çekirdeği ile cümle
çekirdeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.E ho disegnato solo il nucleo qui.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.En ik teken de kern hier even.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.Ich male mal den Zellkern hier hin.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.Já tu jen kreslím jádro.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.여기에 바로 핵을 그리고 있습니다.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.Narysuję jeszcze jądro komórkowe tutaj.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.Y estoy simplemente dibujando el nucleo aquí.
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.و سأقوم برسم النواة هنا .
Ve buraya çekirdeği çiziyorum.核の部分を拡大 染色体は、1N本
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.Co oznacza po prostu "bez-jądrowce".
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.En het enige wat dat betekent, is dat ze geen nucleus hebben.
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.Und das bedeutet: kein Zellkern.
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.Y esto sólo no significa núcleo.
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.Тобто організми без ядер.
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.והכוונה לתאים בהם אין גרעין לתא
Ve bu sadece bir çekirdeği demektir.وهذا يعني انه لا توجد نواة
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.A jen pro jasnou představu, cytoplazma je všechno to okolo jádra.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Dan hanya sebagai penjelasan, sitoplasma adalah semua hal yang terdapat di luar nukleus.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.En ter verduidelijking: het cytoplasma is al hetgene buiten de kern.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.E perché sia chiaro, il citoplasma è tutto quello che c'è di fuori del nucleo.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Ja selventääkseni; solulima on kaikki se tavara, mikä on tuman ulkopuolella.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.명확성을 위해, 세포질은 핵 바깥의 모든 물질입니다.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Pentru a clarifica lucrurile, citolplasme este tot ceea ce este în afara nucleului.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Wyjaśniając, cytoplazma jest wypełnieniem na zewnątrz jądra komórkowego.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Y solo como aclaración, el citolasma es todo eso fuera del nucleo.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.Zellplasma ist das Zeug außerhalb des Zellkerns.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.לשני תאים נפרדים. רק בשביל ההבהרה, הציטופלסמה זה כל הדברים
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.و فقط للتوضيح , السيتوبلازم بحتوى على كل المكونات التى توجد خارج النواة.
Ve sadece netleşmesi için, sitoplazma çekirdeğin dışındaki bütün kısımdır.細胞質は、核の外側の物質 それについては、あとで説明する
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.Ale w końcu ktoś wziął mikroskop i spojrzał na wodę znajdującą się w pobliżu rdzeni.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.Alla fine qualcuno ha preso un microscopio ed ha osservato l'acqua che si trovava vicino ai noccioli.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.Et finalement quelqu'un a pris un microscope et a observé l'eau qui se trouvait à côté du cœur des réacteurs.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.그리고나서 결국 누군가가 현미경을 들고, 원자로 심 옆에 있던 물을 살펴보았습니다.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.Totdat uiteindelijk iemand een microscoop pakte en naar het water keek rond de kernstaven.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.Y entonces finalmente alguien tomó un microscopio y miró en el agua que estaba alrededor de los núcleos.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.А потом наконец кто-то взял микроскоп и посмотрел на жидкость рядом с ядрами.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.И тогава някой най-после взе микроскоп и погледна във водата, намираща се до такива реактори.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.עד שמישהו לקח מיקרוסקופ וצפה במים שהיו ליד הליבות.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.وأخيراً شخصاً ما حمل مجهر ونظر إلى الماء الذي كان موجوداً بجوار قلب المفاعل.
Ve sonunda biri, bir mikroskop aldı ve çekirdeğin hemen yanında bulunan suyun içine baktı.核燃料が浸っている 水の中を覗くと そこには デイノコッカス・レディオデュランスが 背泳ぎをしていたのです
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun? Görünmez olurdu.Als je de bosbes zou openmaken om de kern te zoeken, zou ze onzichtbaar zijn.
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun? Görünmez olurdu.Dacă ai deschide afina şi ai căuta nucleul, nucleul ar fi invizibil.
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Jeżeli przecięlibyście jagodę na pół i poszukali jądra...
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Kdybyste rozloupli borůvku a hledali její jádro, co byste viděli?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?그럼 만약 여러분이 블루베리를 터트리고 핵을 찾으면 아마 눈에 보이지 않을 거에요.
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?No, ak by ste otvorili čučoriedku a hľadali v nej jadro, tak viete čo?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Nun, würde man die Blaubeere öffnen und nach dem Atomkern suchen - Weißt du was?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Om du öppnade blåbäret och letade efter atomkärnan... Vet du? Den skulle vara osynlig.
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Si abriéramos el arándano en busca del núcleo, ¿saben qué?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Si vous ouvriez la myrtille et recherchiez le noyau, vous savez quoi ?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Άρα πόσο μεγάλος είναι ο πυρήνας; Αν ανοίξετε ένα βατόμουρο και ψάξετε για τον πυρήνα...
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Ако отворите боровинката и потърсите ядрото, знаете ли какво?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Так какой же размер у ядра? Если "вскрыть" чернику и поискать там ядро...
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Тоді наскільки велике ядро? Якщо ви розкриєте чорницю і почнете шукати ядро... Знаєте що?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?אז כמה גדול הגלעין? אז אם תפתחו את האוכמניה ותחפשו את הגלעין,
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?فإن قمتم بفتح العنيبة إذن وبحثتم عن النواة، تعلمون ماذا؟ سوف تكون غير مرئية.
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?ブルーベリーの中身を取り出し 原子核を探してみても 見ることはできません
Yakın geçmişte ne oldu hakkında konuştuğumuz bu ikinci çekirdeğin nereden geldiğini bulmalıyızVor Kurzem ging es nun darum, woher dieser zweite Kern kommt, von dem wir hier sprechen.
Yakın geçmişte ne oldu hakkında konuştuğumuz bu ikinci çekirdeğin nereden geldiğini bulmalıyızЧто случилось в недавнем прошлом мы должны выяснить, где это второе ядро происходит от о чем мы говорим.
Yakın geçmişte ne oldu hakkında konuştuğumuz bu ikinci çekirdeğin nereden geldiğini bulmalıyız我々は、この第2のコアがどこから来るのかを見つけるために持っています 私たちは何について話しています。