çekilir ile cümle

çekilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sodyum ve klorür iyonlarını suya koyduğunuzda, pozitif sodyum iyonları suyun negatif uçlarına çekilir. . . .그래서 나트륨과 염소 이온을 방에 넣는다면 혹은 물 용액에 넣는다면, 나트륨 양이온은 이 음의 쌍극자 쪽에 끌리게 되고
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Ada ikan-ikan yang terjebak di bebatuan karena surutnya air.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.C'erano pesci intrappolati nelle concavità della roccia dopo che l'acqua si era ritirata.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Có vài con cá bị kẹt trong vũng nước đọng phía sau chỗ nước rút.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Erau pesti prinsi in ochiurile de apa formate in recif prin retragerea apelor.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Fische waren vom zurückgehenden Wasser in den Felsbassins gefangen.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Había peces atrapados en las piscinas de rocas que dejó el descenso del agua.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Il y avait des poissons pris au piège dans les flaques entre les rochers laissées par l'eau qui reculait.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.바닷물이 썰물로 빠질대면 바위 틈에 웅덩이가 생겨서 물고기가 잡히곤 했죠
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Maar nu zag je rotsen droog liggen met plasjes met vissen erin.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Ryby były uwięzione w oczkach wodnych, które się utworzyły po ustąpieniu wody.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Несколько рыб оказались в каменной заводи, образовавшейся из-за отлива.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Някои риби бяха изостанали във водата между скалите, далеч от отдръпналата се вода.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.היו דגים כלואים בבריכות מסולעות שנגלו לאחר נסיגת המים
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.كانت هناك أسماك عالقة في برك صخرية خلفها انحسار المياه
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.子供たちはそこに飛び込んで
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.A cocaína em pó é geralmente inalada e, por vezes, injectada.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.A por formában lévő kokaint jellemzően szippantják (belélegzik), ritkábban injektálják.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Cocaïne in poedervorm wordt over het algemeen gesnoven en, in mindere mate, geïnjecteerd.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Dieser Strauch wird hauptsächlich in Südamerika angebaut.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Jauhemaista kokaiinia käytetään yleensä nuuskaamalla ja harvemmin suonensisäisesti.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Kokaínový prášok sa zvyčajne šnupe (vdychuje) a menej často užíva injekčne.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Kokainpulver bliver typisk sniffet (inhaleret) og sjældnere injiceret.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Kokain v prahu se najpogosteje njuha (vdihava), manj pogosto se injicira.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.La cocaína en polvo normalmente se esnifa y, con menor frecuencia, se inyecta.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.La cocaina in polvere viene in genere sniffata (inspirata) e, meno frequentemente, iniettata.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.La poudre de cocaïne est généralement sniffée et, plus rarement, injectée.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Praful de cocaină este, de obicei, prizat (insuflat) şi mai rar, injectat.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Práškový kokain se obvykle šňupe (vdechuje), méně časté je nitrožilní užívání.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Proszek kokainowy zażywany jest zazwyczaj przez wciąganie nosem (wdychanie), a rzadziej przez wstrzykiwanie.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Pulverkokain sniffas vanligen (inhaleras), medan injicering är mindre vanligt.
Toz kokain yaygın olarak burundan çekilir ve, daha seyrek olarak da, enjekte edilir.Кокаинът на прах обикновено се смърка (вдишва) и порядко се инжектира.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.A myslím, že keby ste len šiel nabok a pán Romney by to celé prevzal.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.Cred că dacă faceți un pas la o parte, Dl Romney poate prelua ștafeta.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.E credo che se tu ti fai semplicemente da parte il Sig. Romney può prendere il posto.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.Et je pense que si vous laissiez la place et M. Romney peut de quelque manière prendre le flambeau.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.Und wenn Sie da so zur Seite stünden und Herr Romney könnte da so übernehmen.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.Y pienso que debería hacerse a un lado y dejar que el Sr. Romney tome el mando.
Ve bence eğer siz biraz kenara çekilirseniz Bay Romney yönetimi devralabilir.Νομίζω είναι η ώρα να κάνετε στην άκρη και ο κ. Ρόμνει να αναλάβει.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.en als een conflict in een regio wortel schiet, kan ze worden meegezogen en deel van het probleem worden.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.i kiedy konflikt zakorzeni się w religii, religia może zostać wchłonięta i stać się częścią problemu.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.그러나 갈등이 종교를 물들이면 종교가 빨려들어 갈 수는 있습니다.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.și când un conflict are caracter religios, religia poate să fie înșelată și să devină parte din problemă.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.und wenn ein Konflikt in Religion eingebettet wird, kann sie mit hineingezogen und Teil des Problems werden.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.и когато в даден регион възникне конфликт, религията може да бъде засмукана и да стане част от проблема.
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.וכאשר מתגלע סכסוך באזור, הדת יכולה להישאב פנימה
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.وعندما يصبح النزاع سارياً في منطقة فيمكن للدين أن يتوغل
ve bir çatışma bir din içine gömüldüğünde, din problemin içine çekilir ve problemin bir parçası oluverir.問題の一部を担ってしまいます 極めて暴力的な時代です
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Aber er weicht zurück und er geht noch einmal hoch und tötet ihn fast.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.A podíde k nemu a takmer ho zabije.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Apoi se îndepărtează şi se duce la el din nou şi aproape că-l omoară.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.E os críticos, que se sentam sempre na última fila, e têm que ter uma opinião, dizem:
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.또 거의 죽일 뻔 했다가 나오지요.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.le tue presque, mais s'arrête, et il y retourne, le tue presque.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Majd visszahátrál majd megint odamegy hozzá, és megint majdnem megöli.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Ma non lo fa, e poi lo affronta di nuovo e quasi lo uccide.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Men så backar han ur innan han söker upp honom igen och nästan dödar honom
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Namun dia mundur dan dia datang lagi dan hampir membunuh pamannya itu.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Nhưng anh ta lùi về, rồi lại tiến lên và suýt giết được người chú lần nữa.
Ve birden, geri çekilir ardından tekrar ona yönelir ve neredeyse öldürür.Pak si to ale vždy rozmyslí a takhle se to pořád opakuje.
İlgili Sayfalar