çayı ile cümle
çayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bol bol çayırlık arazi vardır.There was ample amount of good timberland.
Denethor, Pelennor Çayırları Savaşı sırasında Palantir i eline alarak kendini yaktırdı.Denethor II slew himself during the Battle of Pelennor Fields.
Soğuksu Çayı, Mersin ilinin Aydıncık ilçesinde bir çaydır.A common commercial refrigerator is the glass fronted beverage cooler.
Kent daha çok çayı ile tanınır.The towm is famous for the tea.
Çayıralan ormanları da çok sayıda görülmeye değer güzellik barındırmaktadır.In many façades wood carvings are worth a look.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus mostly lives in near-shore seagrass beds.
Verimli çayırları mevcuttur.Feral cats are present.
Kenya etrafında gezmek ve çayırlıklarda kamp yapmak iki haftalarını almıştır.They reportedly spent two weeks traveling around Kenya and camping out on the savannah.
Marmit Çayı (karasu)kenarında kurulmuştur.Chè nụ (Bud tea): made only from the bud of the tea flower.
Sarayözü Barajı bu çayın üzerine kurulmuştur.The beer is produced for the restaurant in this tower.
Ayrıca adanın ismi Pitcairn Adası 'dır Türkçeye Çayırçimen Adası olarak çevirilmiştir.The captain named the island Pitcairn's Island in the boy's honour.
Adı Wulong Çayı (烏龍茶 / 乌龙茶)'dan alındı.His tea is oolong (Wulong) tea, 烏龍茶 (u-roncha).
1500 m'nin üzerindeki dağların zirvelerinde, yayla alanlarında alpin çayırlar görülür.Above 1,800 m above the sea, Alpine meadows can be found.
Dişisi çayır tuygununa benzer.It's like the tooth fairy.
Geniş mera ve çayırları ve buradaki zengin bitki örtüsü hayvancılığın gelişmesine yol açmıştır.Grassland, meadows and the rich vegetation led to the development of livestock breeding.
Yüksek çayırlarda, kayalık bayırlarda ve taş ocaklarında görülür.It is found in sunny positions in crevices in stone and brick walls.
Günümüzde, çevresinde yoğun yerleşim bulunan derenin kenarları geçmişte geniş çayırlarla kaplıydı.Before this, the land on which the lake now sits went through several complex stages.
Bu durum, Yusuf'un, planından cayıp gerçek kimliğini açıklamasına sebep olmuştur.This caused Joseph to recant and reveal his identity.
Çayıralan Özü, en önemli akarsuyudur.Udder depth is the most important trait of the udder.
Çayın karşı geçesine dikilen kavaklar kumsal toprakta çok çabuk büyüdüler.Coffee growing spread rapidly over the mountain.
Kelkit Çayının kolu olan Tomara Çayının vadisinde yer alır.She asks where they have tea in the garden.
Bu nedenle çayır ve mera alanlarında daralma olmaktadır.It seems to be of particular importance in leaves and at growing points.
Geri kalan bölümü ise ya bataklık ya da çayırdır.The rest of the area is forest or fields.
Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 15’tir.Twenty-five per cent or more are recorded."
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.There's a little ledge inside, so the tea is sitting there and the water is filling it up like that.
Ormanlar ve çayırlar gördüm.I saw forests and meadows.
Yasemin çayı, Japon sencha çayı,Chinese jasmine, Japanese sencha,
Bu Prickly Pear Çayı.This is Prickly Pear Creek.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.There were precedent-setting suits in 1870 and 1872, both involving Prickly Pear Creek.
Üzerinde çayırlarda koşan bir çocuk veya buna benzer bir şey.It has a child running through a field, or something like that.
Bu "Çit ile ayrılmış Bucolic çayır" fotoğrafı.This one says, "Bucolic meadow with split-rail fence.
Tianfeng usta, çayınız soğudu içmeseniz iyi olurMaster Tianfeng, your tea has become cold Better not drink it
Şimdi çayınızın tadını çıkarın, anladınız mı?Mr. Garrison, I think you shouldn't have come here. This is civil war. This is our war.
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.The Inuits in the far north ate very differently than the Africans on the savanah.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.That's cellulosic, second generation biofuels from prairie grass.
Bu soru Afrika çayırlarından kalkıp da bugün buraya gelmemin tek nedeni.That question is the only reason I traveled here today all the way from the African savanna.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.But, in fact, they're grassland habitats for grassland birds and plants.
Ya da nemli çayırlar, böcekler ve güneşli yerleri seven bataklık kaplumbağalarının.Or the bog turtle, needing wet meadows and insects and sunny places.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.And you can look at what a wet meadow needs.
Cayi tekrar hazirliyacagim.I'll prepare the tea again!
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.I've had the privilege of living by a meadow for the last little while, and it is terribly engaging.
Küresel çayır alan 30 milyon km² dir.Global pastures cover 30 million km².
-Çam fıstıklı... Çayınızı şeftalili mi limonlu mu istersiniz?-Pinenut dressing.. -Would you like peach or lemon for your tea?
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.There's still the tea left in your set meal.
Çayı diyorum...The tea...
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Mushroom and lotus leaves over rice, cabbage salad, and omija tea.
Çayını iç.Just drink your tea.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.On my first day, I went to a restaurant, and I ordered a cup of green tea with sugar.
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.It's a tereré, which you use to drink mate tea cold!
Bu Lincoln ÇayırıThis is Lincoln Meadow.
Sanırım çayımız için şarkı söyleyeceğiz.I think we need to sing for our tea.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.This is the roof, saving money, and this is the first species to arrive here.
Bu resim tipik bir mevsimsel çayıra aittir.This picture is a typical seasonal grassland.
Şimdi, kuruyan bu çayırlara bakalım, bunu sağlıklı hale getirmek için ne yapabiliriz?Now, looking at this grassland of ours that has gone dry, what could we do to keep that healthy?
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.So on this bit of grassland, we'll do it, but just in the foreground.
Elmalı çörek ve İngiliz çayı alıyor muyuz?Are we having apple pie and English tea?
O zaman... ...bir bitki çayı alabilir miyim lütfen?Then... Perhaps some adlay tea, please?
Yoktur ama yine sorayım, bir bardak çayınız bulunmaz heralde?I suppose there's no chance for a spout of tea.
Sözünden mi cayıyorsun?You're taking back your word?
Bunu çayına kat !Put this inside.