çayı ile cümle
çayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.На първия ми ден отидох на ресторант и поръчах чаша зелен чай със захар.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.У перший день мого перебування я пішла до ресторану і замовила чашку зеленого чаю з цукром.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.ביומי הראשון, הלכתי למסעדה, והזמנתי כוס של תה ירוק עם סוכר.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.ففي يومي الاول ذهبت الى مطعم وطلبت شاياً أخضر مع قليل من السكر
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.レストランに入り "砂糖入り"の緑茶をオーダー ウェイターが一瞬戸惑い 言いました
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.예수께서 가라사대 이 사람들로 앉게 하라 하신대 그 곳에 잔디가 많은지라 사람들이 앉으니 수효가 오천쯤 되더라
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.Аз съм истинската лоза, и Отец ми е земеделецът.
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.ויאמר ישוע צוו את העם לשבת ארצה וירק דשא לרב היה במקום ההוא וישבו לארץ כחמשת אלפי איש במספר׃
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.فقال يسوع اجعلوا الناس يتكئون. وكان في المكان عشب كثير. فاتكأ الرجال وعددهم نحو خمسة آلاف.
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.耶 穌 說 、 你 們 叫 眾 人 坐 下 。 原 來 那 地 方 的 草 多 、 眾 人 就 坐 下 、 數 目 約 有 五 千
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.耶穌說 、 你 們叫眾 人 坐下 。 原來 那 地方 的 草 多 、 眾人 就 坐下 、 數目約 有 五千
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Allora ordinò loro di farli mettere tutti a sedere, a gruppi, sull'erba verde
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Alors il leur commanda de les faire tous asseoir par groupes sur l`herbe verte,
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Atunci le -a poruncit să -i aşeze pe toţi, cete-cete, pe iarba verde.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Då befallde han dem att låta alla i skilda matlag lägga sig ned i gröna gräset.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Él les mandó que hiciesen recostar a todos por grupos sobre la hierba verde
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Então lhes ordenou que a todos fizessem reclinar-se, em grupos, sobre a relva verde.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.És parancsolá nékik, hogy ültessenek le mindenkit csoportonként a zöld pázsitra.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.In jim ukaže, naj jih posadé vse zaporedoma, omizje za omizjem, po zeleni travi.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.I rozkázal jim, aby se kázali posaditi všechněm po houfích na zelené trávě.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.제자들을 명하사 그 모든 사람으로 떼를 지어 푸른 잔디 위에 앉게 하시니
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Lalu Yesus menyuruh semua orang itu duduk berkelompok-kelompok di rumput yang hijau
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Ngài bèn truyền cho môn đồ biểu chúng ngồi xuống hết thảy từng chòm trên cỏ xanh.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Ngài bèn truyền cho môn_đồ biểu chúng ngồi xuống hết_thảy từng chòm trên cỏ xanh .
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Niin hän määräsi heille, että kaikkien oli asetuttava ruokakunnittain vihantaan ruohikkoon.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Og han bød dem å la alle sette sig ned i det grønne gress, lag ved lag.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Og han bød dem at lade dem alle sætte sig ned i små Flokke i det grønne Græs.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Tedy im kazał wszystkie gromadami posadzić na zielonej trawie.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Und er gebot ihnen, daß sie sich alle lagerten, tischweise, auf das grüne Gras.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Vtedy ich rozkázal usadiť všetkých po stolových skupinách na zelenej tráve.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Και προσεταξεν αυτους να καθισωσι παντας επι του χλωρου χορτου συμποσια συμποσια.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.И заповяда им да насядат всички на групи по зелената трева.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.І звелів їм садовити всіх купа коло купи на зеленій траві,
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.Тогда повелел им рассадить всех отделениями на зеленой траве.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.ויצו אותם לשבת כלם חברה חברה לבדה על ירק הדשא׃
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.فأمرهم ان يجعلوا الجميع يتكئون رفاقا رفاقا على العشب الاخضر.
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.耶 穌 吩 咐 他 們 叫 眾 人 一 幫 一 幫 的 、 坐 在 青 草 地 上
İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu.耶穌 吩咐 他 們叫眾 人 一 幫 一 幫 的 、 坐在 青草 地上
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Dalej sprawdzasz, czego potrzebuje podmokła łąka.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.E potete cercare di cosa ha bisogno un prato umido.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.습초지에 필요한 것도 살펴볼 수 있죠.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Man kann nachsehen was eine feuchte Wiese benötigt.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.On peut aussi regarder de quoi a besoin une prairie.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Ook kun je kijken naar wat een natte weide nodig heeft.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Si poti sa te uiti la ceea ce are nevoie un umedă pajişte.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Và bạn có thể biết một đồng cỏ ướt cần gì.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Y se puede ver qué necesita un un prado.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Και μπορείς να δεις τι χρειάζεται ένα υγρό λιβάδι.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Вы можете узнать, что нужно влажному лугу.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.Можете да разгледате и от какво има нужда една мокра ливада.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.ואפשר לבדוק מה אחו לח צריך.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.ويمكن النظر إلى ما تحتاجه المروج الرطبة.
Islak bir çayırlığın neye ihtiyacı olduğunu da görebilirsiniz.湿地帯を作り出すためは ビーバーと
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Những đồng cỏ vàng bị gặm sạch bởi kì đà đất Được nêm thêm những thay đổi tuyệt vời từ những bụi xương rồng
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Pajiştile aurii sunt mâncate de iguanele de uscat, care savurează o schimbare plăcută după cactus.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Zlatavé louky jsou spásány leguány, které teď kaktusové listy tak nelákají.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Στα χρυσαφένια λιβάδια βόσκουν χερσαίες ιγουάνες... απολαμβάνουν μια ευχάριστη αλλαγή από τους κάκτους.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...את שדות האחו הזהובים .רועות האיגואנות היבשתיות מתענגות על השינוי הנעים .מעלי הקקטוס הבשרניים
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...المروج الذهبية مرعية بلإيغوانات البرية تستمتع بتغيير لطيف من وسادات الصبّار
Kücük bey, üzgünüm. Cayi tekrar hazirliyacagim. Affedersiniz.אדוני אני מצטערת,אני אכין את התה שוב