Çamaşır makinesi biraz bozuk.The washing machine is somewhat out of order.
Çamaşır makinesi bozuk.The washing machine is out of order.
Bu çamaşır makinesini kullanamazsın.You can't use this washing machine.
Bu çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with this washing machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana söyler misin?Could you tell me how to use this washing machine?
Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.Tell me how to use the washing machine.
Çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with the washing machine.
Çamaşır makinesi harika bir icattır.The washing machine is a wonderful invention.
Onun bir otomatik çamaşır makinesi var.She has an automatic washing machine.
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Evde bir çamaşır makinesi var mı ?Is there a washing machine in the house?
Çamaşır makinesini onarmak mümkün müdür?Is it possible to repair the washing machine?
Pantalonunu çamaşır makinesine atarsan onları senin için yıkarım.If you throw your jeans in the washing machine, I'll wash them for you.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.Tom stripped off his dirty clothes and threw them into the washing machine.
Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.The world without anime would be like a washing machine without Internet-access.
Çamaşır makinesini bozdun.You broke the washing machine.
Çamaşır makinesini onarıyorum.I am repairing the washing machine.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
O çamaşır makinesini monte ediyor.He assembles washing machines.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
İstediğim tek şey bir çamaşır makinesi.All I want is a washing machine.
Bir çamaşır makinesi satın almak istiyorum.I'd like to buy a washing machine.
Onun evinde bir çamaşır makinesi var mı?Is there a washing machine in her house?
Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?Did you take the clothes out of the washing machine?
Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.I still have to fix the washing machine.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.Someone has unplugged the washing machine.
Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.The washing machine is making a strange sound.
Tom elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took his clothes off and put them into the washing machine.
Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use the washing machine.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları doğrudan çamaşır makinesine koydu.Tom took off his dirty clothes and put them directly into the washing machine.
Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.Mary's washing machine broke down a week after the warranty had run out.
Bizim yeni bir çamaşır makinesi satın almamız gerekir.We need to buy a new washing machine.
Bu, önden yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a front-loading washing machine.
Bu, üstten yüklemeli bir çamaşır makinesidir.This is a top-loading washing machine.
Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?Excuse me, would you show me how to use the washing machine?
Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?Excuse me, could you show me how to use the washing machine?
Bir çamaşır makinesi aldın mı?Did you buy a washing machine?
Çamaşır makinesi bozuldu.The washing machine is broken.
Bu çorapları çamaşır makinesine koy.Put these socks in the washing machine.
Çamaşır makinesi hâlâ çalışıyor gibi görünmüyor.The washing machine still doesn't seem to be working.
Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.Mary accidentally put Tom's mobile phone through the wash.
Çamaşır makinesi kapalı.The washing machine is on "stop".
Bu çamaşır makinesi çok enerji verimlidir.This washing machine is very energy-efficient.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom and Mary bought a high-efficiency top-loading washer.
Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.Tom bought a high-efficiency front-loading washing machine.
Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.Maria wants to buy herself a new washing machine.
Çantayı çamaşır makinesinde yıkamayın.Do not machine wash the bag.
Çamaşır makinesinde ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I have found in the washing machine.
Çamaşır makinesinde bulduğum şeyi tahmin et!Guess what I found in the washing machine!
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use this washing machine.
Çamaşır makinesi tüm zamanların en büyük icatlarından biriydi.The washing machine was one of the greatest inventions of all time.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı sana göstereyim.Let me show you how to use this washing machine.
İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924'te üretildi.The first Kenmore washing machine was introduced in 1927.
El yıkama ve çamaşır makinesi için mevcuttur.The interior is furnished with a lavatory and wash basin.
Vestfrost, 2009 yılında ilk çamaşır makinesini kullanıma sunmuştur.Robinson launched his first ready to wear collection in 2009.