çantamı ile cümle
çantamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sırt çantamı evde bıraktım.I left my backpack at home.
Sırt çantamı tren istasyonunda bozuk para dolabına bıraktım.I left my pack in a coin locker at the train station.
Çantamı istiyorum.I want my bag.
Evrak çantamı kim aldı?Who took my briefcase?
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."I've got more than that in my purse," said Mary.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, sırt çantamı aldım ve Wisconsin Üniversitesine gittim.I hunched my shoulder, I got my backpack and I went on to the University of Wisconsin.
Peki, sırt çantamı tekrar giydim.Well, I put on my backpack again.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.I don't need to show you my passport. It's in the back of my pack.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.And there are certain tools in our toolbox that allow us to do this today.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.It's a ladybug.
Çantamızda bir, iki, üç tane sarı bilye var.We have one, two, three yellow marbles.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Take anything you want out of the suitcase.
Çantamı mı karıştırdın?You ransacked my bag?
Hayır, oh hey çantamı ver.No, oh hey, give me my backpack.
Şimdi yeni bir alet çantamız var mesela.So, we've got this new toolbox, you know.
"Anahtarım nerede ? " - "Çantamın içinde "„Wo sind meine Schlüssel?“ — „Die sind in meiner Handtasche.“
Çantamı kaybettim.He perdido mi bolso.
Soyunma odasında çantamı çaldılar.Me robaron mi bolsa en el probador.
Ben çantamı bulamıyorum.No puedo encontrar mi bolsa.
Çantamı nereye koyabilirim?¿Dónde puedo poner mi bolsa?
Çantamı alayım.Deja que coja mi bolsa.
Çantamı buraya bırakabilir miyim?¿Puedo dejar aquí mi bolsa?
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.Dopo di che me ne sono andato ma poi mi sono accorto di aver lasciato la mia borsa a casa loro.
Çantamı bulamıyorum.Я не могу найти свою сумку.
Çantamı alacağım.Я возьму мою сумку.
Birisi çantamı çaldı.Alguém roubou minha bolsa.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Nej, den var i min taske.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Ne, měl jsem to na tašce.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Nie, było na mojej torbie.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.남자: 아니, 가방 위에 있었어. 무당벌레네.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Nein, es war auf meiner Tasche.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.الرجل: لا، لقد كان على حقيبتي. إنها خنفساء صغيرة.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.キャシー: もう
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Όχι, ήταν στην τσάντα μου.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Нет, сидела на сумке.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.A medzi našim náradím sú dnes isté nástroje, ktoré nám to umožňujú.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.A my už dnes máme jisté nástroje, které nám dovolí toho dosáhnout.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.En wij hebben bepaalde gereedschappen in onze kist die ons dat mogelijk maken.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Et il y a certains outils dans notre boîte à outils qui nous permettent de faire ça aujourd'hui.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Hoje há certas ferramentas no nosso estojo que nos permitem fazer isso.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.그리고 우리의 도구함에는 오늘날 이러한 것을 가능케 하는 도구들이 있습니다.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Meillä on muutamia työkaluja siihen nykyään.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Napjainkban már vannak bizonyos eszközeink arra, hogy ezt megtehessük.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Och det finns vissa verktyg i vår verktygslåda som tillåter oss att göra detta idag.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Şi anumite instrumente de care dispunem astăzi ne permit să facem acest lucru.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Und das erlauben uns gewisse Werkzeuge aus unserem Werkzeugkasten von heute.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.W naszym zasięgu są konkretne narzędzia, które nam to umożliwiają.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Y existen ciertas herramientas que nos permiten hacer eso hoy en día.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Και υπάρχουν ορισμένα εργαλεία στην εργαλειοθήκη μας που μας επιτρέπουν να κάνουμε αυτό σήμερα.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.Има дадени инструменти в нашата кутия, които ни позволяват да правим това днес.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.И у нас в запасе есть инструменты которые позволяют нам делать это сегодня.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.ויש כלים מסויימים בארגז הכלים שלנו שמאפשרים לנו לעשות זאת היום
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.واليوم توجد عدة أدوات في صندوق الأدوات الخاص بنا والتي تمكننا من القيام بالحوار
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.肉体と対話する能力3つの例を
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Aku punya lebih dari itu di dalam tas saya," kata Mary.
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Am mai mult decât faptul că, în geanta mea", a spus Maria.
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Eu tenho mais do que isso na minha bolsa", disse Maria.
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Ho più di questo nella mia borsa", ha detto Maria.
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Ich habe mehr als das in meinem Geldbeutel habe", sagte Mary.
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."Ik heb meer dan dat in mijn portemonnee heb," zei Mary.