çekin ile cümle
çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl maaş çekini almaya geldi.Fadil came to take his paycheck.
Fadıl para için öldürmekten çekinmez.Fadil doesn't hesitate to kill for money.
İsterseniz fotoğraf çekin.Take pictures if you want.
Herhangi bir sorunuz varsa lütfen sormaktan çekinmeyin.If you have any questions, please don't hesitate to ask.
Telefonu fişten çekin.Unplug the phone.
İstediğiniz zaman ayrılmaktan çekinmeyin.Feel free to leave anytime you want to.
Benimle aynı görüşte olmamaktan çekinmeyin.Feel free to disagree with me.
Yaşça senden büyük olduğum için konuşmaktan çekinme.Don't hesitate to speak just because I am elder.
Yaşım büyüm olduğu için konuşmaktan çekinme.Don't hesitate to speak just because I am elder.
Tom neden bunu yapmaktan çekiniyor?Why is Tom reluctant to do that?
İstediğiniz zaman aramaktan çekinmeyin.Feel free to call whenever you like.
Tom eskisi kadar çekingen değil.Tom isn't as timid as he used to be.
Tom kızlarla konuşmak için çok çekingen.Tom is too shy to talk to girls.
Sanırım Tom Mary ile konuşmak için çok çekingen.I think Tom is too shy to talk to Mary.
Bir şeye ihtiyacınız olursa aramaya çekinmeyin.Feel free to call if you need anything.
Bence Tom seninle konuşmak için çok çekingen.I think Tom is too shy to talk to you.
Tom'un bu kadar çekingen olacağını düşünmedim.I didn't think Tom would be so timid.
Lütfen buzdolabından herhangi bir şey yemekten çekinmeyin.Please feel free to eat anything in the refrigerator.
Sami, Leyla'nın çekini ödemek istemedi.Sami didn't want to cash Layla's check.
Sami çekinmedi.Sami didn't flinch.
Sami, Leyla'nın çekini ödedi.Sami cashed Layla's check.
Tom çekin parasını ödedi.Tom cashed the check.
İstediğin yere oturabilirsin, çekinme.Feel free to sit anywhere you want.
Yardıma ihtiyacınız varsa, bizi aramaktan çekinmeyin.If you need help, feel free to call us.
Bir şeye ihtiyacınız olursa istemeye çekinmeyin.Don't hesitate to ask if you need something.
Tom kendi kusurlarından bahsetmekten çekinmiyordu.Tom wasn't afraid to talk about his own shortcomings.
Sami çekin yaptı.Sami checked in.
Sami çekin yaptı ve uçağa bindi.Sami checked in and boarded the plane.
Tom teklifi çekinmeden kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Tom öneriyi çekinmeden kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Bu hayatta, istedikleri şeyi elde etmek için hiçbir şeyden çekinmeyecek insanlar var.There are people who will stop at nothing to get what they want in this life.
Çekinmeden bütün bir limonu yiyebilir.He can eat an entire lemon without wincing.
Kız çok çekingen.The girl is too shy.
Gençlerin boyunun kısalığıyla eğlenmesinden çekinir.He is concerned about young people's making fun of his being very short.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.The death of his father changed Yamauchi, and he grieved for months and cried freely.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.They just don't dare express themselves as we did.
Papa, Henry'dense İmparator V. Charles'tan daha fazla çekinmiş olarak göründü.The Pope seemed more afraid of Emperor Charles V than of Henry.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Avoid harm to others.
Melisande bir cevap vermekten çekinir.Hattie is afraid to answer.
"Çekilme belirleyicileri: Çekingen kişilik bozukluğu Olası öncüleri"."Predictors of withdrawal: Possible precursors of avoidant personality disorder".
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Arab towns in Israel are reluctant to collect city taxes from their residents.
Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi.From early on, he showed no inhibitions in his criticism of Colombian and foreign politics.
Baskıdan çekinmiyorum.I'm not afraid of pressure.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Do not be fearful or cowardly.
Uçunmak, korkmak, çekinmek demektir.Afraid, Afraid, Afraid.
Amacına ulaşmak için işkence etmekten çekinmez.She doesn't hesitate to lie to reach her aim.
Bu çekingenliğinin sonucu olarak Amiral Ingenohl'un itibarı büyük ölçüde zarara uğradı.Admiral Ingenohl's reputation suffered greatly as a result of his timidity.
Bir genin baskın mı yoksa çekinik mi olduğu da önemli değildir.It also does not matter whether a gene is dominant or recessive.
İnsanların neden riskten çekindikleriyle ilgili olarak farklı hipotezler sunulmuştur.Different hypotheses have been proposed to explain why people fear dread risks.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.He also recorded the men's activities in the loft without them knowing.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.The inhabitants of Ploieşti revolted, and the ispravnics were afraid to take any measure.
Pek sosyal birisi değil, çekingendir.Not very social but very observant.
Rousey maçı domine etti ve Bliss ona saldırmaktan çekindi.Rousey dominated the entire match while Bliss mounted almost no offense at all.
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.Aestivation only occurs during unusual drought conditions.
Fetih bu grupla anılmaktan çekinmektedir.Firtsak matched this feat.
Örgülü: Çekingen biridir.Mitra, Sramana.
Bazılarının çekingenlikle karşıladığı tezler kabul edildi.Some with the honors they have received.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.We learn that his problem with constipation has been ongoing since at least this time.
Bizim yaptığımız bir şeyi üstlenmekle ilgili çekincemiz yok.We should not focus on anything other than the thing that we are doing.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.There was no sense in trying to fool each other.
İlgili Sayfalar