çayı ile cümle
çayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Na paszach zielonych postawił mię; a do wód cichych prowadzi mię.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Ngài khiến tôi an nghỉ nơi đồng cỏ xanh tươi, Dẫn tôi đến mé nước bình tịnh.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Ngài khiến tôi an_nghỉ nơi đồng_cỏ xanh_tươi , Dẫn tôi đến mé nước bình tịnh .
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Pasie ma na zelených pažitiach; vodí ma popri tichých vodách.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.su pascoli erbosi mi fa riposare ad acque tranquille mi conduce
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.ves legelõkön nyugtat engem, [és] csendes vizekhez terelget engem.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Viheriäisille niityille hän vie minut lepäämään; virvoittavien vetten tykö hän minut johdattaa.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Εις βοσκας χλοερας με ανεπαυσεν εις υδατα αναπαυσεως με ωδηγησεν.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.На зелени пасбища ще ме успокоява; При тихи води ще ме завежда.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.בנאות דשא ירביצני על מי מנחות ינהלני׃
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.في مراع خضر يربضني. الى مياه الراحة يوردني.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.他 使 我 躺 臥 在 青 草 地 上 、 領 我 在 可 安 歇 的 水 邊
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.他 使我 躺臥 在 青草 地上 、 領我 在 可 安歇 的 水邊
Bir fincan çayı, ya da güneşi, hatta süpernovayı anında soğutur.Also friert der Tee in der Tasse ein, oder die Sonne oder sogar eine Supernova.
Bir fincan çayı, ya da güneşi, hatta süpernovayı anında soğutur.làm đóng băng cốc trà, mặt trời, hay thậm chí là một vụ nổ supernova.
Bir fincan çayı, ya da güneşi, hatta süpernovayı anında soğutur.Soarele sau chiar o supernovă.
Bir fincan çayı, ya da güneşi, hatta süpernovayı anında soğutur.مجمدة الشاي في الكأس، أو الشمس، أو حتى مستعرا عظيما.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Am avut privilegiul de a trăi lângă o pajişte pentru ultima bucăţică de vreme şi este foarte frumos.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Az a megtiszteltetés ért, hogy egy mező mellett élhetek egy ideje, és ez nagyon lebilincselő.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Eu tive o privilégio de viver ao pé de um prado nos últimos tempos, e é tremendamente cativante.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Ho avuto la fortuna di vivere vicino a un campo per un po' ed è stato terribilmente attraente.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Ik had het voorrecht om de laatste tijd bij een weide te wonen en dat is vreselijk boeiend.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.J'ai eu le privilège d'avoir vécu à côté d'un pré dernièrement, et c'est terriblement plaisant.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Jeg har haft det privilegium at bo ved en eng i det sidste stykke tid, og det er utrolig engagerende.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.저는 지난 얼마 동안 목초지 옆에서 사는 특권을 누리고 있는데요, 정말 기분 좋은 일입니다.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Minulla on ollut onni asua niityn laidalla viime aikoina, ja se on tosi antoisaa.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Szczęśliwie mieszkałem obok łąki ostatnimi czasy; jest to bardzo zajmujące.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Имах привилегията да живея близо до една ливада, в последно време и това е ужасно ангажиращо.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.Я имел счастье жить возле луга в последнее время, и это ужасно интересно.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.היתה לי הזכות לחיות ליד אחו בזמן האחרון, וזה היה מלבב ביותר.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.لقد كان لي شرف العيش على طريق مرج في حين أن القليل من الماضي ، والانخراط بشكل رهيب.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.しばらく住んでいました それは本当に面白い事です 芝生の歴史を見てみると 実は悲劇的なんです
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır. Alsana biraz? ?아 떼레레라고 마태차를 차가웁게 해가지고 마시는 거예요. 마셔요!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır. Alsana biraz? ?هذه تاريري, إنها تستخدم لشرب الشاي البارد! تناول القليل
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır. Alsana biraz? ?あなたが飲んでた物を何で俺が...
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.C'est un tereré, que l'on utilise pour boire avec un thé froid mate !
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.DEt är en tereré, som du dricker mate te kall!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Es ist ein Terere ,welches man verwendet um Mate Tee kalt zu trinken.
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Este o terere, pe care o folosesti ca sa bei ceai rece mate!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.E' un tereré, che si usa per bere il tè freddo!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Het is een tereré, wat je gebruikt om mate thee koud te drinken.
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Ini terere, biasanya dipakai untuk minum teh Mate dingin!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Là bột tereré, dùng chung với trà lạnh!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.To terere, które uzywa się do picia zimnej herabaty mate.
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Είναι μια tereré, που χρησιμεύει για να πίνεις κρύο το τσάι!
Bu bir terere, Paraguay Çayı'nı soğuk içmek için kullanılır.Это терере, его используют, чтобы пить холодный чай.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Das ist das Dach, das Geld spart, und das sind die ersten Bewoher, die eintrafen.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Dette er taget som sparer penge, og her er den første dyreart ankommet.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Este es el techo, ahorrando dinero, y estas son las primeras especies en llegar.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Ten dach oszczędza pieniądze, a to pierwszy gatunek, jaki się tu pojawił.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Tohle je střecha, šetří peníze, a tohle je první druh, který se tam usídlil.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Αυτή είναι η οροφή , που σώζει λεφτά, και αυτό είναι το πρώτο είδος που φτάνει εδώ.
Bu çatı, para tasarrufu yapıyor, ve bunlar buraya gelen ilk türler. Bunlar çayır çılıbıtları.Это та самая экономичная крыша, а вот первый поселившийся на ней вид - крикливый зуек.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.Chúng tôi sẽ làm như vậy trên khu đồng cỏ này, nhưng chỉ làm ở mặt trước.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.Donc sur ce petit bout de prairie, nous le ferons, juste au premier plan.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.En este pedacito de pastizal lo haremos, pero sólo en el primer plano.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.Ezen a kis füves részen ezt fogjuk tenni tehát, de csak az előtérben.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.Genau das machen wir auf diesem Stück Wiese im Vordergrund.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.Jadi pada sepetak lahan padang rumput ini, kita lakukan, namun hanya di bagian atas lahan saja.
Bu çayır parçasında, bunu yapacağız, ama sadece ön planda.이 초원에서 우리는 그 일을 할텐데 앞에 있는 부분에서