çayı ile cümle
çayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gözlem yapan bir çayır köpeği.Den är en vallande och vaktande herdehund.
Bu akarsuların en önemlisi Karasu Çayı’dır.För andra betydelser, se Karasu Çayı.
Sille, Karabuğa Dağları ile Küçük Gevele (Takkeli Dağ) arasında Sille Çayı'nın açtığı vadide yer alır.Den ligger vid den lägre Mochefloden, nära dess mynning till Stilla havet.
Küçük, çayır incir kuşuna benzer bir kuştur.Hihin är en liten honungsfågelliknande fågel.
Çayırgücü Spor Kulübü’nde on yıl boyunca yöneticilik yaptı.Spelarna har tillsammans dominerat tennissporten i över tio år.
Çayırlı Oğulları buraya hiç gelmemişlerdir.Landshövdingehusen fanns aldrig här.
Tatar çayı olarak da anılır.Bladen kokas också till te.
Topraklarının yaklaşık üçte ikisi çayırlık ve meralardan meydana geldiği için hayvancılık çok gelişmiştir.Omkring en tredjedel härstammade från häst och hund.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Många lankeser dricker åtminstone tre koppar om dagen.
Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır.I Sverige formgav Flesche en bro över Askeröfjorden.
Koyun sürüleri, yazın yaylalardaki sulak çayırlara çıkarılarak otlatılır.Fåren släpps ut på bete sommartid.
Ayrıca Kars Çayı Türkiye'nin Ermenistan ile olan sınır boyunuda belirlemektedir.Karahan Çayı är ett vattendrag i Armenien, på gränsen till Turkiet.
Bunlar Bıçkıcı Çayı ve Delice Çayı'dır.För andra betydelser, se Qaranlıq Çayı.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Många är så kallade katastroffilmer.
Tarla ve çayırlardan oluşan araziler ekilebilirdir.Statyer och stenväggar kan välta.
1000 Dekar ekilebilir arazisi olup ayrıca 500 dekar tabi çayır alanı mevcuttur.Den är kolonihäckande och dessa kolonier kan omfatta så många som 1500 häckningspar.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Тибетці випивають до сорока чашок чаю в день.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Такі відмови називаються катастрофічними.
Çayırhan’ın tarihinin çok eskilere dayandığı bilinmektedir.Патанджалі стверджує, що ця історія трапилася «дуже давно».
Çayır köpekleri 1 ila 7 yavru doğurabilirler ama genelde 3-4 yavru doğururlar.Може народитися до 12 щенят, але, як правило, народжується близько 4-7.
"İstikamet Papazın Çayırı"."Сповідь священика".
Genelde çayırlık alanlarda küçük gruplar şeklinde görülür.Часто мінімалістичні будівлі мають кубічні форми.
"Türk çayı".«Whiskey Soda».
Diken çayı buradan başlamaktadır.Усе і справді почалося з чашки кави.
Yüksek çayırlarda, kayalık bayırlarda ve taş ocaklarında görülür.Росте на стрімких скелях і високих вулканах, на каменях.
Yuvadan çıkan genç bir çayır köpeği.Маленький собака, приземкуватий.
Bir tarafında Miran çayı, bir tarafında da kozluk çayı bulunmaktadır.Одного разу він навіть опускає туди чашку, повну чаю.
Kahta Çayına daha sonra Cendere Çayı eklenir.І тільки тепер додають чай в чашку.
Salvia aethiopis (Akdeniz ada çayı) L., 1753.Рід Орлики (Aquilegia) L., 1753.
Küçük ve büyük baş sürüler yazın yüksek çayırlara götürülür.Влітку навіть молоде і ніжне листя додають до салатів.
Koyun sürüleri, yazın yaylalardaki sulak çayırlara çıkarılarak otlatılır.Останні влітку привозять сюди овець на пашу.
Daha sonra Banaz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolanarak bugünkü halini almıştır.Для цього Пила залишив їм гостро заточені інструменти.
Kızıldamlar Çayı doğusundan katılır.Нідерландці почали експортувати в Європу чай.
Dağlık çayır ve meralarda bazen de bahçelerde yetişir.Росте на узбіччях, іноді вирощується в домашніх садах.
Sadece çayımız var.Ми маємо лише чай.
Çayı severim.Я люблю чай.
Çayı severim.Мені подобається чай.
Çayımız yok.У нас немає чаю.
Ben çayı asla sütle içmem.Я ніколи не п'ю чай з молоком.
Çayım nerede?Де мій чай?
Bu kimin çayı?Чий це чай?
O tatlı çayı sever.Він любить солодкий чай.
Kadınlar çayı sever.Жінки люблять чай.
Çayı seviyorum.Я люблю чай.
Yeşil çayı seviyorum.Я люблю зелений чай.
Yeşil çayı seviyorum.Мені подобається зелений чай.
Tom tarçınlı çayı seviyor.Тому подобається чай з корицею.
Hangisini daha çok içersin, kahveyi mi yoksa çayı mı?Чого ти більше п'єш, чаю чи кави?
Çayına şeker koymayı unuttum.Я забув тобі до чаю цукру покласти.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Tibeťané vypijí denně desítky šálků této husté tekutiny.
İlçeyi Huma çayı sulamaktadır.Mytí šamponem srst nevadí.
III. Şenuda Jeho Svatost (Nazir Cayid 3 Ağustos 1923, Asyut, Mısır - ö.Jeho Svatost Šenuda III. (občanským jménem Nazeer Gayed , 3. srpna 1923, Asijút, guv.
Diğer kısımların çoğunluğu orman ve çayır ve mera alanı bulunur.Zbylá 3 % tvořily zahrady, louky a další plochy.
Çayı yapılabilir.Poté se podává čaj.
Araç Çayı, Türkiye'de bir akarsu.Kelkit (turecky Kelkit Çayı) je řeka v Turecku.
Salvia austriaca (Avusturya ada çayı) Jacq.Dumort. hořinka rakouská (Conringia austriaca) (Jacq.)
Melen Çayı Kocaali'den Lâhna deresini de aldıktan sonra Karadeniz'e ulaşır.Před snopem z obilím můžeme ještě spatřit kartuš.
Kitap içerisinde "Çayına hiç şeker atmaz.Osobní věta: "Nechceš čaj?"
Sürmene'nin en önemli akarsuları Küçükdere ve Manahos çayıdır.Dále, méně významné, jsou banány a mango.
Sadece Peçenek Çayı zikredilebilir.Příležitostně můžete morčeti nabídnout čaj.