çatlaklar ile cümle
çatlaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağır vakalarda çatlaklar oluşabilir ya da kırılabilir.In severe cases, cracks can form or it can snap apart.
Bodrum duvarında bazı çatlaklar var.There are some cracks in the basement wall.
Fincanda çatlaklar vardı bu nedenle içecek dışarı sızdı.There were cracks in the cup so the drink leaked out.
Çatlaklardan düşüyorlar.They're falling through the cracks.
Siyah Ocak olarak bilinen 19-20 Ocak 1990'da şiddetli çatlaklar yaşandı.Violent crackdowns took place on January 19–20, 1990, which is known as Black January.
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.The cracks then gradually get larger and turn into a small cave.
2010 yılında ise gövdesinde büyük çatlaklar meydana geldiği görülmüştür.In September 2010, it was found to have developed large and dangerous cracks.
Bu taşkınların setlerdeki çatlaklardan kaynaklandığı sanılmaktadır.It is believed this was because of the roofs on the houses.
Bunların gizlendikleri duvar çatlakları ve benzeri yerler tıkanır.Gardens and orchards have sprung up as if by magic in the outskirts.
Çatlaklardan hemen sonra kan damarları daralır ve kanamayı durdurur.Soon after fracture, blood vessels constrict, stopping further bleeding.
Kıtasal çatlaklar (rift) yeni okyanus havzası oluşturur.The mid-ocean ridge systems form new oceanic crust.
Ciltte oluşan en yaygın hastalıklardan biri hamilelikteki çatlaklardır.One of the most common problems with the skin that tends to plague is pregnancy stretch marks.
Ve, su gibi, herhangi bir kuralda çatlaklar bulacaklar.And, like water, they will find cracks in any set of rules.
Dünyadaki çatlakların etrafında yükselir.It arises around cracks in the Earth.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.They are coated. These fractures are coated with organic materials.
Şimdi gerçekten iyice derine inersek, çatlakları görebilirsiniz.Now just to get really deep in, you can really get to the cracks.
Yolumuzdaki çatlaklardan dolayı eve yürümemin çok fazla zaman almasını sevdi.She loved that it took me forever to walk home because there are lots of cracks on our sidewalk.
Yardımı olmayacağını biliyorum, yalnızca çatlakları dolduruyor...I know it doesn't help, it only fills the cracks...
- Kimin çatlaklarını?- Who's cracked? - She is.
Diğer çatlakları da doldur.Go fill some other cracks.
404 sayfasının size söylediği şey çatlakların içine düştüğünüzdür.What a 404 page tells you is that you fell through the cracks.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.They inspect it, they check it for cracks, for drill damage, for spalls, for chips.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.And at some point you're going to have to cross these cracks in the ice, these crevasses.
Artık gemimizi batıran çatlaklarımız olmayacak. Savaş ilanlarımız olmayacak.And so I think what we're going to see is two trends take place with this.
Belki o çatlaklarýn arasýndan avucumuza bir ţeyler düţer, ha?Maybe between those cracks, something falls into our palm.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.You have made the land tremble. You have torn it. Mend its fractures, for it quakes.
Mostar'ın yeniden inşa edilen Eski Köprüsü yeni çatlakların tehdidi altındaMostar's reconstructed Old Bridge threatened by new cracks
Bazı gözlemciler çatlakları Hersek'te meydana gelen yakın tarihli bir depreme bağlıyorlar.Some observers attribute the fissures to a recent earthquake in Herzegovina.
Sırbistan'ın Kosova politikasında çatlaklar göründüCracks appear in Serbia's Kosovo policy
Tüm bu resimler yıllar boyunca çatlaklar geliştirdi. [1]All those paintings developed cracks over the years.[58]
Dış kabuk grimsi kahverengidir, ince çatlaklara sahiptir ve iç kabuk beyazımsı şeritlere sahiptir.The outer bark is greyish-brown, with fine cracks, and the inner bark has whitish bands.
Genellikle kayalardaki çatlaklarda yetişirler. [2]It is often found growing in cracks in rocks.[4]
Punta kaynağının fiziksel etkileri iç çatlaklar, yüzey çatlakları ve kötü bir görünümdür.The physical effects of spot welding include internal cracking, surface cracks and a bad appearance.
