çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu garip alana seni çeken neydi?"Čo vás priviedlo k týmto divným témam?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Điều gì đã khiến anh dấn vào công việc lạ lùng này vậy?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Hogy került ebbe a furcsa témakörbe?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Jak ses dostal k tak zvláštnímu směru?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"어떻게 그렇게 이상한 것에 빠지셨습니까?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Miten päädyit tähän kummalliseen bisnekseen?"
Bu garip alana seni çeken neydi?""O que o levou a esta estranha atividade?
Bu garip alana seni çeken neydi?"Qu'est-ce qui vous a poussé dans ces étranges affaires ?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Was genau hat Sie in dieses seltsame Metier hinein 'verschlagen'?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Wat heeft je naar deze rare business geleid?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Τι σας έφερε σε αυτήν την περίεργη ενασχόληση;"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Как ваши занятия привели вас к таким необычным вещам?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"Какво ви накара да се захванете с този странен бизнес?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"מה הכניס אותך לעסק המוזר הזה?"
Bu garip alana seni çeken neydi?"مالذي اقحمك في ذلك الإختصاص الغريب؟ "
Bu garip alana seni çeken neydi?"何が私をそうさせたのかというと
Bugün, şehitlerimizi, ve görülen ya da görülmeyen yaraların acısını çekenleri hatırlıyoruz.Heute gedenken wir den Gefallenen und jenen, die Wunden erlitten, ob sichtbar oder unsichtbar.
Bugün, şehitlerimizi, ve görülen ya da görülmeyen yaraların acısını çekenleri hatırlıyoruz.Hoy, recordamos a los caídos y a aquellos que han sufrido heridas visibles e invisibles.
Bugün, şehitlerimizi, ve görülen ya da görülmeyen yaraların acısını çekenleri hatırlıyoruz.오늘, 우리는 전사자들, 그리고 눈에 보이는 그리고 보이지 않는 모든 상처로 고통받는 이들을 기억해냅니다.
Bugün, şehitlerimizi, ve görülen ya da görülmeyen yaraların acısını çekenleri hatırlıyoruz.しかし、陰鬱な時代を通して、私たちは彼らの生き方から強さと、
Bundan acı çeken gerçekte kim?Wer leidet wirklich darunter?
Bundan acı çeken gerçekte kim?Y mira quién lo sufre, quién está realmente sufriéndolo
Bundan acı çeken gerçekte kim?Ποιος πραγματικά το υποφέρει;
Bunun tam merkezine git ve bundan ızdırap çekeni orada bulabilecek misin, bak.Mene sen ytimeen ja katso jos löydät kärsimyksen sieltä.
Bunun tam merkezine git ve bundan ızdırap çekeni orada bulabilecek misin, bak.Plongez en plein dans son coeur et voyez si là, vous trouvez quelqu'un qui en souffre.
Bunun tam merkezine git ve bundan ızdırap çekeni orada bulabilecek misin, bak.Vá para o centro do sofrimento e veja se consegue encontrar um sofredor do Vasana lá.
Bunun tam merkezine git ve bundan ızdırap çekeni orada bulabilecek misin, bak.Ve al centro mismo de ello y mira si encuentras un sufridor de ello alli.
Bunun tam merkezine git ve bundan ızdırap çekeni orada bulabilecek misin, bak.Иди в эпицентр страдания и посмотри, найдешь ли ты того, кто страдает.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Dobrá, nechci tady nikoho vystrašit, ale zrovna jsem zjistila, že osoba napravo od vás je lhář.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.자, 이 방에 있는 여러분들께 경고를 하고싶진 않지만, 방금 여러분의 오른쪽에 있는 사람이 거짓말쟁이라고 느낌이 왔어요
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Nie chcę tu nikogo niepokoić, ale dowiedziałam się właśnie, że osoba po twojej prawej stronie to kłamca.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.No quiero alarmar a nadie en la sala, pero acabo de notar que la persona a su derecha es una mentirosa.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Nu vreau să alarmez pe nimeni, dar tocmai mi-am dat seama că persoana din dreapta ta e un mincinos.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Oké, ik wil niemand ongerust maken maar het is me opgevallen dat de persoon rechts van je een leugenaar is.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Okej, nechcem tu nikoho vyľakať, ale práve som si všimla, že človek po vašej pravici je klamár.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Εντάξει, δεν θέλω να τρομάξω κανέναν εδώ μέσα αλλά μόλις πρόσεξα πως το άτομο στα δεξιά σας είναι ψεύτης.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Гаразд, я не хочу лякати нікого з вас, але я щойно помітила, що особа праворуч від вас - брехун.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.Така, не искам да стряскам никой в тази зала, но току-що забелязах, че човекът вдясно от вас е лъжец.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.טוב, אני לא רוצה להלחיץ אף אחד בחדר, אבל בדיוק הובא לידיעתי שהיושב לימינכם הוא שקרן.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.حسنا، الآن لآ أود تنيبه أي شخص في هذه الغرفة، لكنه أسترعى إنتباهي ذلك الشخص الذي على يمينك كذاب.
Bu odadaki kimseyi telaşlandırmak istemiyorum, ama dikkati çeken birşey var ki sağınızdaki kişi bir yalancı.気がついたのでお知らせしますと あなたの右隣の人は嘘つきです (笑)
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.C'est une salle de femmes privées de sommeil.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Đâ là một khán phòng gồm những người phụ nữ bị thiếu ngủ.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Det er et rum fuld af kvinder med søvnmangel.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Detta är ett rum fullt av kvinnor som lider av sömnbrist.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Dit is een zaal vol vrouwen met slaaptekort.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Esta es una sala de mujeres con déficit de sueño.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Esta é uma sala de mulheres privadas de sono.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Ez a terem az alváshiányos nők terme.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.În această încăpere sunt femei care nu dorm suficient.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.In diesem Saal befinden sich lauter Frauen, die zu wenig Schlaf bekommen.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Ini adalah kamar dari seorang wanita yang kurang tidur.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.이것은 수면이 부족한 여성들의 방입니다
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Olemme univajeesta kärsiviä naisia.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Questa è una stanza di donne con deficit di sonno.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Ten pokój jest pełen kobiet pozbawionych snu.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.To je prostor z ženskami s pomanjkanjem spanca.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Toto je miestnosť plná nevyspatých žien.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Toto je místnost plná spánkově deprivovaných žen.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.Αυτή είναι μια αίθουσα γεμάτη από γυναίκες που στερούνται ύπνου.
İlgili Sayfalar