çekiyor ile cümle
çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yabancı insanlar benim ilgimi çekiyor.Foreign people intrigue me.
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.I think you'll have very little difficulty in getting a driver's license.
Tıptaki son gelişmeler dikkat çekiyor.Recent advances in medicine are remarkable.
Çok geçmeden seni tekrar görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you again before long.
Tatili iple çekiyoruz.We are looking forward to the holidays.
Yakında seni görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you soon.
Öğrenciler yaz tatilini iple çekiyorlar.The students were all looking forward to the summer vacation.
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.Students took the lead in the campaign against pollution.
Dünya barışının özlemini çekiyoruz.We are longing for world peace.
Bu yaz ciddi bir su sıkıntısı çekiyoruz.We are suffering from a severe water shortage this summer.
O kız o kadar güzel ki kendine en hakim erkekleri bile çekiyor.That girl is so beautiful that she attracts even the most self-possessed men.
Sürgün, evinin hasretini çekiyordu.The exile yearned for his home.
O zaman paraca sıkıntı çekiyorduk.We were all running short of money then.
Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.I have great difficulty in handling the child.
Bu çıplak poster, görsel olarak gençlerin ilgisini çekiyor.This nude poster appeals visually to the young.
Biz sadece aç değiliz fakat aynı zamanda susuzluk da çekiyoruz.Not only were we hungry, but we were also suffering from thirst.
Dedem duymakta biraz zorluk çekiyor.My grandfather is a bit hard of hearing.
Ne kadar süredir bu ağrıyı çekiyorsun?How long have you had this pain?
Renkli gömleğiniz gerçekten dikkat çekiyor.Your colorful shirt really stands out.
Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.It's been a week, but I'm still suffering from jet lag.
Kadınların veya küçük çocukların size ne dediklerini anlamakta güçlük çekiyor musunuz?Do you have difficulty understanding what women or small children say to you?
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Nefes almada zorluk çekiyorum.I have difficulty breathing.
Şu an nakit sıkıntısı çekiyorum.I'm short of cash at the moment.
Eşim zatürreden dolayı acı çekiyor.My wife is suffering from pneumonia.
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.We were rowing against the current.
Hepimiz vatan özlemi çekiyorduk.All of us were homesick.
Babam gripten çekiyor.My father is suffering from influenza.
Bir haftadır kötü soğuk algınlığı çekiyorum.I had a bad cold for a week.
Bu hikayeler çok ilgimi çekiyor.I am very interested in these stories.
Konsere gitmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to going to the concert.
Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.I am suffering from a bad cold.
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.I'm suffering from a bad headache.
Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.I'm still suffering from jet lag.
Dinozorların evrimi çok ilgimi çekiyor.The evolution of dinosaurs interests me greatly.
Ben ona sırrı anlatmak için sancı çekiyordum.I was aching to tell her the secret.
Konsantre olmada zorluk çekiyorum.I have difficulty concentrating.
Baharın gelişini iple çekiyorum.I'm looking forward to the return of spring.
Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.My grandmother was pulling up weeds in her backyard.
Arkadaşlık özlemi çekiyorum.I long for company.
Seni Japonya'da tekrar görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you again in Japan.
Onun oğlu hapis cezasını çekiyor.His son is serving his sentence.
Her zaman nakit sıkıntısı çekiyor.He's always running short of cash.
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.He was suffering from a bad headache.
O aşırı çalışmanın etkilerinden acı çekiyor.He's suffering from the effects of overwork.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
O kilo vermede zorluk çekiyor.He is having a hard time losing weight.
Yüksek kan basıncından rahatsızlık çekiyor.He suffered from high blood pressure.
Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.He is suffering from a serious illness.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
O, baş ağrısından acı çekiyor.He is suffering from a headache.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.He is suffering from an aggravated disease.
O, soğuk algınlığından çekiyor.He is suffering from a cold.
Onlar açlık çekiyorlar.They are suffering from hunger.
Finansal zorluk çekiyorlar.They are suffering financial difficulties.
Onun mayosu dikkatimizi çekiyor.Her bathing suit attracts our attention.
O, ciddi bir hastalıktan çekiyor.She's suffering from a serious disease.
O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.She has suffered from bad headaches for a long time.
Kız kardeşim kötü bir soğuk algınlığından çekiyor.My sister is suffering from a bad cold.
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.