çekerek ile cümle
çekerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Khi đóng đinh Ngài trên cây thập tự rồi, họ chia áo xống Ngài cho nhau, bắt thăm để biết ai được gì.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.십자가에 못 박고 그 옷을 나눌쌔 누가 어느 것을 얻을까 하여 제비를 뽑더라
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Og de korsfæste ham, og de dele hans Klæder ved at kaste Lod om dem, hvad enhver skulde tage.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Og de korsfestet ham og delte hans klær imellem sig og kastet lodd om hvad hver skulde få.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Toen kruisigden zij Hem. Zijn kleren verdeelden zij onder elkaar, door erom te dobbelen.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Und da sie ihn gekreuzigt hatten, teilten sie seine Kleider und warfen das Los darum, wer etwas bekäme.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Y le crucificaron, y repartieron sus vestiduras, echando suertes sobre ellas para ver qué se llevaría cada uno
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Και αφου εσταυρωσαν αυτον, διεμεριζοντο τα ιματια αυτου, βαλλοντες κληρον επ' αυτα τι εκαστος να λαβη.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.И подаваха Му вино смесено със смирна, но Той не прие.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.І розпинателї Його поділили одежу Його, кинувши жереб на неї, що кому впаде.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.Распявшие Его делили одежды Его, бросая жребий, кому что взять.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.ויהי כאשר צלבו אותו ויחלקו בגדיו להם בהפילם עליהם גורל מה יקח איש איש׃
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.ولما صلبوه اقتسموا ثيابه مقترعين عليها ماذا يأخذ كل واحد.
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.於 是 將 他 釘 在 十 字 架 上 、 拈 鬮 分 他 的 衣 服 、 看 是 誰 得 甚 麼
Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.於是 將 他 釘在 十字架 上 、 拈鬮 分 他 的 衣服 、 看 是 誰 得 甚麼
Streetview görüntülerini çekerek, özellikle sizin için bir müzik videosu oluşturur.당신을 위한 특별한 뮤직 비디오를 생성합니다.
Streetview görüntülerini çekerek, özellikle sizin için bir müzik videosu oluşturur.ומגייס תמונות מתוך "גוגל מפות" ו"גוגל תמונות רחוב" אל תוך החוויה.
Streetview görüntülerini çekerek, özellikle sizin için bir müzik videosu oluşturur.مستخدما خرائط جوجل وصور للشارع في التجربة نفسها.
Streetview görüntülerini çekerek, özellikle sizin için bir müzik videosu oluşturur.ミュージックビデオを作ります どうぞご自宅で試してみてください
Tek kol barfiks çekerekComment je l'ai eu : J'ai commencé à m'entrainer aux tractions à une main.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Călătoresc peste tot în lume făcând poze -- unele dintre ele bune, majoritatea nu.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Ich reise um die ganze Welt und mache Bilder - davon sind einige gut, die meisten eher nicht.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Ik reis de hele wereld over en maak foto's -- sommige goed... de meeste niet.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Je voyage à travers le monde entier en prenant des photos -- certaines sont bonnes, la plupart ne le sont pas.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.전 전세계를 돌아다니면서 사진을 찍습니다-- 몇개는 괜찮고 대부분 나쁘고.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Podróżuję po całym świecie robiąc zdjęcia -- niektóre dobre, większość nie.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Viaggio in giro per il mondo scattando fotografie -- alcune belle, la maggior parte no.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Viajo alrededor del mundo tomando fotografías, algunas son buenas, la mayoría no.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Пътувам из света и правя снимки, някои са добри, повечето не толкова.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.Я путешествую по всему миру и фотографирую иногда хорошо, чаще не очень.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.אני מטייל בכל העולם ומצלם -- חלק מהתמונות טובות, רובן לא.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.أسافر جميع أنحاء العالم ألتقط الصور -- بعضهم جيّد، وأغلبيتهم ليست بالجيّدة.
Tüm dünyayı fotoğraf çekerek dolaşıyorum-- bazıları iyi, çoğunluğu değil.たまには良い写真も撮れる たいていはそうでもないかな いまやデジタルデータは安い
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.1万2千キロ以上となります でも海上手漕ぎボートが
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.직선으로 노저어 가면 8천마일이 됩니다.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.A převeslovat jej po přímé linii by znamenalo urazit 8000 mil.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Dan untuk mendayung mengikuti garis lurus jaraknya adalah 8.000 mil.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Er in een rechte lijn doorheen roeien zou bijna 13.000 km. zijn.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Et pour le traverser en ligne droite, ça fait dans les 13.000 km.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.I wiosłować w poprzek w linii prostej to około 8.000 mil.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Per attraversarlo a remi in linea retta ci vogliono circa 12.800 km.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Și dacă l-ai traversa vâslind în linie dreaptă ar însemna aproape 8.000 mile (aproximativ 13.000 km).
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Und auf gerader Linie hinüber zu rudern wären ungefähr 12.500 Kilometer.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.Y remar en línea recta a través de él, serían unos 12.800 kms.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.И ако гребем в права линия ще бъдат около 8000 мили (12 900 километра).
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.И чтобы пересечь его по прямой, нужно преодолеть почти 8 тысяч миль. (почти 13 000 км)
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.ולחתור בקו ישר, יהיה בערך 8,000 מייל.
Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.و لكى تجدف عبره فى خط مستقيم سيكون حوالى 8.000 ميل
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.A Jabes był zacniejszy nad braci swych, któremu matka jego dała imię Jabes, mówiąc: Bom go w boleści urodziła.
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.Gia-bê được tôn trọng hơn anh em mình; mẹ người đặt tên là Gia-bê, vì nói rằng: Ta sanh nó trong sự đau đớn.
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.Jabes fue más ilustre que sus hermanos. Su madre le llamó Jabes, diciendo: "Porque lo di a luz con dolor.
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.야베스는 그 형제보다 존귀한 자라 그 어미가 이름하여 야베스라 하였으니 이는 내가 수고로이 낳았다 함이었더라
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.Иавис был знаменитее своих братьев. Мать дала ему имя Иавис, сказав: я родила его с болезнью.
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.ויהי יעבץ נכבד מאחיו ואמו קראה שמו יעבץ לאמר כי ילדתי בעצב׃
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.وكان يعبيص اشرف من اخوته. وسمتّه امه يعبيص قائلة لاني ولدته بحزن.
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.雅 比 斯 比 他 眾 弟 兄 更 尊 貴 、 他 母 親 給 他 起 名 叫 雅 比 斯 、 意 思 說 、 我 生 他 甚 是 痛 苦
Yabesfı kardeşlerinden daha saygın biriydi. Annesi, ‹‹Onu acı çekerek doğurdum›› diyerek adını Yabes koymuştu.雅比斯 比 他 眾 弟兄 更 尊貴 、 他 母親給 他 起名 叫 雅比斯 、 意思 說 、 我 生他 甚 是 痛苦
Yalnızca belirtilen bir dalı çekerek varolan bir depoyu klonlaClona un repositorio existente solo descargando un branch específico
Yalnızca belirtilen bir dalı çekerek varolan bir depoyu klonlaClone un dépôt existant en ne récupérant qu'une branche spécifique
Yalnızca belirtilen bir dalı çekerek varolan bir depoyu klonlaKlone ein existierendes Repository, aber lade nur einen bestimmten Branch herunter
İlgili Sayfalar