çantasına ile cümle
çantasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kitabı çantasına sıkıştırdı.He stuck the book in his bag.
Evin anahtarı için çantasına baktı ama onu bulamadı.She looked in her bag for the key of the house, but could not find it.
Anahtarı çantasına koydu.She put the key in her bag.
Tom Mary'ye kullanmayı bitirdiğinde çekici alet çantasına geri bırakmasını söyledi.Tom told Mary to put the hammer back into the toolbox when she was finished using it.
Tom çantasına eşyalarını koyuyor.Tom is putting stuff in his backpack.
Tom Mary'nin dosyasını aldı ve onu evrak çantasına koydu.Tom got Mary's file and put it in his briefcase.
Mary çantasına uzandı.Mary reached into her bag.
Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.I need a leather briefcase.
Kızımın çantasına onun için bir rozet diktim.I sewed a badge onto my daughter's bag for her.
Mary çantasına baktı ama aradığı şeyi bulmadı.Mary looked in her purse, but she didn't find what she was looking for.
Tom eşyasını topladı ve onu çantasına koydu.Tom picked up his stuff and put it in his briefcase.
Tom not defterini kapattı ve onu evrak çantasına koydu.Tom closed his notebook and put it in his briefcase.
Tom dergiyi kapattı ve onu sırt çantasına koydu.Tom closed the magazine and put it into his knapsack.
Tom eşyalarını çantasına koydu.Tom put his things in his briefcase.
Tom çantasına uzandı ve bir kitap çıkardı.Tom reached into his bag and pulled out a book.
Mary çantasına açtı ve içine baktı.Mary opened her purse and looked around in it.
Mary çantasına uzandı ve çekini çıkardı.Mary reached in her purse and pulled out her checkbook.
Mary çantasına uzandı ve ehliyetini çıkardı.Mary reached inside her purse and pulled out her license.
Mary çantasına uzandı ve bir fotoğraf çıkardı.Mary reached into her purse and took out a photo.
Tom çantasına büyük bir zarf koydu.Tom put the large manila envelope into his briefcase.
Tom çantasına uzandı ve bir iskambil destesi çıkarttı.Tom reached into his bag and pulled out a deck of playing cards.
Tom çantasına uzandı.Tom reached into his bag.
Tom sırt çantasına bir şeyler sokuşturdu.Tom shoved his stuff into the backpack.
Tom evraklarını topladı ve onları çantasına koydu.Tom gathered his papers and put them in his briefcase.
Tom el feneri için sırt çantasına uzandı.Tom reached into his knapsack for a flashlight.
Mary çantasına baktı.Mary looked in her purse.
Tom evrak çantasına baktı.Tom looked in his briefcase.
Tom penseyi alet çantasına geri koydu.Tom put the pliers back into the toolbox.
Tom kitabı çantasına koydu.Tom put the book in his bag.
Tom sırt çantasına bazı gerekli şeyleri doldurdu.Tom packed some essentials into his knapsack.
Tom yeni spor ayakkabısını çantasına koydu.Tom put his new sneakers in his bag.
Bu bir alışveriş çantasına benziyor.It looks like a shopping bag.
Tom notlarını evrak çantasına geri koydu.Tom put his notes back into his briefcase.
Tom hâlâ babasının ona verdiği sırt çantasına sahip.Tom still has the knapsack his father gave him.
Mary çantasına baktı ve bilgisayarının çalındığını fark etti.Mary looked into her bag and realized that her computer had been stolen.
Tom kitaplarını sırt çantasına tıkıştırdı.Tom shoved his books into his backpack.
Tom kitabı evrak çantasına koydu.Tom put the book in his briefcase.
Leyla parayı el çantasına koydu.Layla put the money in her purse.
Leyla parayı spor çantasına koydu.Layla put the money in the gym bag.
Tom çalıntı parayı spor çantasına koydu.Tom put the stolen money in his gym bag.
Tom parayı spor çantasına koydu.Tom put the money in the gym bag.
Tom dürbünü çantasına koydu.Tom put the binoculars in his bag.
Mary, Tom'un beslenme çantasına one ne kadar sevdiğini söyleyen bir not koydu.Mary put a note in Tom's lunchbox to tell him how much she loves him.
Tom kitaplarını sırt çantasına geri koydu.Tom put his books back into his knapsack.
Sırt çantasına bakayım.Let me look in the backpack.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.She reaches into her purse and hands him a 20.
Kimin çantasına el uzattığını zannediyorsun?Whose bag do you think you're laying hands on?
Köyün şefi, Woo-ryung köyden ayrılmadan önce onun sırt çantasına zehirli pirinç topları koyar.Before they leave, the Chief puts two poisoned rice-balls in Woo-ryung's knapsack.
Birlikte ilk olarak Rita'nın çantasına bakarlar ve çantada, $50.000 para ve mavi bir anahtar bulurlar.Jesse findet eine Sporttasche von Ray, in der sich 50.000 Australische Dollar und eine Waffe befinden.
Anahtarı çantasına koydu.Puso la llave en su bolsa.
Sırt çantasına açıkken birkaç böcek girmiş.Algunos insectos entraron a la mochila que estaba abierta.
Gün sonunda silah hariç tüm eşyasını toplayıp çantasına geri yerleştirir.Luego recoge todo poniéndolo dentro de una bolsa, excepto el arma.
Tom ayakkabılarını çıkardı, çantasına koydu ve camiye girdi.Том снял обувь, положил её в рюкзак и зашёл в мечеть.
Bu kalemi beğenir ve çantasına koyar.Любят молоко и содержимое своего чемодана.
Bu kalemi beğenir ve çantasına koyar.Обожнюють молоко і вміст своєї валізи.
Çocukları çantasına alarak kaçırdığı söylenir.El susține că a pierdut cheile de la portbagaj.
Jessie oteldeyken resepsiyona indiğinde Carlos’un bebekleri çantasına koyduğunu anlar.Jessie ekkor észreveszi, hogy amíg ő telefonált a szállodában, Carlos belecsempészte a táskájába a babáit.
Anahtarı çantasına koydu.Αυτή έβαλε το κλειδί στην τσάντα της.
Gün sonunda silah hariç tüm eşyasını toplayıp çantasına geri yerleştirir.לכל דבר יש את המקום שלו בסוף היום היא אוספת בזהירות את רכושה – מלבד האקדח – ומניחה אותו בחזרה בתיק.
Çocukları çantasına alarak kaçırdığı söylenir.Odpovedala se je skrbništvu nad sinovoma v prid tašči.