çeşitlenme ile cümle
çeşitlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.51
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bakır üretimi 18. yüzyıl boyunca geriledi ve maden şirketi çeşitlenmeye başladı.Copper production declined during the 18th century, and the mining company began diversifying.
Modern yılanların çeşitlenmesi ise Paleosen dönemde oldu.Modern snakes greatly diversified during the Paleocene.
1970'li yıllardan sonra edebiyat anlayışlarında bir çeşitlenme oldu.In the 1970s, he finally achieved some recognition from the literary world.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Plants began to diversify and grew, turning into trees.
Memelilerin çeşitlenmesiDiversification of mammals
1980’li yıllar salsa için bir çeşitlenme dönemi olmuştur denilebilir.Die 1980er Jahre wurden oft als dekadenter Niedergang der Salsa empfunden.
Modern yılanların çeşitlenmesi ise Paleosen dönemde oldu.Les serpents modernes se sont largement diversifiés au cours du paléocène.
Bu yüzden doğada çeşitlenme, aynı türe ait bireyler arasında ya da çok yakın türler arasında kısıtlıdır.Solo es posible entre individuos de la misma especie o muy cercana.
1970'li yıllardan sonra edebiyat anlayışlarında bir çeşitlenme oldu.Pas in de jaren 1970 kreeg hij enige literaire erkenning.
Modern yılanların çeşitlenmesi ise Paleosen dönemde oldu.Các loài rắn hiện đại đã đa dạng hóa mạnh trong thế Paleocen.
Oyuncular yeni bölgeleri keşfettikçe bölgeler arası ulaşım yolları çeşitlenmektedir.要盡快到達目的地,不同的地區都有不同的運輸工具。
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir.Der synes at være ved at ske en diversificering af de problematiske stofbrugsmønstre i Europa.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Estimaciones de prevalencia del consumo problemático de opiáceos
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Formy problémového užívania drog v Európe sa stávajú rozmanitejšími.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Mönstren för det problematiska narkotikamissbruket i Europa förefaller vara på väg att bli mer mångskiftande.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Ocene razširjenosti problematičnega uživanja opioidov na nacionalni ravni v obdobju 2002–2006 navajajo
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Sembra che i modelli del consumo problematico di stupefacenti in Europa si stiano diversificando.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Tiparele de consum problematic de droguri din Europa par să se diversifice.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Úgy tűnik, hogy a problémás kábítószerhasználat európai mintái egyre változatosabbak.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Zdá se, že vzorce problémového užívání drog v Evropě začínají být rozdílnější.
Avrupa’da sorunlu uyuşturucu kullanma alışkanlıkları gittikçe çeşitlenmekte gibi görünmektedir. Söz gelimi,Εκ τι * ή σε ι ì για την ε p i ι κράτη σ η τη ì p i ρο β λ η * α τικ ή ì χρήση ì ο p i ιο ε ι δ ώ ν
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.A növények egyre változatosabbá váltak és növekedtek, kialakultak a fák.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.As plantas começaram a diversificar-se e a crescerem, tornando-se em árvores.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Die Pflanzenwelt wurde vielfältiger, Pflanzen wuchsen und wurden zu Bäumen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.식물은 다양화되고 자랐으며 나무로 변환되었습니다.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Las plantas empezaron a diversificarse y crecer, convirtiéndose en árboles.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Le piante si diversificarono e crebbero, diventando alberi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Les plantes se sont diversifiées et ont grandi, sont devenues des arbres.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Monimuotoisuus lisääntyi ja kasvit kasvoivat muuttuen puiksi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Plantele se diversificau, creșteau, și în copaci se transformau.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Planten begonnen te diversifiëren en werden groter. Het werden bomen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rastliny sa začali diverzifikovať a rástli, menili sa na stromy.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rośliny stawały się różnorodne i rosły, zmieniając się w drzewa.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Thực vật bắt đầu đa dạng hóa và phát triển thành rừng.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Tumbuhan mulai tumbuh berbeda, berubah menjadi pohon-pohon.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Τα φυτά άρχισαν να διαφοροποιούνται και να μεγαλώνουν, να γίνονται δέντρα.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растения становились все более разнообразными и росли, превращаясь в деревья.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растенията започнали да се разнообразяват и растяли, превръщайки се в дървета.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.הצמחים החלו להתגוון ולגדול, והפכו לעצים.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.بدأت النباتات فى التنوع و النمو، و تحولت إلى أشجار.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.オーストラリアでは ユリがススキノキに姿を変え
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Dar variază şi mai mult, posibil înspre infraroşu şi ultraviolet
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.De még jobban változnak talán az infravörös és az ultraibolya felé elmozdulva a szélsőséges környezetben.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.어쩌면 적외선과 자외선 부근의 파장에 민감한 광수용체가 있을지도 모르고요.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Ma possono variare anche di piu', forse avvicinandosi all'infrarosso e ultravioletto come estremi.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Pero varían aún más, posiblemente avanzado hacia el infrarrojos y el ultravioleta en los extremos.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Sie variieren aber noch mehr, möglicherweise tendierend zu Infrarot und Ultraviolet, an den Extremen.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Но те варират дори повече, евентуално преминавайки към инфрачервени и ултравиолетови лъчи в крайните случаи.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.אך הגיוון גדול יותר, ייתכן שלכיוון התת-אדום והעל-סגול, בשוליים.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.لكنها تختلف حتى أكثر ، وربما تتحرك نحو الأشعة تحت الحمراء وفوق البنفسجية في النهايات.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.極端な場合 紫外光から赤外光まで広い範囲に及びます これまでに集めた遺伝子の