Polis onların çantalarını inceliyordu.The police were examining their bags.
Polisler onların çantalarını inceliyordu.The police were examining their bags.
Çin seyahatin için çantalarını hazırlamayı bitirdin mi?Have you finished packing your bags for your trip to China?
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya atladı ve uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını düzenledi.Tom packed his bags.
Polis, onların çantalarını kontrol ediyor.The police are checking their bags.
Senin çantalarını kendin mi topladın?Did you pack your bags yourself?
Çantalarını hazırla.Pack your bags.
Çantalarınız hazırlandı mı?Are your bags packed?
Çantalarınızı alayım.I'll grab your bags.
Tom çantalarını toparlıyor.Tom is packing his bags.
Çantalarını alabilir miyim?Can I take your bags?
Onların çantalarını tartmadım.I didn't weigh their bags.
Onları senin için toplamadan önce çantalarını toplamaya başlasan iyi olur.You better start packing your bags before I pack them for you.
Tom Mary'nin çantalarını taşımasına yardım etti.Tom helped Mary carry her bags.
Çantalarını düşürdün.You dropped your bags.
Çantalarını boşalt.Empty your bags.
Tom çantalarını toplayıp gitti.Tom packed his bags and left.
Çantalarını bagaja koyup arabasına atladı ve gitti.He put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Beth çantalarını hazırlarken, kolundaki alçının içerisine bir adet makas saklar.As Beth packs up, she hides a pair of scissors in her cast.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Maybe you'll have a whole bag full of them.
İnsanlar çantalarını asla o tepeye taşıyamazlardı.And people could never get their bags up it.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.I would carry their golf bags up to the top, and they'd pay me a dollar.
Şimdi, çantalarınızda küçük kutular varNow, you have the small boxes from your bags?
Özetle, çocuklar okul çantalarının çok ağır olduğunu söylüyor.To put it simply, kids say their school bags are too heavy.
Takımlar sadece istihbarat çantalarını çalarak skor yapabilir.Laut diesem dürfen nur befugte Beamte das Gepäck durchsuchen.
Beth çantalarını hazırlarken, kolundaki alçının içerisine bir adet makas saklar.Cuando Beth empaca, ella esconde un par de tijeras en su yeso.
Beth çantalarını hazırlarken, kolundaki alçının içerisine bir adet makas saklar.Во время их разговора жена Эстебана прячет саквояж в один из ящиков с обувью.
Sırt çantalarının hafif olanları tek omuzda da taşınabilmektedir.Tagumisse pagasiruumi mahuvad ka reisijate suusad.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Có lẽ bạn sẽ có một túi đầy.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.아마 큰 보따리로 가지고 계실 수도 있죠.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Magari ne avrete una gran quantità.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Måske vil I have en pose fuld af dem.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Misschien wel een hele zak vol.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Może będziecie mieć ich całą torbę.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Peut-être en aurez-vous un plein sac.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Poate că veţi avea o întreagă geantă plină cu ele.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Quizá tengan varios.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Talán egy egész csomagnyi lesz Önöknek .
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Talvez vocês tenham um saco inteiro cheio com eles.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Vielleicht sogar in größeren Mengen.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Ίσως να έχετε πολλές στην κατοχή σας.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Возможно, у вас будет полная сумка таких точек.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.Ще имате пълна чанта с "Джи Пи Ес" точки.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.אולי אפילו תהיה לכם שקית מלאה בהם.
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.ربما ستصبح لديكم حقيبة مليئة من هذا النوع من الأجهزة .
Belki çantalarınız ağzına kadar onlarla dolu olacak.自分のものを失くすことは もはやありません
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Ale to dało mi nową szansę: byłam już czeladnikiem i mogłam wziąć swoją sakwę i wyruszyć w świat.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Dus dit gaf me de kans, want ik was nu een gezel, en gezellen pakken hun tas en trekken de wereld in.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.저는 그때 그 공장에서 직공으로 일하고 있었기 때문에 저도 다른 직공처럼 배낭을 둘러메고 세계 여행을 할 수 있었습니다.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.אז זו הייתה ההזדמנות שלי כי עכשיו הייתי בעלת מלאכה, ובעלי מלאכה לוקחים את התיק שלהם והולכים לראות את העולם.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.لذا، هذا أعطاني الفرصة لأنني بعدها أصبحت بارعة والبارعون أيضاً يستطيعون شد رحالهم ليذهبوا ويروا العالم
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.渡り職人は 鞄を肩に 外の世界に出かけるものでしょう 私は職人として 新聞に広告を出しました
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.제가 그들의 가방을 들어 올려주면, 그들은 저에게 1달러씩 지불했어요.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.Egy dollárt kaptam ezért.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.Ich brachte ihre Taschen nach oben und jeder bezahlte mir einen Dollar.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.Ik droeg hun golftas naar boven en ze betaalden me een dollar.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.Je portais leur sac de golf en haut et ils me payaient un dollar.
Golf çantalarını en tepeye taşırdım ve onlar da bana bir dolar öderlerdi.Le căram genţile de golf până în vârf şi îmi dădeau un dolar.