorluk çekiyorum.'Cause I really can't work it out.
Birçok şeyi sineye çekiyorum.I've been bearing that much already.
Tam buraya bir çizgi çekiyorum.The upper mantle - there is different ways to define the boundary.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.As an iceberg melts, I am breathing in its ancient atmosphere.
- İzlemeyi iple çekiyorum.ELLEN: I cannot wait to see it.
Oğlumun diri diri gömülmesinden dolayı halen çok acı çekiyorum.And I still suffer, because my son is like he's buried alive.
Ama bu bakış açısını günlük yaşamımda sürdürmekte güçlük çekiyorum.But I struggle to maintain this perspective in my daily life.
Burda...şimdi çekiyorum!Here... taking it!
Çekiyorum. bir, iki, üç...I'm taking it. One, two, three...
Çok acı çekiyorum. Ah, ya RAB! Ne zamana dek sürecek bu?My soul is also in great anguish. But you, Yahweh--how long?
Gün boyu içim içimi yiyor, Her sabah azap çekiyorum.For all day long have I been plagued, and punished every morning.
Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum!But I have a baptism to be baptized with, and how distressed I am until it is accomplished!
Çocuklarım! Mesih sizde biçimleninceye dek sizin için yine doğum ağrısı çekiyorum.My little children, of whom I am again in travail until Christ is formed in you--
Gözümü yumup mutsuz olmamak için gözlerimi açıp acı çekiyorum.I am keeping my eyes open and suffering, instead of closing my eyes and being unhappy.
Dayanılmaz bir şekilde acı çekiyorum. " dedi. [1]I suffer intolerably."[3]
Ben anayurdumda yaşayamadım Gençliğime doyamadım Vatan hasreti çekiyorum, Ey, güzel Kırım!On native earth I did not live I was not young enough I'm homesick, Oh, beautiful Crimea!
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Mein Schmerz ist Eurem gleich.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Je comprends leur douleur.
Golf oynamakta zorluk çekiyorum.Me cuesta jugar golf.
Dil öğrenmekte zorluk çekiyorum.Me cuesta aprender idiomas.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Dificultad para recordar palabras.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Todo ellos reciben la misma pena.
Nefes almada zorluk çekiyorum.Мне трудно дышать.
Sıla hasreti çekiyorum.Я тоскую по своей родине.
Çünkü, ben sizin paçalarınızdan çekiyorum bu nedenle.А вот за это ты сейчас получишь, сволочь.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Os pais têm dificuldades em explicar a situação.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Jij zou medelijden met me hebben, nietwaar?
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Gevoelens zijn moeilijk onder woorden te brengen.
İlgili Sayfalar