Ana içeriğe geç
Sözlük

çaresi ile cümle

çaresi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.We will have to get over the feeling of helplessness.
Çocuk öfkesinde çaresizdir.The child is helpless in his rage.
O çaresizce mücadele ediyor.She is struggling helplessly.
Tekrar geç kalmamanın çaresine bakacağım.I'll see to it that I will never be late again.
O olmazsa, çaresiz kalırım.Without him, I would be helpless.
Onun önerisini geri çevirmekten başka çaresi yoktu.She had no choice but to turn down his proposal.
Tom tamamen çaresiz hissetti.Tom felt completely helpless.
Tom tamamen çaresizdi.Tom was completely helpless.
Çaresi yoksa katlanmak gerekir.What can't be cured must be endured.
O bir iş bulmak için başarısız olduğunda, Tom çaresiz hissetmeye başladı.When he failed to find a job, Tom started feeling desperate.
Ben çaresizim.I'm desperate.
Tom çaresiz.Tom is helpless.
İntihar çaresizlik davranışıdır.Suicide is an act of desperation.
O kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.He's starting to feel desperate.
Kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.She's starting to feel desperate.
Kendi başımın çaresine bakabilirim.I can take care of myself.
Çaresiz hissettiğini biliyorum.I know that you feel helpless.
Hal çaresine bakayım.Let me figure something out.
Biz çaresiziz.We're helpless.
Tom çaresiz değil.Tom isn't helpless.
Ben çaresizdim.I was desperate.
Çaresiz değilim.I'm not helpless.
Tom çaresiz görünüyor mu?Does Tom seem helpless?
Çaresiz görünmek istemiyorsun.You don't want to seem desperate.
Asla böyle çaresiz hissetmedim.I've never felt so helpless.
Kendi başımın çaresine nasıl bakacağımı biliyorum.I know how to take care of myself.
Çok çaresiz hissediyorum.I feel so helpless.
O çaresizdir.He's desperate.
Kesinlikle çaresiz olmasaydım senden gelmeni istemezdim.I wouldn't have asked you to come if I weren't absolutely necessary.
Tom'un onun istediğini Mary'ye vermekten başka çaresi yoktu.Tom had no choice but to give Mary what she asked for.
Biz o kadar da çaresiz değiliz.We're not that desperate.
Tom çaresiz hissetti.Tom felt helpless.
Problem için endişelenme. Birileri bunun çaresine bakacak.Don't worry about this problem. Someone else will take care of it.
Tom çaresiz olmalı.Tom must be desperate.
Tom yerde çaresiz yatıyordu.Tom was lying helpless on the floor.
Tom çaresiz ve korkmuş hissetti.Tom felt helpless and frightened.
Çaresizim. Ne yapacağımı bilmiyorum.I'm desperate, I don't know what to do.
Evlilik için başımın çaresine bakıyorum.I'm saving myself for marriage.
Gerçekten çaresizsin.You really are desperate.
Hukuk, insan doğasının çaresizliğinden doğar.Law is born from despair of human nature.
Mary çaresizdir.Mary is desperate.
Tom gerçekten çaresizdi.Tom was truly desperate.
Tom çaresiz hissetmeye başlıyordu.Tom was starting to feel desperate.
Kimse o kadar çaresiz değildir.No one's that desperate.
O kadar da çaresiz değilim.I'm not that desperate.
Onun hastalığının bir çaresi yoktur.His illness is without a cure.
Hal çaresine bakmam gerekiyor.I need to figure something out.
Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.Users of Tatoeba shouldn't feel alone and desperate.
Tom'un yüzünde bir çaresizlik görüntüsü vardı.Tom had a look of desperation on his face.
Çaresiz bir belâdayım.I'm in desperate trouble.
Tom oldukça çaresizdir.Tom is quite helpless.
Ben senin kendini çaresiz hissettiğine eminim.I'm sure you feel helpless.
Tom çaresizce gülümsedi.Tom smiled helplessly.
Tamamen çaresiz hissediyorum.I feel completely helpless.
Ben çaresizken, hiç kimse benim savunmam için gelmedi.When I was helpless, no one came to my defense.
Biz inmek için çaresizce bir yer arıyoruz.We're looking desperately for a place to land.
Tom'un doktorlarına göre onun durumu çaresiz.According to Tom's doctors, his condition is incurable.
Her ne kadar gizlemeye çalışsa da, Meryem'in sesindeki çaresizliği duyabiliyordum.Even though she was trying to hide it, I could hear desperation in Mary's voice.
Çok çaresiz hissettik.We felt very helpless.
Çok çaresiz hissettim.I felt very helpless.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod