çana ile cümle
çana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin kedisi pis bir canavar.Mary's cat is a nasty beast.
O, sütü bir çanağa döktü.He poured the milk in a bowl.
Her canavar birinin bebeği olarak başlar.Every monster starts off as someone's baby.
Tom doğrudan çanaktan güveç yedi.Tom ate the stew straight from the pot.
Canavar canlı, uyanık ve aç.The beast is alive, awake and hungry.
Tom oldukça cana yakın.Tom is quite friendly.
Ben cana yakın değilim.I'm not outgoing.
Tom son derece cana yakın, değil mi?Tom is extremely outgoing, isn't he?
Tom oldukça cana yakın, değil mi?Tom is pretty outgoing, isn't he?
Tom çok cana yakın, değil mi?Tom is very outgoing, isn't he?
Tom cana yakın, değil mi?Tom is outgoing, isn't he?
Tom cana yakındı.Tom used to be friendly.
Tom cana yakın bir adam.Tom is a warm-hearted man.
Tom bana karşı çok cana yakın.Tom has been very friendly toward me.
Tom cana yakın görünüyor.Tom seems approachable.
Canavarın gerçekten kafasının arkasında gözleri vardı. Bu gerçekten ürperticiydi!The monster literally had eyes in the back of its head. It was really creepy!
Çok cana yakınsın.You're very friendly.
Tom cana yakın bir kişi.Tom is an outgoing person.
Bu canavarlara teslim olacak mıyız?Are we going to surrender to these monsters?
Seni iğrenç canavar, buradan defol!You filthy beast, get out of here!
O bir canavar olduğunu kabul etti.He accepted that he was a monster.
Loch Ness canavarı bir şehir efsanesidir.The Loch Ness monster is an urban myth.
Yatağımın altında bir canavar var. Bundan eminim.There’s a monster under my bed, I’m certain of that.
Canavarlar her yerdeler.There are monsters everywhere.
Gerçekten kıskançlığını kontrol etmek zorundasın. O senin içindeki bir canavar gibidir.You really have to control your jealousy. It's like a beast inside of you.
O, canavarların saklanması için mükemmel bir yerdi.It was the perfect place for monsters to hide.
O çok cana yakındı.He was very outgoing.
Tom yatağının altında bir canavar olduğunu söyledi.Tom said that there was a monster under his bed.
Yahudi aleyhtarlığı canavarı hâlâ aramızda.The monster of antisemitism is still among us.
Ben bir canavarım.I'm a monster.
Büyük bir çanakta tuz, kuru maya ve unu karıştırın.Mix the salt, dry yeast and flour in a big bowl.
Onun Noodliness'i, Uçan Spagetti Canavarı evrende nihai gerçektir.His Noodliness, the Flying Spaghetti Monster is the ultimate truth in the universe.
Nietzsche "Siz de bir canavara dönüşmek istemiyorsanız canavarla savaşmayın." demiş.Nietzsche said, "Battle ye not with monsters, lest monsters ye become."
Ben artık bir insan değilim ama bir canavarım.I'm no longer a man, but a monster!
Tom çok cana yakın bir adam.Tom is a very personable guy.
Hiç Loch Ness canavarını duydunuz mu?Have you ever heard of the Loch Ness monster?
Bu keçiler çok cana yakın.These goats are very friendly.
Mary bana Tom' dan daha cana yakın geliyor.Mary is more sympathetic to me than Tom is.
Dolabımda bir canavar var.There's a monster in my closet.
Canavar Grendel her gece kral Hrothgar'ın en büyük salonuna saldırdı.The monster Grendel attacked king Hrothgar's great hall every night.
O bir canavar.He is a monster.
Onların hepsi canavar.They are all monsters.
O bir canavar değil, seni temin ederim.He is no monster, I assure you.
Tom çok cana yakındı.Tom was very forthcoming.
Tom çok cana yakındır.Tom is just so approachable.
Canavarı kışkırtmayın.Don't provoke the beast.
Canavarı tahrik etmeyin.Don't provoke the beast.
Gerçekten bodrumda bir canavar olduğunu düşünüyor musun?Do you think there's really a monster in the basement?
Ben her zaman cana yakın olmaya çalışırım.I always try to be friendly.
Tom çok cana yakın bir adamdır.Tom is a very likable guy.
Fadıl çok cana yakın olabilir.Fadil could be very friendly.
Çocukken canavarların o kadar korkutucu olduğunu düşünmüyordum.When I was a child, I didn't think that monsters were that scary.
Evlendiğiniz kişi bir canavar bile olsa cinayet çözüm değil.Even if you're married to a monster, murder is not the way to go.
Çok cana yakın görünüyorsun.You seem to be quite friendly.
Sami, canavarın şeyini yaptı.Sami did a monster's thing.
Bu hayvanlar çok cana yakın.These animals are very friendly.
Bu canavarlar çok cana yakın.These beasts are very friendly.
İpucu, polisi canavarca bir suça götürdü.The tip led the police to a monstrous crime.
Tom şimdiye kadar tanıştığım en cana yakın adamlardan biridir.Tom is one of the friendliest guys I've ever met.
Sadece bir canavar, köpek eti yerdi.Only a monster would eat dog meat.
İlgili Sayfalar