çantasından ile cümle
çantasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Para evrak çantasından çalındı.The money was stolen from his briefcase.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Onun çantasından hiçbir şey almadım.I did not take anything from his bag.
Tom kedinin çantasından çıkmasına izin verdi.Tom let the cat out of the bag.
Tom çantasından İskoç şişesini çıkardı onu Mary'ye uzattı.Tom took the bottle of Scotch from his briefcase and handed it to Mary.
Tom çantasından bir MP3 oynatıcı çıkardı.Tom pulled an MP3 player out of his bag.
Tom çantasından bazı kolyeler çıkardı ve Mary'ye beğendiği birini seçmesini söyledi.Tom pulled out some necklaces from his bag and told Mary to choose the one she liked.
Tom alet çantasından demir testeresini çıkardı ve Mary'ye onu isteyip istemediğini sordu.Tom removed the hacksaw from his toolbox and asked Mary if she wanted it.
Tom çantasından bir kitap çıkardı.Tom took a book out of his briefcase.
Tom çantasından bazı hediyeler çıkardı.Tom pulled some gifts out of his bag.
Tom çantasından bazı şeyler çıkardı.Tom took some things out of his bag.
Mary çantasından anahtarını aldı ve kapıyı açtı.Mary took her key out of her purse and unlocked the door.
Tom evrak çantasından bir dergi çıkardı ve onu okumaya başladı.Tom took a magazine out of his briefcase and began reading it.
Mary çantasından bir zarf çıkardı ve onu Tom'a uzattı.Mary pulled an envelope out of her purse and handed it to Tom.
Mary çantasından cüzdanını çıkardı.Mary pulled her wallet out of her purse.
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.Mary took a little mirror out of her purse and checked her hair and make-up.
Mary çantasından telefonunu çıkardı ve bir resim çekti.Mary took her phone out of her purse and took a picture.
Tom evrak çantasından bir klipsli kağıt altlığı çıkardı.Tom took a clipboard out of his briefcase.
Tom çantasından bir sandviç çıkardı ve onu yemeye başladı.Tom took a sandwich out of the bag and started eating it.
Tom çantasından bir defter çıkardı.Tom took a notebook out of his bag.
Tom annesinin çantasından biraz para çaldı.Tom stole some money from his mother's purse.
Tom evrak çantasından bazı kağıtlar çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.Tom took some papers out of his briefcase and showed them to Mary.
Tom evrak çantasından bir zarf çıkardı ve onu Mary'ye uzattı.Tom took an envelope out of his briefcase and handed it to Mary.
Tom sırt çantasından bir kitap çıkardı ve okumaya başladı.Tom took a book out of his knapsack and started reading.
Tom Mary'nin çantasından para aldı.Tom took money out of Mary's purse.
Mary telefonunu çantasından çıkardı.Mary got her phone out of her purse.
Tom annesinin çantasından para çaldı.Tom stole money from his mother's purse.
Tom dürbünü çantasından çıkardı.Tom took the binoculars out of his bag.
Mary telefonunu el çantasından çıkardı.Mary got her phone out of her handbag.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.At Jacob's tenement apartment, several creatures escape from Newt's suitcase.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.At 11:49 am, Saldívar drew a gun from her purse, pointing it at Selena.
Ellen çantasından bir makas çıkarır ve onunla bir tuzak kurar.Adam ignores her questions and he brings a suitcase from the closet.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.En revanche, le carnet compromettant a disparu de son sac.
Len'e ait olan tavşanın yarısı Daryl'in çantasından çıkar.En effet, le sac de Daryl contient l'autre moitié.
Mary telefonunu el çantasından çıkardı.Mary se sacó el teléfono del bolso.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.A las 9:49 Vinogradov, cargando un arma en sus manos, salió del baño.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Nel frattempo, nell'appartamento di Jacob, diverse creature fuggono dalla valigia.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.В квартире Якоба несколько существ выходят из чемодана Ньюта.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.Às 11:48 (CST), Saldívar apontou a arma para Selena.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.Het pasje hoeft niet uit de portemonnee te worden gehaald.
Tom hemen mektubu çantasından çıkarıp bana uzattı.Tom haalde direct de brief uit z'n tas en gaf hem aan mij.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.La 11:40, Yolanda a scos o armă din geanta sa și a îndreptat-o spre Selena.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.A szerelvény poggyászkocsit nem továbbít.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Tại căn hộ chung cư của Jacob, một số sinh vật thoát khỏi va li của Newt.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.Vào lúc 11:48 sáng, Yolanda rút một khẩu súng lục từ trong ví và nhắm vào Selena.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.그의 원본 데이터 파일도 그의 컴퓨터에서 지워진 상태였다.