çekimler ile cümle

çekimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Aquí hay algunas tomas del CCTV.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.이건 그 CCTV 기록인데요.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Ecco alcune video registrazioni.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Esta é uma sequência filmada CCTV.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Här ser ni lite inspelat material.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Hier is zulk videomateriaal.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Hier sind einige Überwachungsbilder.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Iată aici niște înregistrări ale camerei de supraveghere.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Ini adalah beberapa rekaman CCTV-nya.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Ở đây có một vài thang đo chiều dài CCTV.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Tady je jejich záznam.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Tu jest trochę materiału z zapisu kamer przemysłowych.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Tu je takýto videozáznam.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Voici quelques séquences CCTV.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Вот некоторые такие кадры видеонаблюдения.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.Ето част от заснетия материал.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.הנה כאן קטע מצילום במעגל סגור.
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.هنا بعض صور لكاميرات مراقبة تليفزيونية .
İşte bu kamera çekimlerinin bir kısmı.ハエは部屋の真ん中に来たとき、
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Esperamos poder usar parte de eso en un comercial nacional.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Mamy nadzieje, że uda nam się wykorzystać tą część w ogólnokrajowej reklamie.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Nous espérons pouvoir en utiliser une partie pour un spot national.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Reméljük, ennek egy részletét felhasználhatjuk egy országos reklámban is, igen.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Sperăm să putem folosi o parte din această filmare într-o reclamă difuzată pe plan național, OK?
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Speriamo di poter usare una parte di questo per una pubblicità nazionale.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Toivomme, että voimme käyttää osaa tästä maanlaajuisessa mainoksessa.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Vi håber vi kan bruge en del af dette i en national reklame, ikke?
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Vi hoppas att vi kan använda en del av detta för en nationell reklamkampanj, ok.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.We hopen dat we dit kunnen gebruiken als onderdeel van een nationale campagne, OK.
Kadın: Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Надяваме се, че ще можем да използваме част от това за национална реклама, нали така?
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp a continuat să scrie în studiul său, până la fotografii îl trezit.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp folytatta írásban tanulmányában, amíg a lövés váltott vele.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp tinha continuado a escrever em seu estudo, até os tiros despertou ele.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.El doctor Kemp había seguido escribiendo en su estudio hasta que los tiros lo despertaron.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Kemp oli jatkunut kirjallisesti hänen tutkimuksissaan kunnes laukaukset herättivät hänet.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Kemp pokračoval psát ve své studii až výstřely ho vzbudil.
Orada iyi çekimler yapmak zor değildi.Nebylo opravdu těžké vydolovat z toho velkolepě vypadající záběry,
Orada iyi çekimler yapmak zor değildi.Nie było trudno złapać parę dobrych ujęć, bo wiesz, tak naprawdę malujesz rzeczy światłem.
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi. Çok büyüktü, kesinlikle muazzamdı.Kiedy byłem dzieckiem, to było niesamowite, bo gdy śledził sondy na księżyc, przesuwano ten ogrom po torach.
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.왜냐하면 달의 움직임을 쫓아서 레일 위를 움직이면서
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.Toen de opnames van de maan plaatsvonden, bewoog dit ding zich over rails.
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.Беше страхотно. защото му се махаха антените и се движеше по релси.
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.מאחר שהטיסות לירח המריאו, וכל הדבר הזה היה זז על מסילות.
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.لأنه بالإمكان أخذ لقطات للقمر و هذا الشيء ممكن أن يتحرك على قضبان
Raylar üzerinde hareket edebilir ay çekimleri yapabilirdi.とても巨大なものだった
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Aku membuat film di daerah perah, sulit dan berbahaya.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Am filmat în zone de război -- dificil şi periculos.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Filmé en zonas de guerra... difícil y peligroso.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Filmei em zonas de guerra — difícil e perigoso.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Filmoval som vo vojnových zónach - zložité a nebezpečné.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Forgattam háborús zónákban - ez nehéz és veszélyes is.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Ho filmato in zone di guerra -- difficile e pericoloso.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Ich habe in Kriegsgebieten gefilmt -- schwierig und gefährlich.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.J'ai filmé dans des zones de guerre -- difficile et dangereux.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Jeg filmede i krigszoner -- svært og farligt.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Kręciłem film w strefie wojny, co było trudne i niebezpieczne.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Natáčel jsem ve válečných zónách - obtížné a nebezpečné.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Βιντεογράφησα σε εμπόλεμες περιοχές -- δύσκολο και επικίνδυνο.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Снимах във военни зони -- тежко и опасно.
Savaş alanlarında çekimler yaptım -- Hem zor hem de tehlikeli bir durum.Я знімав фільм у зоні бойових дій -- складно і небезпечно
İlgili Sayfalar