çekeceksiniz ile cümle
çekeceksiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.41
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Fotoğrafları siz çekeceksiniz.Вы будете фотографировать.
Fotoğrafları siz çekeceksiniz.אתם תשלחו לי תמונות.
Fotoğrafları siz çekeceksiniz.أنتم سوف تلتقطون الصور.
Fotoğrafları siz çekeceksiniz.僕に写真を送るんです
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Als würdet ihr es wahrscheinlich an diesem Punkt ausmachen.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Cu siguranţă nu este perfect. Probabil că, în acest moment, l-aţi închide.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Decisamente imperfetto. Quindi probabilmente voi a questo punto lo colpirete.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Entonces probablemente en ese momento le dará una patada.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.정말 불완전하죠. 뭐 이쯤 되면 여러분은 팍 걷어차 버릴 겁니다.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Vraiment pas parfait. Alors vous allez certainement le faire taire à ce moment-là.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Zdecydowanie dalekie of ideału, więc pewnie byście je w takim momencie wyłączyli.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Σίγουρα όχι τέλειο, γι' αυτό πιθανότατα θα το κλείσετε κάπου εδώ.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.И вы, скорее всего, отфутболите его.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Определено не е съвършено. Така че вероятно на този етап бихте млъкнали.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.בטוח לא מושלם. אז בטח תכבי אותו בשלב הזה
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.بالتأكيد ليس مثالياً. وربما قد تركله بعيداً، في هذه اللحظه.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.そこで怒って蹴っ飛ばすでしょう (笑)
Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Anda akan menarik mereka yang percaya pada yang Anda yakini.
Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.당신의 신념을 믿는 사람들을 끌어들일 수 있습니다.
Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.אתם תמשכו אליכם את אלו שמאמינים במה שאתם מאמינים.
Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.فسوف تجذب أشخاصا يؤمنون أيضا به.
Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.ではなぜ自分の信念を信じてくれる人を引き付けることが重要なのでしょう
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.A ak hovoríte o tom, v čo veríte, budete priťahovať tých, ktorí veria v to isté, v čo Vy.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.A když hovoříte o tom, čemu věříte, zaujmete ty, kteří tomu věří také.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Als je vertelt over wat je gelooft, dan trek je diegenen aan die geloven wat jij gelooft.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.E se parlate di ciò in cui credete, attrarrete coloro che credono in ciò in cui credete voi.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Et si vous parlez de vos convictions, vous attirerez ceux qui croient en ce que vous croyez.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Ha elkezdesz arról beszélni, amiben hiszel magad köré fogod vonzani azokat, akik ugyanabban hisznek.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Iar dacă vorbești despre lucrurile în care crezi îi vei atrage pe aceia care cred în ceea ce crezi și tu.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.I jeśli mówisz o tym, w co wierzysz, przyciągniesz do siebie tych, którzy wierzą w to, w co ty wierzysz.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.In če govorite o tem, kaj verjamete, boste pritegnili tiste, ki verjamejo, kar verjamete sami.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Och om du pratar om det du tror på, kommer du attrahera dem som tror på det du tror.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Og hvis man taler om hvad man tror på, vil man tiltrække dem der tror på det man selv tror på.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Se falarmos do que acreditamos, vamos atrair aqueles que acreditam no que nós acreditamos.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Und wenn Sie darüber reden, was Sie glauben, werden Sie die anziehen, die glauben, was Sie glauben.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Và nếu tôi nói về cái mà tin tưởng bạn sẽ thu hút những ai tin cái mà bạn tin.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Y si uno habla de sus creencias, atraerá a los que creen en lo mismo.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.Και αν μιλάς για αυτά που πιστεύεις, θα προσελκύσεις αυτούς που συμμερίζονται τις πεποιθήσεις σου.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.И ако говориш за това в какво вярваш, ще привличаш онези, които вярват в това, в което вярваш.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.И если вы говорите о том, во что вы верите, вы привлечете тех, кто верит в то же.
Ve eğer ne inandığınız hakkında konuşursanız, Sizin inandığınıza inananların ilgisini çekeceksiniz.І якщо ви кажете про те, в що ви вірите, ви привабите тих, хто вже в це вірить.