çekiyor ile cümle
çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Uyumada herhangi bir zorluk çekiyor musun?Do you have any difficulty falling asleep?
Böbrek yetmezliği çekiyordum.I suffered from kidney failure.
Burnundan nefes almakta güçlük çekiyor musun?Are you having any difficulty breathing through your nose?
Tom yürümekte zorluk çekiyor.Tom is having difficulty walking.
Şimdi benim ilgimi çekiyorsun.Now you're piquing my interest.
Polis, Tom'u sorguya çekiyordu.The police were interrogating Tom.
Onların dikkatini çekiyor.It does get their attention.
Resim mi çekiyorsun?Are you getting the picture?
İnsanlar hala acı çekiyor.People are still suffering.
Umarım hepiniz acı çekiyorsunuz.I hope you all suffer.
Neden acı çekiyoruz?Why are we suffering?
Tom akıntıya kürek çekiyor.Tom is a lost cause.
Söyleyecek bir şeyi olanların dikkatini çekiyorsun.You are getting the attention of those who have something to say.
Boşa kürek çekiyorsun.You're flogging a dead horse.
Tom ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is serving a life sentence.
Acı çekiyordum.I was in agony.
Bazen şeyleri hatırlamakta güçlük çekiyorum.I sometimes have trouble remembering things.
Biraz vatan hasreti çekiyorum.I'm a little homesick.
Tom şu anda üç yıllık hapis cezasını çekiyor.Tom is currently serving three years in prison.
Tüm öğleden sonra bahçede yabani otları çekiyordum.I was in the garden all afternoon, pulling weeds.
Seninle yüzmeye gitmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to going swimming with you.
Bu büyük hapları yutmakta zorluk çekiyorum.I have trouble swallowing these big pills.
Tom sıkıntı çekiyor gibi görünüyor.It seems like Tom is having trouble.
Açıkçası acı çekiyorsun.You're obviously in pain.
Merdivenlerden yukarı çıkmakta güçlük çekiyorum.I have trouble walking up stairs.
Aşırı acı çekiyorum.I'm in extreme pain.
Sami kuşkuları kendine çekiyordu.Sami kept the suspicions to himself.
Nefes almakta zorluk çekiyor musun?Are you having any trouble breathing?
Leyla, anne ve babasının boşanmasından acı çekiyordu.Layla suffered from her parents' divorce.
Konsantre olmakta zorluk çekiyor musun?Do you have trouble concentrating?
Budizm ilgisini çekiyor.He's interested in Buddhism.
O, ölümü sırasında, acı çekiyor.At the time of her death, she suffers agony.
Çok acı çekiyor gibi görünüyorsun.You look like you're in a lot of pain.
Tom yürümekte zorluk çekiyor gibi görünüyordu.Tom seemed to have trouble walking.
Tom biraz acı çekiyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be in some pain.
Tom acı çekiyormuş gibi görünüyordu.Tom seemed to be in agony.
Tom bir resim çekiyor.Tom is taking a picture.
Hâlâ acı çekiyor musun?Are you still in pain?
Tom hâlâ yurt özlemi çekiyor.Tom is still homesick.
Tom her gün yaklaşık olarak kaç tane resim çekiyor?About how many pictures does Tom take every day?
Tom öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor.Tom has difficulty controlling his anger.
Tom sıkıntı çekiyordu, bu yüzden ona yardım etmeyi kabul ettim.Tom was having trouble, so I agreed to help him.
Tom arabasıyla çok sıkıntı çekiyor.Tom is having a lot of trouble with his car.
Tom'un evini bulmakta zorluk çekiyordum.I had difficulty finding Tom's house.
Tom Mary'yi bulmakta güçlük çekiyordu.Tom had difficulty finding Mary.
Tom cezaevinde hapis cezası çekiyor.Tom is serving time in prison.
Tom'un göründüğü kadar memleket hasreti çekiyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to be as homesick as Tom seems to be.
Sami film çekiyordu.Sami was filming.
Kadınların veya bebeklerin size ne söylediklerini anlamada güçlük çekiyor musunuz?Do you have trouble understanding what women or babies say to you?
Sami anksiyete çekiyordu.Sami suffered anxiety.
Meyve özlemi çekiyorum.I'm craving fruit.
Sami hapis cezasını bir federal tıp merkezinde çekiyor.Sami is serving his sentence in a federal medical center.
At arabayı çekiyor.The horse is pulling the carriage.
Sami dışarıdaydı, fotoğraf çekiyordu.Sami was outside, taking pictures.
Açlık çekiyorsun, değil mi?You're starved, aren't you?
Tom acı çekiyor, değil mi?Tom is in pain, isn't he?
Tom vatan hasreti çekiyor, değil mi?Tom is homesick, isn't he?
Canım peynir çekiyor.I'm hungry for cheese.
Tom bugün çok burnunu çekiyor. Nezle olmuş herhâlde.Tom is sniffing a lot today. He has probably got the flu.
Tom'un yeni arabası kızları çekiyor.Tom's new car is a pussy magnet.