Çamur çatlakları çamur bir çatlak, suyu alındığı zaman küçülür ve yaprakları zamanla oluşturur.Mudcracks form when mud is dewatered, shrinks, and leaves a crack.
Çamur çatlakları yukarı doğru kıvrılır, bu nedenle jeopetal yapılar olarak kullanılabilirler.Mudcracks curl upwards, so they can be used as geopetal structures.
Köprü de, zamanla köprüyü zayıflatabilecek ve çökmesine neden olabilecek çatlaklar gelişebilir.The bridge may develop cracks, which over time can weaken the bridge and cause it to collapse.
Bu çatlakların çoğu, köprülerin zorunlu denetimleri sırasında keşfedilir.Most of these cracks are discovered during mandated inspections of bridges.
Uçurumun kendisi boyunca, bir gnays, derin çatlaklar olmaya devam ediyor.Along the cliff itself, a gneiss, there continues to be deep cracks.
Barajın yıkılışından birkaç saat önce, öğleden sonra sette çatlaklar fark edildi.Hours before the dam failed, in the afternoon, cracks were noticed in the embankment.
Çatlaklardan su dökülmeye başlayınca insanlar barajdan tahliye edildi.People were evacuated as water began to pour through the cracks.
Çatlaklara 3500 kilogramlık bir kamyonet neden olmuştur.The cracks were caused by a 3500 kg pickup truck that drove over the modules.
Yüksek binalarda çatlaklar olduğu bildirildi.Cracks were reported in higher buildings.
Yerleşim bölgelerindeki kaldırımlarda çatlaklar oluştu.The cracks appeared on sidewalks in residential areas.
Çatlaklar boyunca lav çeşmeleri de püskürmeye başladı.Lava fountains also began erupting along the fissures.
29 Kasım'da Mauna Loa'nın Kuzeydoğu Rift Bölgesindeki çatlaklar ve lav akıntılarıFissures and lava flows on Mauna Loa's Northeast Rift Zone on November 29
Yerdeki çatlaklardan kum püskürdü.Sand erupted from fissures in the ground.
Yaşlandıkça çatlaklar oluşur.Erst im Alter entwickeln sich Längsrisse.
EUH066 Tekrarlı maruz kalmalarda ciltte kuruluğa ve çatlaklara neden olabilir.R 66 Wiederholter Kontakt kann zu spröder oder rissiger Haut führen.
Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.Noch heute findet man in den zur Talseite zugekehrten Hausmauern Schiessscharten.
2010 yılında ise gövdesinde büyük çatlaklar meydana geldiği görülmüştür.Schon in den 2010er Jahren wurden erhebliche Schäden am Mauerwerk festgestellt.
Kaya çatlakları ve tavşan çukurlarında yuva yapar.Il niche dans les crevasses des rochers et dans les terriers de lapins.
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.Las grietas se hacen luego gradualmente más grandes y se convierten en una pequeña cueva.
Memedeki çatlaklar ve eziklikler enfeksiyon ihtimalini artırır.La presencia de grietas y heridas en los pezones aumentan la probabilidad de una infección.
Bulunan kemiklerde belirgin kırık ve çatlaklar vardı ve bunlar bilinçli bir şekilde yapılmış gözüküyordu.Tenían los pies destrozados y eran fácilmente reconocibles.
Kıtasal çatlaklar (rift) yeni okyanus havzası oluşturur.Il rifting continentale crea nuovi bacini oceanici.
Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.Ancora oggi è parzialmente presente il fossato che circondava le mura.
EUH066 Tekrarlı maruz kalmalarda ciltte kuruluğa ve çatlaklara neden olabilir.EUH 066 – L'esposizione ripetuta può provocare secchezza o screpolature della pelle.
Yaşlandıkça çatlaklar oluşur.Al crescere degli angoli nascono aberrazioni.
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.Con l'invecchiamento cresce sempre più lentamente fino a trasformarsi in albero.
Memedeki çatlaklar ve eziklikler enfeksiyon ihtimalini artırır.يزيد وجود الشقوق أو القروح على الحلمات من احتمال العدوى.