çekerler ile cümle

çekerler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar yüksek kalitede ürünler sunarak müşteri çekerler.They attract customers by offering high-quality goods.
Bazı insanlar özür dilemekte zorluk çekerler.Some people have difficulty apologizing.
Diş hekimleri dişlerinizi incelemek için röntgen çekerler.Dentists take x-rays to examine your teeth.
Negatif elektronlar pozitif elektronlar çekerler.Negative electrons attract positive electrons.
Bazı eleştirmenler ayrıca yazar masraflarının finanse edilmesindeki eksikliğe de dikkat çekerler.Some critics also point out the lack of funding for author fees.
Kellerman ve Lincoln silahlarını çekerler.Kersey and Rodriguez collect weapons.
Bu iyonlar bir araya getirildiklerinde bir kristal oluşturmak üzere birbirlerini çekerler.When they are together they fight, when they are apart they cry.
Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler.They retracted their claws when walking.
Ayrıca learn to fly gibi komik ve eğlenceli klipleriyle de dikkat çekerler.Also, he knows how to draw, and to draw in a funny way.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Around twenty to thirty men help construct it.
Ve doktorlar Tanrı kompleksinden sıklıkla çekerler.And doctors suffer from the God complex a lot.
Sizi kubbeye, önemli teolojik anın gerçekleştiği yere çekerler.Into the apse where you'd have a great theological moment happening.
Ve kovalent bağları oluşturduklarında elektronları çekerler.And when they form covalent bonds, they hog the atoms [correction: electrons].
İlgimizi çekerler miydi?Would they intrigue us?
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.And those bumps are hydrophilic; they attract water.
Biz bir ondalık istiyorum, bu yüzden orada ondalık koymak 0 'aşağı çekerler.We want a decimal, so let's put the decimal right there and keep bringing down 0's.
Ama bebekler için, ölümcüldür. İshal yüzünden besin eksikliği çekerler ve vücutları susuz kalır.They lack nutrients, and diarrhea dehydrates them.
Ve eğer bir tür altyapıları varsa, bunu devam ettirmekte güçlük çekerler.And if they had some infrastructure, they have difficulty maintaining it.
Bu sefer ben çekerler eminim kapatmış olursunuz.This time I'm convinced that I shall pull it off.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.But they only suffer pain by living in their memories
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Yaptıklarından başka bir şeyin mi cezasını çekerler?Will they be requited for anything but what they did?
Bir zaman olur kâfirler, “Keşke vaktiyle Müslüman olmuş olsaydık!” diye çok hasret çekerler. [6,27]The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler.[See Tafsir Ibn Kathir, Vol. 1, Page 154].
O gün Allah'a teslim (bayrağını) çekerler ve uydurmakta oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.On that Day they will offer their submission to God, and what they had invented will abandon them.
Milçin, "Siyasi linç eyleminde prosedürler, hukuk, demokrasi ve hatta insanlar bile acı çekerler."In a political lynching, the procedures, law, democracy, even the people suffer.
Birçok yaşlı Bajau bu nedenle duymakta zorluk çekerler.[1]Many older Bajau therefore have difficulties hearing.[13]
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Der Polizist, der die Nase festgenommen hat, wickelt sie in ein Stück Papier und bringt sie Kowaljow.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Etwa 20 bis 30 Personen schlossen sich ihnen an.
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.En groupe ils aiment parler, s'affirment et attirent l'attention à soi.
Sonunda ikisi kılıçlarını çekerler ve Octavian Ochs'u kolundan hafifçe yaralar.Ochs est finalement obligé de dégainer son épée et Octavian le blesse au bras.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.Además, los campesinos tienen problemas.
Sufiler, günlük düzenli olarak zikir çekerler.Tenofovir, se toma oralmente una vez al día.
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.Estando en grupos les gusta hablar, afirmarse a sí mismos, y atraer la atención hacia sí mismos.
Halat çekme: Yarışmacılar birbirlerine karşı teke tek halat çekerler.Tira y afloja: Los concursantes están unidos por una cuerda.
Eziyet çekerler.Los atormentados.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Hogwarts'ta arabaları çekerler.Sólo autos particulares entran en Campo Hollywood.
Sadece erkekleri ön kanatlarını birbirine sürterek ses çıkarırlar, dişileri kendilerine çekerler.Por eso sólo le oímos gruñidos y hablando entre dientes.
Azeri sanatçı Hüseynkulu Sarabski'ye göre avcılar balaban çalarak bıldırcınları çekerler.Secondo Huseyngulu Sarabski, i cacciatori suonavano il balaban per attirare le quaglie.
İnsanlar Semele'nin ölümü haberi duyulunca büyük yas çekerler.Le persone piangono la morte di Semele.
Hopiler kiremitler ile inşa ettikleri çok katlı evler ile dikkati çekerler.È stato osservato costruire tende con grandi foglie.
Yine köyün gençleri yollara ip çekerler bunlara da bahşiş verilerek geçilir.По пути молодёжь опять преграждала ему путь, требуя выкуп.
Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler.Во время полёта пронзительно визжат.
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.В группах они любят говорить, привлекать к себе внимание и чувствуют себя уверенно.
Tohum ile beslenen kuşları çekerler.Семена распространяют птицы, питающиеся сладкими плодами.
Uykuda bile, bazı insanlar bu spazmlardan acı çekerler.Некоторые достигают такого состояния, когда переживают сонный паралич.
Kura çekerler.Взлетают кочки.
Çeviklik karakterleri saldırı ve hareket hızlarıyla dikkat çekerler.Слабый персонаж, делающий упор на скорость ударов и перемещения.
Autobot'lar Soundwave'i yakalar ve sorguya çekerler ama Soundwave konuşmaz ve kapandığını söyleyip kapanır.Он подозревал, что хакасы знают, где Соловьёв, знают, а не говорят.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Из них, может быть, 20—30 человек просто попались под горячую руку.
Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler.Durante o voo retrai o pescoço.
Kellerman ve Lincoln silahlarını çekerler.Vervolgens herlaadden Klebold en Harris hun wapens.
Halat çekme: Yarışmacılar birbirlerine karşı teke tek halat çekerler.Battle: de rovers vechten tegen elkaar totdat er één wint.
Kamerayla kim olduklarını videoya çekerler.Gracze muszą też pokazać do kamery na kogo zagłosowali.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Pewne wydaje się istnienie 20-30 takich rodzin.
Sufiler, günlük düzenli olarak zikir çekerler.Efemeriddata uppdateras typiskt varannan timme.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Вони його майже ловлять, але поліція допомагає йому і ті тікають.
Kura çekerler.Vyžeňte krávu.
Halat çekme: Yarışmacılar birbirlerine karşı teke tek halat çekerler.Členové cechu obchodníků táhnout za jeden provaz a navzájem si nekonkurují.
İlgili Sayfalar