Bu, bu mağazadaki başka bir çantadan daha iyi.This is better than any other bag in this store.
Çantadan bir şey çıkardı.She took something out of the bag.
Çantadan hiçbir şey çıkarmayın.Don't take out anything from the bag.
Çantadan çıkanlar arasında bir adamın resmi de vardı.Among the items found in the purse was the photo of a man.
Çantadan bir şeker çıkardı.He took a piece of candy from the bag.
Yani... ...bu yüzden mi bir çantadan çıkıyorsun?So, you're birthed from a luggage?
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.And I was pulling a molecule out of this bag.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .There's eight different things that you could pull out of the bag.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.I'm sure he thought I'd take a book or a shirt, but I found an inflatable sheep.
Yataktan kalkar, çantasını alır, çantadan etrafa paralar saçılır ve Jessica şaşırır.Si veste e prende la sua valigia, che si apre e lascia cadere tanti soldi, davanti a una Jessica sbalordita.
Çantadan bir şey çıkardı.Она что-то взяла из сумки.
Bu, bu mağazadaki başka bir çantadan daha iyi.Αυτή είναι καλύτερη από οποιαδήποτε άλλη τσάντα σε αυτό το κατάστημα.
O, çantadan bir şey çıkardı.彼女は手提げから何かを取り出した。
O, çantadan bir şeyler aldı.彼女は手提げから何かを取り出した。
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Der er otte forskellige kugler, som du kan trække fra posen.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Det finns åtta olika saker som du kan dra sig ur säcken.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Existem oito coisas diferentes que você poderia tirar do saco.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Je tu osem rôznych vecí, ktoré by ste si mohli vytiahnuť z vrecka.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Je tu osm různých věcí, které si můžete vytáhnout ze sáčku.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .lấy được những thứ khác.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Osiem różnych rzeczy, które można wyciągnąć z worka.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .И осем са нещата, които бихме могли да изтеглим.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .Це 8 різних кульок, які ви в змозі витягти з даної торби.
Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .この鞄から8つの違ったものを取り出せます。 その中の3つが、問題の条件に適っています。
Çantamı açtım, içini karıştırdım, kendi kazandığım paramı çantadan çıkardım ve adama verdim.전 제 가방을 열고 제 가방 안에 손을 집어넣어 제가 일해서 번 제 돈을
Çantamı açtım, içini karıştırdım, kendi kazandığım paramı çantadan çıkardım ve adama verdim.Mi-am deschis geanta, am băgat mâna înăuntru, am scos bani câștigați prin munca mea și i-am dat bărbatului.
Çantamı açtım, içini karıştırdım, kendi kazandığım paramı çantadan çıkardım ve adama verdim.Открыла сумочку, опустила туда руку, достала деньги, заработанные собственным трудом, и отдала их тому парню.
Çantamı açtım, içini karıştırdım, kendi kazandığım paramı çantadan çıkardım ve adama verdim.ففتحت حقيبتي، أدخلت يدي داخل حقيبتي، أخرجت مالي الذي كسبته من عملي
Çantamı açtım, içini karıştırdım, kendi kazandığım paramı çantadan çıkardım ve adama verdim.自分のバッグを開けて手を入れて 自分で稼いだ自分のお金を取り出し 男性に渡しました
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Biztos vagyok benne, hogy azt hitte egy könyvet vagy inget választok majd, de találtam egy felfújható bárányt.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.De certeza que ele pensou que eu iria tirar um livro ou uma camisa, mas eu encontrei uma ovelha insuflável.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Estoy seguro que pensó que yo tomaría un libro o una camisa, pero yo encontré una oveja inflable.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Ich bin mir sicher, er dachte, ich würde ein Buch oder ein Shirt nehmen, aber ich fand ein aufblasbares Schaf.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Ik denk dat hij dacht dat ik een boek of shirt zou pakken, maar ik vond een opblaasbaar schaap.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Je suis sûr qu'il pensait que j'allais prendre un livre ou une chemise, mais j'ai trouvé un mouton gonflable.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.그는 내가 책이나 셔츠를 꺼내갈 줄 알았겠지만, 전 불어서 부풀릴 수 있는 양을 찾아냈습니다.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Sono sicuro che pensava che avrei preso un libro o una camicia, invece trovai una pecora gonfiabile.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Sunt sigur că a crezut că voi lua o carte sau o cămaşă, dar am găsit o oaie gonflabilă.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Tôi chắc là chú nghĩ tôi sẽ lấy sách hay áo gì đấy, nhưng tôi tìm thấy một con cừu bơm hơi.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Наверняка он думал, что я возьму книгу или футболку, но я нашел надувную овцу.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Сигурно е мислил, че ще взема книга или риза, но аз открих една надуваема овца.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.Я впевнений - він думав, що я візьму собі книгу чи сорочку, але я знайшов надувну овечку.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.אני בטוח שהוא חשב שאקח ספר או חולצה, אבל אני מצאתי שם כבשה מתנפחת.
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.بالتأكيد توقع أنني سآخذ كتاباً أو قميصاً، ولكني وجدت لعبة خروف، قابل للنفخ،
Eminin, çantadan kitap ya da shirt alacağımı düşünmüştür ama ben şişme bir kuzu buldum.しかし 僕はふくらます羊を見つけました (笑)
Toplamda sekiz tane sonuç olabilir. Çantadan çekebileceğiniz toplamda sekiz tane farklı şey var. .주머니에는 구슬이 8개 있기 때문에 꺼낼 수 있는 구슬은 모두 8개죠
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Am scos o moleculă din această pungă.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Dan saya mengambil sebuah molekul dari dalam tas ini.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.És egy molekulát húztam elő a táskából.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Estava a tirar uma molécula dessa mala e estava a dizer:
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.E stavo tirando fuori una molecola da questa borsa.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Ich holte damals ein Molekül aus diesem Beutel und sagte:
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Ik trok een molecuul uit deze tas.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Jag drog fram en molekyl ur väskan.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.J'ai sorti une molécule de ce sac.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.저는 분자모형을 가방에서 꺼내서 말했습니다.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Tôi lôi một phân tử ra khỏi chiếc túi.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum. Ve diyordum ki, siz bu molekülü pek iyi tanımıyorsunuz.І я виймав молекулу з цієї сумки і розповідав про те, що нам ця молекула є маловідомою.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Vytáhl jsem z toho pytle molekulu.
Ve bu çantadan bir molekül çıkarıyordum.Wyjąłem z niej taką oto cząsteczkę i mówię: