çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Quando il mio interesse crebbe scrissi su una coppia.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Steve Sillett et Marie Antoine sont les explorateurs principaux de la canopée des séquoias.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Steve Sillett und Marie Antoine, die Haupterforscher der Redwood-Baumkronen.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Tôi đã rất hứng thú và đã viết về một cặp đôi.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Силно се заинтересувах и писах за две от тях.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.Я очень заинтересовался и написал об одной паре.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.התחלתי לגלות עניין רב וכתבתי אודות זוג.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.لقد أصبحت مهتما جدا بها، وكتبت عن زوجين.
Yakın zamanda ilgimi çeken bir çift hakkında bir yazı yazdım.スティーブ シレットとマリー アントワーンはセコイア林の
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Así que está esta cosa que tira de mí en dos direcciones.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.A więc z tego powodu jestem rozdarty.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Deci există aceste forțe care mă trag în ambele direcții.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Er wordt dus aan 2 kanten aan me getrokken.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Es gibt also etwas, das mich in beide Richtungen zieht.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Je me retrouve donc coincé au milieu, tiraillé entre ces deux options.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.이렇듯 양쪽 방향으로 저를 이끄는 문제들이 있습니다.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Portanto, isto é uma coisa que me puxa em direções opostas.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Quindi c'è qualcosa che mi attrae in entrambe le direzioni.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Takže mě tato záležitost táhne na obě strany.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.Так что здесь у меня внутренний конфликт интересов.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.אז יש את העניין הזה שמושך אותי לשני הכיוונים.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.وبالتالي هناك شيء يجذبني في كلا الاتجاهين.
Yani beni her iki yonden ceken birseyler var.起こっていることについて 告発をするつもりはありません
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Ainsi l'ampoule électrique a permis le câblage du monde.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Az izzólámpa kábelezte be a világot.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Deci becul este cel care a cablat lumea.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.De gloeilamp bedraadde de wereld.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Die Glühbirne hat die Welt verdrahtet.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Entonces la bombilla fue lo que cableó el mundo.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.즉, 전구가 세상에 전기를 깔게 한 것이죠.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.La lampadina elettrica è cio che ha connesso il mondo.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Žárovka je skutečným důvodem, proč si lidé začali zřizovat elektřinu.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Zatem żarówka jest tym co zelektryfikowało świat.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Електрическата крушка е окабелила света.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.Именно она связала мир воедино.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.אז נורת האור זה מה שחיווט את העולם.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.لذا فالمصباح الضوئي [الكهربائي] هو الذي أمدّ العالم بالأسلاك الكهربية.
Yani dünyaya hat çeken ampuldü.もともと電気の回線を引く際に 誰も
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.A páciensekről is, akiknek igazi fájdalmaik vannak, egy objektív analízist próbálnak készíteni.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Avete pazienti che soffrono davvero e cercate di ottenerne una scienza oggettiva.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.De har patienter som lider av smärtor och de försöker göra objektiv vetenskap av det.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ils ont des malades qui souffrent réellement, et ils tentent d'en faire une science objective.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Jeg mener, du har patienter, der faktisk har smerter, og du forsøger at få en objektiv videnskab af der.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.예를 들어 고통받는 환자에 대해 객관적인 과학적 접근이 가능합니다.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Máme predsa pacientov trpiacich bolesťami, a snažíme sa im s tým pomôcť objektívnou vedou.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Mamy pacjentów odczuwających ból i staramy się stworzyć obiektywną naukę w tej kwestii.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.On potilaita, jotka tosiaan kärsivät kivuista, ja siitä pyritään tekemään objektiivista tiedettä.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ou seja, há doentes que têm dores reais, e eles tentam ajudá-los aplicando uma ciência exata.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Pacienții au dureri reale, și încerci să obții din asta o știință exactă.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Patiënten lijden daadwerkelijk pijn en je probeert daar objectieve wetenschap rond te maken.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Quiero decir, tienen pacientes que en verdad sufren dolores, y se intenta obtener ciencia objetiva de ello.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Sie haben Patienten, die tatsächlich Schmerzen erleiden, und sie versuchen es, objektiv zu betrachten.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Vezměte si pacienty, kteří trpí bolestmi, a zkuste si na ně aplikovat objektivní vědu.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ý tôi là, bạn có những bệnh nhân thực sự chịu đau, và bạn cố gắng tìm ra một khoa học khách quan về điều đó.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Има пациенти, които наистина чувстват болка, и вие се опитвате да направите обективна наука от това.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Когда есть пациенты, испытывающие боль, неврологи стараются сделать объективные и научные выводы.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.Ось є пацієнти, яким болить, а ти намагаєшся вивести з цього об'єктивну науку.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.כלומר, שיש לכם מטופלים שלמעשה סובלים מכאבים, ואתם מנסים לקבל מדע אובייקטיבי של זה.
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.أعني، لديك مرضى يشكون بحق من الآلام و أنت تحاول إيجاد علم موضوعي لذلك
Yani, gerçekten acı çeken hastalarınız var ve bunun nesnel bilimini yapmaya çalışıyorsunuz.その痛みを客観的 科学的に捉えようとします さて 全て論破すると 約束しましたが
İlgili Sayfalar