çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Fotoğrafı çeken şurada duruyor.Фотографът е там някъде.
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.Katso voitko todella laittaa huomiosi sisään ja selvittää kärsimyksen lähteen.
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.Mira si puedes realmente arrojar tu atención adentro y descubrir el lugar del sufrimiento.
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.Veja se você consegue jogar a sua atenção para dentro e descobra o local do sofrimento.
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.Voyez si vous pouvez en fait y mettre votre attention et trouvez le lieu de souffrance.
Gerçekten dikkatini içeri verebilecek ve acı çeken yeri bulabilecek misin, bak bakalım.Попробуй направить свое внимание внутрь и найти, что "болит", кто страдает.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Boć to jest łaska, jeźli kto dla sumienia Bożego ponosi frasunki, cierpiąc bezwinnie.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Denn das ist Gnade, so jemand um des Gewissens willen zu Gott das Übel verträgt und leidet das Unrecht.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.E' una grazia per chi conosce Dio subire afflizioni, soffrendo ingiustamente
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.For dette finner nåde, om nogen av samvittighet for Gud finner sig i sorger når han lider urettferdig.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Kajti to je milost, ako kdo iz vestnosti do Boga prenaša težave, po krivem trpeč.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.애매히 고난을 받아도 하나님을 생각함으로 슬픔을 참으면 이는 아름다우나
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.lebo to je milosť, ak niekto pre dobré svedomie Božie znáša zármutky trpiac nespravedlivo.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Mert az kedves dolog, ha valaki Istenrõl való meggyõzõdéséért tûr keserûségeket, méltatlanul szenvedvén.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Neb toť jest milé, jestliže kdo pro svědomí Boží snáší zámutky, trpě bez viny.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Porque esto es aceptable: si alguien soporta aflicción y padece injustamente por tener conciencia de Dios
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Sillä se on armoa, että joku omantunnon tähden Jumalan edessä kestää vaivoja, syyttömästi kärsien.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương tâm đối với Ðức Chúa Trời, mà chịu khốn nạn trong khi bị oan ức, ấy là một ơn phước.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Vì nhơn cớ lương_tâm đối_với Ðức_Chúa_Trời , mà chịu khốn_nạn trong khi bị oan_ức , ấy_là một ơn phước .
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Διοτι τουτο ειναι χαρις, το να υποφερη τις λυπας δια την εις τον Θεον συνειδησιν, πασχων αδικως.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Ибо то угодно Богу, если кто, помышляя о Боге, переносит скорби, страдая несправедливо.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.Се бо угодно перед Богом, кола хто ради совісти Божої переносить смуток, страждаючи не по правдї.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.כי חסד הוא לאיש אם ישבע ממררים ויענה חנם למען דעת האלהים׃
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.لان هذا فضل ان كان احد من اجل ضمير نحو الله يحتمل احزانا متألما بالظلم.
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘 若 人 為 叫 良 心 對 得 住 神 、 就 忍 受 冤 屈 的 苦 楚 、 這 是 可 喜 愛 的
Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder.倘若 人 為 叫 良心 對 得 住 神 、 就 忍受 冤屈 的 苦楚 、 這是 可喜 愛的
Hani, hep kýsa çöpü çekenler vardýr ya. Onlardandým..I made a wish
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Bardzo się tym interesuję. Pojawienie się wzorów pasków moire, jak ten zielony.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Dat interesseert me enorm. Net als het ontstaan van moirépatronen.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Ed io sono molto interessato a questo. Come i motivi nella seta marezza.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Et ça m'intéresse beaucoup. Comme lorsqu'apparaissent des motifs moirés.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Isso interessa-me muito. Como a ocorrência de padrões "moiré", como este verde,
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.흥미가 생기더군요. 무아레 무늬의 발생처럼, *무아레 무늬: 주기적인 무늬가 겹쳐서 원래의 무늬보다 크게 나타나는 무늬
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Mă interesează mult asta. Cum ar fi apariția moarajelor.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Mint a moaré minták előfordulása.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Như sự xuất hiện của các hình lượn sóng.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Und daran bin ich sehr interessiert. Wie das Auftreten dieser Störungsmuster.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Y eso me interesa muchísimo. Como la incidencia de los patrones de Moiré.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Όπως την εμφάνιση κυματοειδών μοτίβων.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.В случае как с муаровым рисунком.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.Това е много интригуващо за мен. Както при преплитането на линии, наречено моаре.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.ואני מאוד מתעניין בזה. כמו ההשנות של תבניות מוייר.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.وأنا مهتم جدا في ذلك. مثل حدوث أنماط تموج في النسيج.
Hareli desenlerin oluşması gibi , bu da ilgimi çeken başka bir şey.印刷のモアレのようなパターンが生じるのです そこにある緑色の作品は
Harika konuşma yeteneğiyle dikkat çeken idol, Er Park Jung SooBintang idola terkenal yang mempunyai kemampuan bicara yang sangat baik, Park Jung Tingkat 2
Harika konuşma yeteneğiyle dikkat çeken idol, Er Park Jung Sooنجم بارز في عالم الآيدول الذي يمتلك مهارات القاء عظيمة, بارك جونغ سو بترتيب ثان
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Apa yang menarik bagi anda adalah matanya dan kulitnya yang suka anda sentuh.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Bạn bị thu hút bởi ánh mắt của bé gái này và làn da mà ai cũng thích vuốt ve.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ce qui vous attire ce sont ses yeux et la peau que vous aimeriez toucher.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ce vă atrage sunt ochii ei și pielea pe care adorați să o atingeți.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ciò che vi attrae sono i suoi occhi e la pelle che vi vien voglia di toccare.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Čo vás upúta, sú jej oči a pokožka, ktorej by ste sa radi dotkli.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Huomionne kiinnittyy hänen silmiinsä ja ihoon, jota haluaisitte koskettaa.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Izstopajo njene oči in mehka koža.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.눈을 들여다 보면 빠질 지경이고, 만지고 싶을 정도의 피부를 가졌죠.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Man bliver draget af hendes øjne, og man har lyst til at røre ved huden.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Ni dras till hennes ögon och huden som ni älskar att röra vid.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Nos sentimos atraídos por sus ojos y por esa piel que quisiéramos tocar.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.O que chama atenção são seus olhos e a pele que você ama tocar.
Hemen ilginizi çeken onun gözleri ve dokunmayı sevdiğiniz cildidir.Sie fühlen sich angezogen von den Augen und der Haut, die sie gern berühren würden.
İlgili Sayfalar