çantasında ile cümle

çantasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tom, Mary'e çantasında ne olduğunu sordu.Tom hat gefragt, was Mary in ihrer Tasche hat.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.En revanche, le carnet compromettant a disparu de son sac.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.Betty ouvre son sac à main et en sort une boîte bleue dont la serrure semble correspondre à la clef de Rita.
Carmella çantasındaki sözleşmeyi yatırır gibi olsa da yatırmadı.Carmella n'utilise pas sa mallette.
Len'e ait olan tavşanın yarısı Daryl'in çantasından çıkar.En effet, le sac de Daryl contient l'autre moitié.
Mary telefonunu el çantasından çıkardı.Mary se sacó el teléfono del bolso.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.Betty encuentra una caja azul en su bolso que coincide con la llave azul de Rita.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.A las 9:49 Vinogradov, cargando un arma en sus manos, salió del baño.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Nel frattempo, nell'appartamento di Jacob, diverse creature fuggono dalla valigia.
Sırt çantasında komprime yiyecek ve içecek de bulunur.Nel box si trova tipicamente una mangiatoia e una beverina.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.В квартире Якоба несколько существ выходят из чемодана Ньюта.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.تجد "بيتي" في حقيبتها صندوق أزرق يطابق مفتاح "ريتا".
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.Às 11:48 (CST), Saldívar apontou a arma para Selena.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.Het pasje hoeft niet uit de portemonnee te worden gehaald.
Çantasında çeşitli şeyler var.Zij heeft allerlei dingen in haar handtas.
Tom hemen mektubu çantasından çıkarıp bana uzattı.Tom haalde direct de brief uit z'n tas en gaf hem aan mij.
Kemer, 1999 yılında Shane McMahon onu bir el çantasında tutarken kaybolunca emekli edildi.Tytuł został po raz pierwszy porzucony w 1999, kiedy to Shane McMahon ukrył mistrzostwo w torbie.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.La 11:40, Yolanda a scos o armă din geanta sa și a îndreptat-o spre Selena.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.A szerelvény poggyászkocsit nem továbbít.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.Betty menemukan kotak biru di tasnya yang cocok dengan kunci biru Rita.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Tại căn hộ chung cư của Jacob, một số sinh vật thoát khỏi va li của Newt.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.Vào lúc 11:48 sáng, Yolanda rút một khẩu súng lục từ trong ví và nhắm vào Selena.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.正在这时,贝蒂发现自己的手袋里出现了一个蓝色盒子。
Sırt çantasında komprime yiyecek ve içecek de bulunur.机舱内有饮品及轻食出售。
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.그의 원본 데이터 파일도 그의 컴퓨터에서 지워진 상태였다.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Le-am luat din greşeală din trusa de călătorii a tatei.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Lo tomé del kit de viaje de mi padre.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Náhodnì jsem to sebral z tátovo cestovního balíku.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Oh, ik nam het toevallig van een pakket van mijn vader.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Oh, tôi vô tình lấy nó từ bộ phụ kiện đi du lịch của cha tôi.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Vzel sem ga iz očetovega potovalnega pribora.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Το πήρα καταλάθος από την ταξιδιωτική αποσκευή του μπαμπά μου.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Als ob Depression etwas wäre, das mit dem Inhalt eines Sanitätskastens behoben werden könnte.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Alsof depressie iets is dat kon worden verholpen door de inhoud van een verbandkist.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Ca și cum depresia ar fi ceva ce poate trece folosind trusa de prim-ajutor.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Como si la depresión fuera algo que se pudiera remediar con algo sacado de un kit de primeros auxilios.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Ikään kuin masennus olisi jotain, mikä voidaan korjata ensiapulaukun tarvikkeilla.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Jako kdyby deprese šla vyléčit jakýmkoli lékem první pomoci.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.마치 우울증이 비상 약상자의 어떤 약으로도 쉽게 치료될 수 있는 것처럼 말이죠.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Kot da bi se depresijo lahko pozdravilo z nečim iz prve pomoči.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Mintha a depresszióra lenne valami gyógyír egy elsősegélydoboz tartalmai között.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Seperti depresi adalah sesuatu yang bisa disembuhkan oleh salah satu isi yang dijumpai dalam sebuah kotak P3K.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Som om depression är något som kan botas av något innehåll i ett första-hjälpen-kit.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Som om depression er noget, der kunne klares af noget af indholdet i en førstehjælpstaske.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Tak jakby depresja była czymś, na co można zaradzić czymkolwiek z apteczki.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.Как будто-то депрессию можно как-то облегчить средствами из аптечки первой помощи.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.כאילו שדכאון זה משהו שניתן לרפא בעזרת משהו מתכולתה של ערכת עזרה ראשונה.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.كما لو أن الإكتئاب هو شيء يمكن علاجه بأحد المحتويات الموجودة في علبة الإسعافات الأولية.
Sanki depresyon, ilk yardım çantasında bulunan şeylerle düzelecek bir şeymiş gibi.治せてしまうかのように 今でもまだ 彼は 火の着いたダイナマイト

İlgili Sayfalar