çekirdeği ile cümle
çekirdeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Atom çekirdeğiΑτομικός πυρήνας
Atom çekirdeğiАтомне ядро
Atom çekirdeğiАтомное ядро
Atom çekirdeğiАтомно ядро
Atom çekirdeğiמשקל אטומי [u]
Atom çekirdeğiذرّيّ
Atom çekirdeği原子核
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Andiamo a cercare il nucleo nel centro dell'atomo.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Busquemos el núcleo en el centro del átomo.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Cherchons le noyau au centre de cet atome.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Hľadajme tam jadro v strede atómu.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.원자의 중심에 있는 핵을 찾아 보도록 하죠.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Laten we eens kijken naar de kern in het midden van dat atoom.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Låt oss leta efter kärnan i mitten av atomen. Och vet du?
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Să căutăm nucleul în centrul atomului.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Suchen wir nach dem Atomkern in der Mitte des Atoms.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Szukamy jądra.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Τώρα θα ψάξουμε για τον πυρήνα στο κέντρο του ατόμου.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Давайте поищем ядро в центре атома.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Давайте пошукаємо ядро у центрі атома.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.Нека да потърсим ядрото в центъра на атома.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.בואו נחפש את הגלעין במרכז האטום.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.دعونا ننظر للنواة في مركز الذرة.
Atomun merkezinde çekirdeği arayalım.それでも核はほとんど見えません
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.2N本の染色体をもち、この細胞が成長する
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Aici e noua celulă.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Das ist vielleicht der Zellkern
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.아마도 이것은 핵이겠죠.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Misschien is dit zijn kern.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Niech to będzie jej jądro komórkowe.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Questo potrebbe essere il suo nucleo.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Quizás esto sea el nucleo.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.Tohle je třeba jádro.
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.אני אצייר אותו בירוק
Belki de bu onun çekirdeğini oluşturur.و هذه هى نواتها.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumEu il denumesc Miezul Caroline.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumIch nenne ihn den Caroline-Kern.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumIk noem het de Caroline Core.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumJe l'appelle le cœur Caroline.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumLo llamo el Caroline Core.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumTôi gọi nó là lõi Caroline.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumΤο αποκαλώ Caroline Core.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumЯ называю это Кэролайн ядро.
Ben onu Caroline Çekirdeği olarak isimlendiriyorumだから何がここにある、我々は例えば、これは地球のソリッドコアである、と仮定し、
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Jullie weten wel dat cellen, ook neuronen, een celkern bevatten.
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Nestas coisas chamadas corpos celulares, de que têm ouvido falar, onde fica o núcleo do neurónio?
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Sie haben sicher schon mal von den Zellkörpern gehört, worin sich der Kern der Nervenzelle befindet?
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Słyszeliście na pewno o ciele komórki, w którym znajduje się jądro komórkowe neuronu.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Cara lain adalah bahwa mereka melompat-lompat jenis nukleus atau mereka berdengung di sekitar nukleus.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Ein andere Beschreibung ist, dass sie um den Kern herum springen.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.I en anden mere abstrakt model, springer elektronerne omkring kernen i en sky,
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Inną sprawą jest to że tak jakby skaczą wokół jądra czy latają bezładnie wokół jądra.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.또 다른 이해 방법은 전자가 핵 주위를 제멋대로 돌아다니는 모습입니다. 즉, 핵주변에서 소란스럽게 돌아다니는거죠.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Maar het is een goed uitgangspunt. Een andere manier is dat ze een soort zwerm rond de kern vormen.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Otra forma es que saltan alrededor del núcleo o que están zumbando alrededor del núcleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Outra forma é: eles estão como que a saltar à volta do núcleo ou a zumbir à volta do núcleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Un altro modo è che loro "saltino" attorno al nucleo o ronzino attorno al nucleo.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Une autre façon est qu'ils sont en train de sauter autour du noyau ou qu'ils vibrent autour du noyau.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Ένας άλλος τρόπος είναι σαν να χοροπηδάνε γύρω από τον πυρήνα ή σαν να στριφογυρίζουν γύρω από τον πυρήνα.
Bir başka yol ise onları çekirdeğin etrafında zıplıyor olarak hayal etmek ya da uğulduyorlarmış gibi.Другой способ представить их движение - как будто бы они "прыгают" вокруг ядра, или "роятся" вокруг него.