çekiyor ile cümle

çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Na obě udeřila stejná tragédie.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Semuanya pernah mengalami tragedi yang sama.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Sie hatten alle die gleiche Tragödie durchlitten.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Todos eles tinham sofrido a mesma tragédia.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Todos ellos sufrieron la misma tragedia.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Tutti avevano subito la stessa tragedia.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Všetci utrpeli túto istú tragédiu.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Wszyscy przeżyli tą samą tragedię.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Ze hadden allemaal dezelfde tragedie meegemaakt.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Όλοι είχαν υποστεί την ίδια τραγωδία.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Тя бяха преживели една и съща трагедия.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.У них у всех случилась одна и та же трагедия.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.Усі вони пережили подібну трагедію.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.הם כולם סבלו מאותה טרגדיה.
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.لنفس هذه المأساة فعندما قابلناهم قالوا لنا
Hepsi de aynı trajedi yüzünden acı çekiyordu.同じ悲劇で苦しんだ人たち どのケースも 生命維持装置は外され
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.2억명이 넘는 인구가 살면서 한번쯤은 말라리아로 고통을 받습니다.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.En permanence, plus de 200 millions de personnes en souffrent.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Hơn lúc nào hết, hơn 200 triệu người đang phải chịu đựng căn bệnh này.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.In ogni dato momento, ne soffrono 200 milioni di persone.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Lebih dari 200 juta orang setiap saat menderita karena malaria.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Mais de 200 milhões de pessoas a qualquer momento estão a sofrer dela.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Más de 200 millones de personas sufre en algún momento de este mal.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Op elk willekeurig moment lijden meer dan 200 miljoen mensen onder de ziekte.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Peste 200 de milioane de oameni sufera din cauza acesteia la un moment dat.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Ponad 200 mln osób cierpi na malarię.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Több mint 200 millió ember szenved tőle most is.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.V každém okamžiku jí trpí 200 milionů lidí.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.V každom okamžihu ňou trpí 200 miliónov ľudí.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Zu jedem Zeitpunkt leiden Über 200 Millionen Menschen an ihr.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Πάνω από 200 εκατ. άνθρωποι σε κάθε δεδομένη στιγμή υποφέρουν από αυτή.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Более 200 миллионов человек в любой момент одновременно страдают от малярии.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Повече от 200 милиона хора във всеки момент страдат от нея.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.מעל 200 מיליון בני-אדם סובלים ממנה בכל רגע נתון.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.فأكثر من 200 مليون شخص يعاني منها في كل لحظة
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.ということは、感染地区の経済を回転させることは
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Am fost destul de intesesat de ambele aspecte.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Esto ha sido de fuerte interés para mí, y un tema que he desarrollado durante casi 30 años.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Ich bin an beidem sehr interessiert.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Ik heb veel interesse in beide kanten.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Já osobně se zajímám o obojí.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.저는 양쪽 모두에 매우 관심이 많았습니다.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Sono stato interessato a entrambi le questioni.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Бях достатъчно заинтересован и от двете.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.Мне интересны обе эти стороны.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.די התעניינתי בשתי הסוגיות.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.وأنا مهتم للغاية بكلاهما.
Her ikisi de benim cok ilgimi çekiyor.もし地球に届く 太陽光の0.03%を
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Alla tog bilder på "Vad är det den här tjejen springer på?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Iedereen nam foto's, "waar loopt die meid op?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Jeder machte Fotos davon, "Mit was läuft das Mädchen da?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Každý si ich fotil so slovami: "Na čom to tá holka beží?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"모두가 "여기 달리고 있는 이 여자는 도대체 뭐야?"라며 사진을 찍었어요
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Lidé si mě fotili a divili se: "Na čem to ta holka běhá?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Mindenki képeket készített rólam, "Min fut ez a lány?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Mọi người đều chụp hình, "Cô gái này đang chạy trên cái gì thế?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Toda a gente a tirar fotos. " Ela está a correr em cima de quê?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Todos estaban sacando fotografía y diciendo, "Qué es esto con lo que va correr esta chica?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Toţi făceau poze, se întrebau, "Pe ce aleargă fata asta?"
Herkes fotoğraf çekiyor, "Bu koşan kız neyin nesi?"Tout le monde prenait des photos de, "Avec quoi donc cette fille est en train de courir?"

İlgili Sayfalar