çeşidi ile cümle
çeşidi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kopolimer, iki veya daha fazla monomerden oluşan polimer çeşididir.Copolymere sind Polymere, die aus zwei oder mehr verschiedenartigen Monomereinheiten zusammengesetzt sind.
Yedi farklı görüşme çeşidi vardır.Sieben verschiedene Antwortsignale sind möglich.
Dünya genelinde 22 farklı çeşidi bulunan batağan üyelerinin sadece iki tanesi Madagaskar'da bulunmaktadır.Von den weltweit 22 Lappentaucherarten sind zwei nur auf Madagaskar beheimatet.
Günümüzde şarapseverler tarafından çok iyi tanınan birçok şarap çeşidi, uluslararası ödüller kazanmıştır.Die Weine des Weinguts Vergelegen haben bereits viele internationale Auszeichnungen erlangt.
Buzlu kahve bir tür soğuk kahve çeşididir.Eine Variante des Eiskaffee ist die Eisschokolade.
Elazığ mutfağında 150'ye yakın yemek ve tatlı çeşidi bulunmaktadır.Mit mehr als 1500 Rezepten für die einfache und feine Küche.
Grevy zebrası (Equus grevyi), en büyük zebra çeşididir.Das Grevyzebra ist das größte Zebra und die größte wildlebende Pferdeart.
Blister, tablet veya kapsüllerin korunmasını sağlayan bir ambalaj çeşididir.Eine weit verbreitete Anwendung von Blistern ist die Verpackung von Tabletten und Kapseln.
Ayakkabının şimdiki dördüncü versiyonunda sekiz renk çeşidi vardır.Eine Zwergform ist in acht Farbschlägen vorhanden.
Japonya'da yaklaşık 20 yosun çeşidi yemeklerde kullanılmaktadır.Es befinden sich etwa 20 g Lebensmittel in einem Kinder Joy.
Kokteyl bardağı, ters koni şeklinde ayaklı bir bardak çeşididir.Eine weitere Leitform ist der konische Becher mit hohem Standfuß.
Magnetlerin çok sayıda çeşidi bulunmaktadır.Es gibt verschiedene Arten von Magnetgetrieben.
Zombilerin bir çeşidi olarak da düşünülebilir.Simulanten können auch von einem speziellen Typ sein.
Benzer özelliklerde bir toprak çeşidi ise Amerikan'ın Texas eyaletinde görülür.Sehr wahrscheinlich ist der Name abgeleitet vom gleichnamigen amerikanischen Staat Texas.
Birinin kendisi hakkında çok konuşması, saklanmanın bir çeşidi de olabilir.Beaucoup parler de soi peut être aussi un moyen de se dissimuler.
Bir diğer ek getirilerek yapılan koşma çeşidi ise yedekli koşmalardır.Comme dans les autres pays. sureau (bezeg).
Bu diktatörlük çeşidinde de demokrasiden söz edilemez.Il ne faut pas penser la démocratie en terme égalitariste.
Havalanan uçaklar, seyir için kutupsal koordinat sisteminin biraz değiştirilmiş bir çeşidini kullanırlar.Par exemple, les aéronefs utilisent un système de coordonnées polaires quelque peu modifié pour la navigation.
Kitchener bun, Güney Avustralya'da bun (ekmek) çeşidi.Kitchener bun, une variété de pain d'Australie-Méridionale.
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.Au sein du modèle standard, il existe plusieurs sortes différentes de particules.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Parmi les 30 000 espèces de plantes supérieures chinoises, 18 000 peuvent être trouvées au Yunnan.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.La selle de bicyclette est la pièce sur laquelle le cycliste s'assoit.
Highball, 240-350 mililitre hacmindeki düz tabanlı bir bardak çeşididir.Le verre highball est un tumbler pouvant contenir 240 à 350 ml.
Birçok farklı koku çeşidi bulunur.Il existe divers arômes.
4X oyunları, strateji oyun türünün bir çeşididir.Le jeu 4X est un genre au confluent du jeu de stratégie et du jeu de gestion.
Kelime anlamı ile Amerikan kahvesi) sıcak su ekleyerek espresso kaynatmak yöntemi ile hazırlanan kahve çeşidi.Un café américain est un café préparé à base d'un expresso et d'eau chaude.
Yedi farklı görüşme çeşidi vardır.Il existe sept types de personnages différents.
Aracın pek çok çeşidi olan dört ana modeli (A - D) vardı.Il existait quatre versions (A-D) avec de nombreuses variantes.
