çekince ile cümle
çekince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom öneriyi çekincesiz kabul etti.Tom accepted the proposal without reservation.
Bizim yaptığımız bir şeyi üstlenmekle ilgili çekincemiz yok.We should not focus on anything other than the thing that we are doing.
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.When water is introduced mud is created.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.I never panicked though.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.When the curtain accidentally falls in the middle of the scene, his costume's head falls off.
Bu durum hükümetin dikkatini çekince Aliens Act 1905'i yürürlüğe soktu.The Unionist government was able to force through the Aliens Act 1905 later that year.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.She also wields the sword Excalibur.
Kolu kızağa sıkışmış, boğa da kızağı çekince... ...kolu koptu.It was stuck in the sledge and the bulls pulled him off. So the arm cut off.
Ve devletler arasında, onlarla diyalog kurma konusunda çekincemiz var.And we have among states a reluctance in dealing with them.
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Praise ye the LORD for the avenging of Israel, when the people willingly offered themselves.
Ancak Kürt milletvekilleri, anlaşmayla ilgili çeşitli çekincelerini dile getirdiler bile.Kurdish deputies, however, have already expressed various reservations about the agreement.
Ekonomistlerin Marsicanin'in duyurusu hakkında bazı çekinceleri var.Economists have reservations about Marsicanin's announcement.
Papadopulos da aynı şekilde, önerinin bazı yönleri hakkındaki çekincelerini dile getirmişti.Papadopoulos, too, has expressed reservations about some aspects of the proposal.
Romanya, Türkiye'nin AB üyelik hedefine "çekincesiz" destek sözü verdiRomania pledges 'unreserved' support for Turkey's EU bid
Düzenleme Ofisi zam miktarıyla ilgili bazı çekincelerini dile getirdi.The Regulatory Office has voiced some reservations about the amount of the increase.
Gregorius'un ifadesi tarihçiler tarafından bazı çekincelerle de olsa kabul edilmektedir.Gregory's statement has been accepted with some reservations by historians.
İmzalayan devletlerden üçünün kabulü küçük çekincelere tabi tutuldu.The acceptance of three of the signatories was subject to minor reservations.
Birçok kişi kayıp gitmeye ve çekincelerine geri dönmeye başladı.Many individuals began slipping away and returning to their reservations.
Gelenekçiler ve UBP desteklerini geri çekince hükümet düştü.When the traditionalists and the NUP withdrew their support, the government fell.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Dieser erkennt sofort, dass es sich um das magische Schwert Excalibur handelt.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Ich glaube nicht, dass er jemals Zweifel hatte.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.L'épée rappelle la légendaire Excalibur.
Ancak, çoğu tarihsel dil bilimci böyle teorilere çekince ile yaklaşmaktadır.La plupart les livres d'enseignement des langages formels exposent ce théorème.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Por suerte, nunca pasó nada de lamentar.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Esta mujer guardaba una espada maravillosa, Excalibur.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Да, работы я никогда не боялся.
(Kim Milyoner Olmak İster?) ile ilgili bir filmi yönetmek istemediğinden ilk başlarda çekinceli davrandı.Больший приз ($1 млн) разыгрывался только в шоу Кто НЕ хочет стать миллионером?.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Ненасыщающее проталкивание делает вершину непереполненной, после чего разрядка останавливается.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..ولكل كيس (عنيبة) طرف واحد يمكن فتحه وغلقه (توسعته) لخروج المخاط منه.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.«"Nunca tive medo.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Nigdy nie wyglądaj na znudzonego.
Karşılaştırmalar, Aguilera "Not Myself Tonight" single'ına klip çekince 2010'da da devam etti.W roku 2010 pojawiła się w kontrowersyjnym wideoklipie do utworu Christiny Aguilery „Not Myself Tonight”.
Türkiye Balkan Antantı'na SSCB'yle savaşa sürüklenmeyeceğine ilişkin çekince koydu.Ponadto Finlandia w obawie przed ZSRR nie zaryzykowała przystąpienia do planu Marshalla.
Sağ ip ucunu çekince fora boşalır ve bağ çözülür.Håll höger i spåret, så undviker du kollisioner.
Abdülaziz’in ilgisini çekince, resim öğrenimi için Paris’e gönderildi (1864).Коли він привернув увагу Абдулазіза, його відправили до Парижа на освіту з живопису (1864).
Karşılaştırmalar, Aguilera "Not Myself Tonight" single'ına klip çekince 2010'da da devam etti.Zahrála si ve videoklipu Christiny Aguilery k písničce "Not Myself Tonight" v roce 2010.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Sosem féltem a folytatásoktól.
1995 - Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye tarafından çekince koyularak kabul edildi.2005 – Kioton ilmastosopimus astui voimaan Venäjän ratifioitua sen.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.«Ποτέ δεν υπήρξε κανένας δισταγμός.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Når dette er kniplet igennem, fjernes alle nålene, og knipling og stokke løftes op.
Geçim sıkıntısı çekince Mısır’a giderek devlet hizmetinde çeşitli görevler aldı.I takt med farens sviktende helse fikk han stadig flere oppdrag i regjeringen.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Steinen ble senere avslørt å være den samme som Arthur trakk sverdet Excalibur fra.
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.Lantas, apabila ia mendapatkan mangsanya, air yang telah ia teguk dimuntahkan.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Công ơn ấy, tôi không bao giờ quên.
Bizim yaptığımız bir şeyi üstlenmekle ilgili çekincemiz yok.俺は自分のやるべきことについて何の迷いもない。
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.水を加えると白濁する(ウーゾ効果)。
Carl, Michonne hakkındaki çekincelerini babasıyla paylaşır.オスカーはウィリアムに自分の父のことを話す。
Suyu çekince bir defa daha karıştırıp ateşten alınız.叛亂平亂之後,以髮為記,論功行賞取水防火。
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.지금까지 열애설 난적이 한번도 없다.
1867'de bu durum ordunun dikkatini çekince onu uzak bir yere Florida Panhandle'a transfer ettiler.ב-1867, הבחינו רשויות הצבא בהתנהגותו (שנחשבה בזמנו למוזרה) והעבירו אותו למוצב נידח בפלורידה.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Ma ei ole kunagi kedagi kartma pannud.
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Att härförare förde an i Israel, att folket villigt följde dem -- loven HERREN därför!
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Dla pomsty uczynionej w Izraelu, a iż się na to dobrowolnie lud ofiarował, błogosławcie Pana.
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Frem stod Høvdinger i Israel, Folket gav villigt Møde, lover HERREN!
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Hogy a vezérek vezettek Izráelben, Hogy a nép önként kele föl: áldjátok az Urat!
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Hvalite GOSPODA, da so se vodniki postavili na čelo v Izraelu, da je šlo ljudstvo radovoljno v boj!
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun."Johtajat johtivat Israelia, kansa oli altis - siitä te kiittäkää Herraa.
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.이스라엘의 두령이 그를 영솔하였고 백성이 즐거이 헌신하였으니 여호와를 찬송하라
‹‹İsrailin önderleri başı çekince, Halk gönüllü olarak savaşınca RABbe övgüler sunun.Lobet den HERRN, daß Israel wieder frei geworden ist und das Volk willig dazu gewesen ist.