çekiyorlar ile cümle
çekiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Когда вы напрягаете плечи, натягивается велосипедный кабель.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.כך כשמושכים בכתפיים, הן מושכות כבל הילוכים.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.فعندما تضغط على كتفيك ، فأنت تسحب وتراً سلكياً.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.手やフックを開いたり閉じたり
Onlarla süpermarkete gidiyorlar ve çocuğun ürünlere nasıl baktığını filme çekiyorlar.Vanno nei supermercati con i ragazzi e li filmano per vedere esattamente come vedono il prodotto,
Onlar seni aţađýya çekiyorlar salak! Girdin bokun içine, onlardan baţka bir laf etmiyorsun.На четвърта маса бързат.Излезли са на обедна почивка.
Onlar seni aţađýya çekiyorlar salak!Το τραπέζι τέσσερα γρήγορα.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.De var hele tiden i pengenød.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Erano costantemente a corto di liquidità.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Erau în permanentă lipsă de bani lichizi.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Estaban constanemente sin dinero.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Ils étaient toujours à court d'argent.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.그들은 항상 현금이 모자랐습니다.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Měli neustále nedostatek hotovosti.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Neustále trpeli nedostatkom peňazí.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Sie waren dauernd knapp bei Kasse.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Stale brakowało im kasy.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Ze waren altijd op zoek naar geld.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Τους έλειπαν μονίμως χρήματα.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Им никогда не хватало денег.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Їм зажди бракувало готівки.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.Постоянно имаха недостиг на пари.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.הם היו במחסור תמידי של מזומנים.
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.فقد كانوا في حالة عجز دائماً في التمويل .
Sürekli nakit sıkıntısı çekiyorlardı.常に現金入手を模索していました
Teşekkür ederim görüşürüz Beni güldüren şeyde bazılarıda fotoğraf çekiyorlardı studionun içindenCe qui me fait rire, c'est que parfois les gens prennent des photos de mon studio.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Así que si los pongo juntos, se interesan.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Deci, daca le pun unul langa altul, devin interesate.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Donc si je les mets les uns à côté des autres, ils s'y intéressent.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Indien naast elkaar geplaatst, zullen ze zich voor elkaar interesseren.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Jeśli położę je razem, interesują się sobą.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.나란히 두면 서로에게 흥미가 생기죠.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Maka bila saya meletakkan mereka bersebelahan, mereka menjadi tertarik.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Se eu os colocar perto um do outro, eles ganham interesse um pelo outro.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Se li affianco, si interessano a cosa sta loro intorno.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Tehát, hogyha egymás mellé rakom őket, akkor azt észlelik.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Vậy nên nếu tôi đặt chúng cạnh nhau, chúng giao nhau.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Wenn ich sie also nebeneinander lege, weckt das ihr Interesse.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Έτσι να τα βάλω δίπλα - δίπλα, επιδεικνύουν ενδιαφέρον.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Ако ги поставя един до друг, се заинтересуват.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Поэтому если я помещу рядом, они заинтересуются.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.Якщо я поміщу їх поруч, вони виявлять інтерес.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar..אז אם אני אשים אותם אחת ליד השני, הם מתעניינים
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.لذلك إذا وضعتهم بجانب بعضهم، سوف يمسون مهتمين.
Yanyana koyduğum zaman, birbirlerinin ilgilerini çekiyorlar.囲まれればそれを感知し
Ziyafet çekiyorlar."Chúng đang tiệc tùng say sưa."
Ziyafet çekiyorlar."De frossar."
Ziyafet çekiyorlar."Dőzsölnek."
Ziyafet çekiyorlar."Están haciendo un banquete."
Ziyafet çekiyorlar.""Estão-se a banquetear."
Ziyafet çekiyorlar."Hodují tady."
Ziyafet çekiyorlar."Ils sont en train de festoyer. "
Ziyafet çekiyorlar."포식하고 있는 거에요."
Ziyafet çekiyorlar."Mają tutaj ucztę".
Ziyafet çekiyorlar."Mereka berpesta."
Ziyafet çekiyorlar."Se ospătează."
Ziyafet çekiyorlar."Sie schlemmen."
Ziyafet çekiyorlar."Stanno banchettando."
Ziyafet çekiyorlar."Ze zijn aan het feesten."
Ziyafet çekiyorlar."Κάνουν γερό τσιμπούσι."