Sarma tezgâh, düz tezgâh olmak üzere üç çeşidi görülmektedir).Trois plats de blé pour trois tigres tristes.)
Toprak Çeşidi Kolüvyal'dır.Le sol est de nature corallienne.
Pek çok yeni hayvan çeşidinin morfolojik özelliklerini ayrıntılı bir biçimde ele almıştır.Il décrit minutieusement les détails morphologiques de nombreuses espèces.
Kanguru eti, herhangi bir kanguru türünden alınabilen et çeşididir.La viande de kangourou est de la chair de kangourou consommée par l'Homme comme aliment.
Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.Les noms et les altitudes de ce massif divergent selon la source.
Genellikle civalı (sıvılı) ve aneroid (havalı) olmak üzere yaygın olarak kullanılan iki çeşidi vardır.Divisée en deux parties, se distinguent les parties tant en bas qu'au dessus du Siaix (Saix).
Adına ejder denilmesine karşın aslında bir varan çeşididir.Malgré son apparence, il s'agit en réalité d'un dragon.
Yeryüzünde yüzün üzerinde ağaç çeşidi vardır.Hay más de cien especies de árboles en la Tierra.
Yeşil çay, Çin ve Japonya’da kullanılır, Kore’de yalnızca çay içmenin bir çeşidi olarak değildir.El té verde, tal como se consume en China y Japón, no es el único tipo de té que se toma en Corea.
Aracın pek çok çeşidi olan dört ana modeli (A - D) vardı.Tuvo cuatro modelos principales (A-D), con muchas variantes.
Post hoc ergo propter hoc veya kısaca post hoc bir safsata çeşididir.Este tipo de falacia es un caso especial de la falacia post hoc ergo propter hoc.
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.Dentro del Modelo Estándar, hay diferentes tipos de partículas.
Işık, bir enerji çeşididir.La luz es una forma de energía.
Bir bölgede bulunan ekosistemin çeşidi, enleme ve yerel coğrafyaya bağlıdır.El tipo de ecosistema encontrado en una zona depende de la latitud y de la geografía local.
Birçok maden çeşidi vardır.Hay varios tipos de mineras.
KIVRATMA : Bolca fındık ve yufka ile yapılan bir tatlı çeşididir.Chè thạch sen: hecho con alga y semilla de loto.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.El resultante tono visible depende de varios factores, pero siempre tiene algún tipo de color amarillento.
Ayrıca önemli bir sokak yemeği çeşididir.También es una comida callejera.
Günümüzde birçok malzeme çeşidi bulunmaktadır, bunlar şöyle gruplandırılabilir.Son muchos ya los dispositivos, que existen de este tipo.
Güncel olarak dört farklı çeşidi vardır.Siempre hay cuatro desafíos diferentes disponibles cada día.
2454 kişi, ikincil sektöründe istihdam edilmektedir ve bu sektörde 177 iş çeşidi vardır.2.184 personas están empleadas en el sector terciario, con 257 empresas en este sector.
İniş disiplini, bir Alp disiplini çeşidi.El descenso o prueba de descenso, es una disciplina de esquí alpino.
Dört tane temel Poké Topu türü vardır ve oyunlarda düzenlenmiş bir düzineden fazla çeşidi vardır.Ambos hermanos son multinstrumentistas y tocan más de una decena de instrumentos.
Bu telegramları basma harfler şeklinde gönderen ilk telgraf çeşidiydi.Este fue el primer aparato que imprimió un telegrama en tipo.
Tuzlu bir kek çeşididir.Era una especie de galletas esponjosas.
Bu model serisinin son çeşidi MD-95 Boeing ile birleşmenin ardından Boeing 717 olarak anılmaya başlandı.Más tarde se crearía el último proyecto, el MD-95, o como se llama actualmente, Boeing 717.
Almanya'da 1500'den fazla sosis çeşidi üretilmektedir.Más de 1500 diferentes tipos de salchichas se producen en el país.
Üç çeşidi vardır.Hay tres tipos...
En küçük denizineği çeşididir.Se trata de la especie de nautilo más pequeña.
İlgili makalede, nadiren de olsa kullanılan bir MAC çeşidi olan NMAC de tanımlanmıştır.Asimismo, este documento define una variante llamada NMAC que rara vez, o nunca, se utiliza.
Türkiye'de pizza benzeri yapılan birçok pide çeşidi vardır.En Turquía se hacen muchos tipos de çörek.
4 temel çeşidi vardır.Hay cuatro tipos básicos.
İlgili Sayfalar