çekin ile cümle

çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fotoğrafta bir arkasında bir tatilde doğru çan hemen üzerinde panel sürgülü çekin.התצלום הוא בגומחה מאחורי הזזה הפאנל שמעל הפעמון הימני למשוך.
Fotoğrafta bir arkasında bir tatilde doğru çan hemen üzerinde panel sürgülü çekin.الصورة الفوتوغرافية في عطلة خلف انزلاق لوحة فقط فوق جرس اليمين سحب.
Fotoğrafta bir arkasında bir tatilde doğru çan hemen üzerinde panel sürgülü çekin.右の鐘のすぐ上にパネルをスライド 引き出します。 彼女はすぐにあった、私がキャッチ
Genel olarak cinsiyete bağlı herhangi bir özellik çekinikse, bir erkek bunu kesin olarak gösterecektir.그리고 모든 성 관련 형질에서
Genel olarak cinsiyete bağlı herhangi bir özellik çekinikse, bir erkek bunu kesin olarak gösterecektir.Y, más generalmente, cualquier propiedades dependientes de sexo, donde
- Genel olarak cinsiyete bağlı herhangi bir özellik çekinikse, bir erkek bunu kesin olarak gösterecektir.وعموما لأى صفة مرتبطة بالجنس,اذا هى متنحية,
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Beato l'uomo che teme sempre, chi indurisce il cuore cadrà nel male
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Bienaventurado el hombre que siempre teme, pero el que endurece su corazón caerá en el mal
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blagor človeku, ki je v strahu vedno, kdor pa zakrkne srce svoje, zvrne se v nesrečo.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blahoslavený člověk, kterýž se strachuje vždycky; ale kdož zatvrzuje srdce své, upadne ve zlé.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blahoslavený človek, ktorý sa vždycky strachuje; ale ten, kto zatvrdzuje svoje srdce, padne do zlého.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Błogosławiony człowiek, który się zawsze boi; ale kto zatwardza serce swoje, wpada w złe.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Boldog ember, a ki szüntelen retteg; a ki pedig megkeményíti az õ szívét, bajba esik.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Feliz é o homem que teme ao Senhor continuamente; mas o que endurece o seu coração virá a cair no mal.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Ferice de omul care se teme necontenit, dar cel ce-şi împietreşte inima cade în nenorocire. -
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Gelukkig is hij die ontzag heeft voor de HERE; maar wie opstandig blijft, wordt in het verderf gestort.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Hormatilah TUHAN selalu, maka engkau akan bahagia. Jika engkau melawan Dia, engkau mendapat celaka
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.항상 경외하는 자는 복되거니와 마음을 강퍅하게 하는 자는 재앙에 빠지리라
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Người nào hằng kính sợ luôn luôn lấy làm có phước thay; Còn ai cứng lòng mình sẽ sa vào tai nạn.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Người nào hằng kính sợ luôn_luôn lấy_làm có phước thay ; Còn ai cứng lòng mình sẽ sa vào tai_nạn .
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Salig er det menneske som alltid frykter; men den som forherder sitt hjerte, faller i ulykke.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Saligt det Menneske, som altid ængstes, men forhærder man sit Hjerte, falder man i Ulykke.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Säll är den människa som ständigt tager sig till vara; men den som förhärdar sitt hjärta, han faller i olycka.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Wohl dem, der sich allewege fürchtet; wer aber sein Herz verhärtet, wird in Unglück fallen.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Μακαριος ο ανθρωπος ο φοβουμενος παντοτε οστις ομως σκληρυνει την καρδιαν αυτου, θελει πεσει εις συμφοραν.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Блажен оня човек, който се бои винаги, А който закоравява сърцето си ще падне в бедствие.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Блажен человек, который всегда пребывает в благоговении; а кто ожесточает сердце свое, тот попадет в беду.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.אשרי אדם מפחד תמיד ומקשה לבו יפול ברעה׃
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.طوبى للانسان المتقي دائما. اما المقسي قلبه فيسقط في الشر.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.常 存 敬 畏 的 、 便 為 有 福 . 心 存 剛 硬 的 、 必 陷 在 禍 患 裡
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.常 存 敬畏 的 、 便為 有福 . 心存剛 硬的 、 必 陷 在 禍患裡
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››aber stehe auf, steig hinab und zieh mit ihnen und zweifle nicht; denn ich habe sie gesandt.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Ale vstaň, sídi a iď s nimi a nič nepochybuj, pretože som ich ja poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››alzati, scendi e và con loro senza esitazione, perché io li ho mandati»
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Ayo lekas turun ke bawah dan jangan ragu-ragu mengikuti mereka, sebab Akulah yang menyuruh mereka.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››일어나 내려가 의심치 말고 함께 가라 내가 저희를 보내었느니라 하시니
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Levanta-te, pois, desce e vai com eles, nada duvidando; porque eu tos enviei.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Levántate, pues, y baja. No dudes de ir con ellos, porque yo los he enviado.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››lève-toi, descends, et pars avec eux sans hésiter, car c`est moi qui les ai envoyés.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››men stå op, stig ned, og drag med dem uden at tvivle; thi det er mig, som har sendt dem."
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››niin nouse nyt, astu alas ja mene arvelematta heidän kanssaan, sillä minä olen heidät lähettänyt".
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Nosza kelj fel, eredj alá, és minden kételkedés nélkül menj el õ velök: mert én küldöttem õket.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Protož vstana, sejdi dolů a jdi s nimi, nic nepochybuje; neboť jsem já je poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Przetoż wstawszy, zstąp, a idź z nimi, nic nie wątpiąc, bomci ja je posłał.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››scoală-te, pogoară-te, şi du-te cu ei, fără şovăire, căci Eu i-am trimes.``
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Sta op, ga naar beneden en aarzel niet met hen mee te gaan, want Ik heb hen gestuurd."
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››stå op og gå ned, og dra med dem uten å tvile! for det er jeg som har sendt dem.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Stå upp, och gå ditned och följ med dem, utan att tveka; ty det är jag som har sänt dem.»
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vậy , hãy đứng_dậy , xuống mà đi với họ , chớ hồ_nghi , vì ta đã sai họ đó .
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vậy, hãy đứng dậy, xuống mà đi với họ, chớ hồ nghi, vì ta đã sai họ đó.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vstani torej, stopi doli in pojdi ž njimi brez pomišljevanja; zakaj jaz sem jih poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››σηκωθεις λοιπον καταβηθι και υπαγε μετ' αυτων, μηδολως δισταζων, διοτι εγω απεστειλα αυτους.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››встань, сойди и иди с ними, нимало не сомневаясь; ибо Я послал их.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››И тъй, Петър слезе при човеците и рече: Ето, аз съм оня, когото търсите. По коя причина дойдохте?
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Уставши ж, зійди та йди з ними, не розбираючи; бо я післав їх.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››לכן קום רד ולכה נא אתם ואל תתמהמה כי אנכי שלחתים׃
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››‎لكن قم وانزل واذهب معهم غير مرتاب في شيء لاني انا قد ارسلتهم.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››起 來 、 下 去 、 和 他 們 同 往 、 不 要 疑 惑 . 因 為 是 我 差 他 們 來 的
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››起來 、 下去 、 和 他 們 同往 、 不 要 疑惑 . 因為 是 我 差 他 們來的
HEMEN YERE YATIP 20 ŞINAV ÇEKİN!!A TERRE ET FAITES-MOI 20 POMPES !!!
İlgili Sayfalar