çekin ile cümle
çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seung Jo Oppa, hadi fotoğraf çekinelim.Σουνγκ Τζο όππα, ας βγάλουμε μια φωτογραφία.
Seung Jo Oppa, hadi fotoğraf çekinelim.Бек Сънг Джо, да се снимаме.
Seung Jo Oppa, hadi fotoğraf çekinelim.Сын Чжо оппа, давай сфотографируемся.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Bây giờ, chúng ta hãy hít bầu không khí trong lành trong căn phòng này.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Inspirați aerul curat din această cameră.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.지금 바로 이 강당 안의 투명한 공기를 들이마셔 보세요.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Neem een diepe ademteug van deze heldere lucht in deze kamer.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Nehmen Sie einen Atemzug der klaren Luft in diesem Saal.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Ora fate un bel respiro dell'aria fresca di questa stanza.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Prenez une grande bouffée, maintenant, de l'air pur de cette pièce.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Respirem fundo o ar puro desta sala.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Respiren ahora mismo el aire puro de este recinto.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Szívjanak egyet most rögtön ebből a tiszta levegőből a teremben.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Tariklah nafas dari udara bersih di ruangan ini sekarang.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Zhluboka se teď nadechněte toho čistého vzduchu v této místnosti.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Zróbcie teraz wdech i odetchnijcie czystym powietrzem tej sali.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Πάρτε μια ανάσα αμέσως τώρα σε αυτόν τον καθαρό αέρα του δωματίου.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Вдихніть чистого повітря цієї кімнати.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Вдишайте точно сега от чистия въздух в стаята.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.Прямо сейчас сделайте вдох и вдохните чистого воздуха этой комнаты.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.קחו כעת נשיפה של האוויר הצלול בחדר הזה.
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.خذوا نفساً الآن .. من هذا الهواء النظيف في هذه الغرفة
Şimdi, bu salonun içini dolduran temiz havayı içinize çekin.息を吸ってみてください さて画面には奇妙な
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunNe prend pas la peine de me demander si tu es jolie Tu sais ce que je dirai :
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunSi es la perfección lo que buscas, sigue siendo como eres
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunTakže se neobtěžuj ptaním Jestli vypadáš dobře Protože víš, že řeknu
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunТака че, дори не си прави труда да ме питаш дали изглеждаш добре, защото знаеш какво ще кажа:
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunТак, даже не потрудились спрашивать если вы посмотрите хорошо, вы знаете, я скажу,
Sormaktan çekinme Güzel görünüyorsan söylerim biliyorsunلذا لا تزعجي نفسك وتسأليني عن جمالك تعلمين أني ساقول
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Adica, cred ca multi suntem speriati de a avea o conversatie despre razboi, si despre politica.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Chodzi o to, że wydaje mi się, że wielu z nas boi się rozmawiać o wojnie. i o polityce.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Je pense que beaucoup d'entre nous ont très peur de discuter de la guerre, et de politique.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.무슨 말이냐면 저는 우리 대다수가 전쟁이나 정치에 대해 얘기하는 걸 아주 거리낀다고 생각하거든요.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Muchos nos sentimos muy inseguros al hablar acerca de la guerra... y hablando de política.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Velen van ons zijn erg bang om over oorlog en politiek te praten.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Viele von uns fürchten sich sehr vor Gesprächen über Krieg und Politik.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Което е, че според мен много от нас много се страхуват да водят разговори за война и за политика.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.Я говорю о том, что многие из нас очень бояться говорить о войне и о политике.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.שהוא, לדעתי רבים מאיתנו חוששים לשוחח על מלחמה ועל פוליטיקה.
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.ا لذي هو , اعتقد أن الكثير منا يخشي ان يتحدث عن ا لحرب , وعن السياسة .
Şöyle ki, ben birçoğumuzun savaş ve politika hakkında konuşmaktan çekindiğini düşünüyorum.何故かと言うと もしかしたら意見が別れ
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Albowiem nie chroniłem się, żebym wam nie miał oznajmić wszelkiej rady Bożej.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Căci nu m'am ferit să vă vestesc tot planul lui Dumnezeu.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.car je vous ai annoncé tout le conseil de Dieu, sans en rien cacher.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.denn ich habe euch nichts verhalten, daß ich nicht verkündigt hätte all den Rat Gottes.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.for jeg holdt ikke noget tilbake, men forkynte eder hele Guds råd.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.이는 내가 꺼리지 않고 하나님의 뜻을 다 너희에게 전하였음이라
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Lebo som sa neutiahol z nejakej príčiny, aby som vám nebol zvestoval celej rady Božej.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Mert nem vonogattam magamat, hogy hirdessem néktek az Istennek teljes akaratát.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Nebť jsem neobmeškal zvěstovati vám všeliké rady Boží.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.perché non mi sono sottratto al compito di annunziarvi tutta la volontà di Dio
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Porque não me esquivei de vos anunciar todo o conselho de Deus.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.porque no he rehuido el anunciaros todo el consejo de Dios
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Sillä minä en ole vetäytynyt pois julistamasta teille kaikkea Jumalan tahtoa.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.thi jeg unddrog mig ikke fra at forkynde eder hele Guds Råd.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Tidak pernah saya lari dari tugas saya untuk menjelaskan kepada kalian seluruh rencana Allah
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Ty jag har icke undandragit mig att förkunna för eder allt Guds rådslut.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Vì tôi không trễ nải một chút nào để tỏ ra cho biết hết thảy ý muốn của Ðức Chúa Trời.
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Vì tôi không trễ_nải một_chút nào để tỏ ra cho_biết hết_thảy ý_muốn của Ðức_Chúa_Trời .
Tanrının isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.Want ik heb u alles over Gods wil en plan verteld.
İlgili Sayfalar