çekin ile cümle

çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"Δεν πάει καλά, είμαι φοβισμένος," δήλωσε ο Alice, δειλά? "Μερικές από τις λέξεις έχουμε μεταβληθεί. "
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"Не е съвсем така, аз се страхувам," каза Алис, плахо; "имат ли някои от думите променени. "
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"Не зовсім вірно, я боюся, 'сказала Аліса, несміливо,' деякі слова придбали змінені.
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"Не совсем верно, я боюсь, 'сказала Алиса, робко,' некоторые слова приобрели изменены.
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"לא לגמרי בסדר, אני חושש," אמרה אליס, בביישנות: "כמה מילים יש לי שונה. "
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '"ليس صحيحا تماما ، وأنا خائف ، وقال اليس ، على استحياء ؛' بعض الكلمات قد حصلت على تغيير ".
'OLDUKÇA sağ, korkarım,' Alice çekinerek dedi 'bazı kelimelerin var değiştirdi. '変更。" "それは最初から最後まで間違っている、"キャタピラーは明らかだ、とあった
Ön_cekini BulFinn forri_ge
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;A fejedelmek abbahagyták a beszédet, és tenyeröket szájukra tették.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Bahkan para pembesar berhenti berkata-kata
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;da die Obersten aufhörten zu reden und legten ihre Hand auf ihren Mund;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Då höllo hövdingar tillbaka sina ord och lade handen på munnen;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;høvdinger lot være å tale og la hånden på sin munn;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Høvdinger standsed i Talen og lagde Hånd på Mund,
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;i notabili sospendevano i discorsi e si mettevan la mano sulla bocca
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;knezi so zadrževali besede, položivši roko na usta svoja,
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Kniežatá zdŕžaly slovami a kládli ruku na svoje ústa;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Knížata choulili se v řečech, anobrž ruku kladli na ústa svá.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;방백들은 말을 참고 손으로 입을 가리우며
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Les princes arrêtaient leurs discours, Et mettaient la main sur leur bouche;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Los magistrados detenían sus palabras, y ponían la mano sobre sus bocas
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Mai marii îşi opriau cuvîntările, şi îşi puneau mîna la gură.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Những quan trưởng kiêng nói , Và lấy tay bụm miệng ;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Những quan trưởng kiêng nói, Và lấy tay bụm miệng;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;os príncipes continham as suas palavras, e punham a mão sobre a sua boca;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;päämiehet lakkasivat puhumasta ja panivat kätensä suulleen.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Przełożeni przestawali mówić, a ręką zatykali usta swoje.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Vooraanstaande mensen stonden er zwijgend bij en namen aan wat ik zei.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Οι αρχοντες επαυον ομιλουντες και εβαλλον χειρα επι το στομα αυτων.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;князья удерживались от речи и персты полагали на уста свои;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;Първенците се въздържаха от говорене, И туряха ръка на устата си;
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;שרים עצרו במלים וכף ישימו לפיהם׃
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;العظماء امسكوا عن الكلام ووضعوا ايديهم على افواههم.
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;王 子 都 停 止 說 話 、 用 手 摀 口
Önderler konuşmaktan çekinir, Elleriyle ağızlarını kaparlardı;王子 都 停止 說話 、 用手 摀口
O pek emin değildi bana söylerdim, 'Alice, biraz çekinerek söyledi그녀는 확신이 서질 않았어요에 대해 '당신은 나에게 말해 줄수있어주세요'앨리스, 조금은 timidly했다
O pek emin değildi bana söylerdim, 'Alice, biraz çekinerek söyledi"אנא, היית אומרת לי," אמרה אליס, קצת בחשש, כי היא לא היתה בטוחה
O pek emin değildi bana söylerdim, 'Alice, biraz çekinerek söyledi'الرجاء أن تخبرني ، قال أليس ، قليلا على استحياء ، لأنها لم تكن متأكدا تماما
O pek emin değildi bana söylerdim, 'Alice, biraz çekinerek söylediそれが最初に話すために彼女の良いマナー、"なぜあなたの猫のにやにや笑いのようなものだったかどうか
Örneğin, benim durumumda çekin. Ben kelle.예를 들어, 내 케이스를 가져가라. 저는 바보.
Örneğin, benim durumumda çekin. Ben kelle.تأخذ حالتي ، على سبيل المثال. أنا أحمق.
Örneğin, benim durumumda çekin. Ben kelle.私は半分のことを覚えていればよく、人々は私のduring私を教えることを試みた
Örneğin, benim durumumda çekin.Ia cazul meu, de exemplu.
Örneğin, benim durumumda çekin.Lấy trường hợp của tôi, ví dụ.
Örneğin, benim durumumda çekin.Membawa kasus saya, misalnya.
Örneğin, benim durumumda çekin.Môj prípad, napríklad.
Örneğin, benim durumumda çekin.Můj případ, například.
Örneğin, benim durumumda çekin.Neem mijn geval, bijvoorbeeld.
Örneğin, benim durumumda çekin.Nehmen Sie mein Fall, zum Beispiel.
Örneğin, benim durumumda çekin.Ottakaa minun tapauksessa esimerkiksi.
Örneğin, benim durumumda çekin.Prendete il mio caso, per esempio.
Örneğin, benim durumumda çekin.Prenez mon cas, par exemple.
Örneğin, benim durumumda çekin.Tag mit tilfælde, for eksempel.
Örneğin, benim durumumda çekin.Ta mitt fall, till exempel.
Örneğin, benim durumumda çekin.Vegyük az én esetemben, például.
Örneğin, benim durumumda çekin.Vzemi moj primer, na primer.
Örneğin, benim durumumda çekin.Weź moim przypadku, na przykład.
Örneğin, benim durumumda çekin.Πάρτε την περίπτωση μου, για παράδειγμα.
Örneğin, benim durumumda çekin.Вземете моя случай, например.
Örneğin, benim durumumda çekin.Візьміть моєму випадку, наприклад.
İlgili Sayfalar