çalmayı ile cümle

çalmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom trompet çalmayı öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how to play the trumpet.
Tom gitar çalmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to play the guitar.
Tom, Mary'den ona ukulele çalmayı öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to play the ukulele.
Piyano çalmayı öğrenmek ister misiniz?Would you like to learn how to play the piano?
Az önce Tuba çalmayı yeni öğrenmeye başladım.I've just started learning how to play the tuba.
Tom flüt çalmayı da sever.Tom also likes to play the flute.
Tom ksilofon çalmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn how to play the xylophone.
Tom kendine piyano çalmayı öğretti.Tom taught himself to play the piano.
Tom'a gitar çalmayı öğretiyorum.I've been teaching Tom how to play the guitar.
Trompet çalmayı öğreniyorum.I'm learning how to play the trumpet.
Tom'un bana mandolin çalmayı öğreteceğini düşünüyor musun?Do you think Tom would teach me how to play the mandolin?
Tom, Mary'nin evde olmadığını fark eder etmez kapıyı çalmayı bıraktı.Tom stopped knocking on the door as soon as he realized that Mary wasn't home.
Trombon çalmayı bildiğine dair hiçbir fikrim yok.I had no idea that you knew how to play the trombone.
Ney çalmayı öğrenebilmek için çok zaman harcadı.He spent a lot of time trying to learn how to play the ney.
Gitar çalmayı seviyorum ama şarkı söylemeyi sevmiyorum.I really love playing the guitar, but I don't like singing.
2010 yılında 3 kez inme geçirdi ve piyano çalmayı bıraktı.In 2010 she suffered 3 strokes and left playing the piano.
8 yaşındayken ailesi ve arkadaşlarından gitar çalmayı öğrendi.He learned to play the guitar from family and friends at age eight.
O ve kız kardeşi Julia Clifford keman çalmayı Padraig O'Keeffe sayesinde öğrendi.He and his sister Julia Clifford were taught fiddle by Padraig O'Keeffe.
Babası ona keman çalmayı öğretmiştir.His father taught him to play the violin.
Enstrüman çalmayı kendisi öğrendi, ancak çalışma uyumu ve müzik teorisi üzerine eğitim gördü.He learned how to play the instrument by himself, but he did study harmony and theory of music.
Piyano çalmayı öğrendi.He learned to play piano.
Piyano çalmayı sever.She likes to play the piano.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.He learnt how to play it by himself.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.His mother taught him to play the guitar.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan was born near Udaipur and learned to play the sarangi at an early age.
Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.In Nashville, she started recording demos and learned how to write songs and play guitar.
Akademik eğitimi boyunca davul, djembe ve piyano gibi müzik enstrümanlarını çalmayı öğrendi.Throughout his academic training, he learned music instruments including drums, djembe and piano.
August Abel, Franz Benda'nın himayesinde keman çalmayı öğrendi.August Abel studied violin under Benda.
Trompet çalmayı öğrendi.She plays the trumpet.
Xatar babasının baskısı altında dokuz yaşında piyano çalmayı öğrenir.Under pressure from his father, Xatar learned to play the piano at the age of nine.
Her birimiz bir enstrüman seçtik ve çalmayı öğrenmeye çalışıyoruz." açıklamasında bulundular.We chose an instrument each and learnt to play it.".
İkisi de orgcu olan babası ve büyükbabasından piyano çalmayı öğrendi.He was taught how to play the piano by his father and grandfather, who were both organists.
Belediye Başkanı, suyunu çalmayı bırakması karşılığında Perry ile sevişmeyi kabul eder.The mayor concedes to have sex with Perry, but only if he stops stealing his water.
Altı yaşındaydım, çalmayı kendim öğrendim.I was six and I knew this.
Keman ve violin çalmayı öğrendi.He learnt guitar and violin.
Ayrıca kız kardeşlerinin ikisi de org çalmayı biliyordu.Even when your sisters were playing.
Günde ortalama olarak 4-6 saat pratik yaparak davul çalmayı öğrendi.He stated that he practiced yoga 4–6 hours every day.
Çok küçük yaştyken şarkı söyledi ve 10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.As a child he sang a lot and at the age of ten he got a guitar.
Çocuk yaşta kendi başına davul çalmayı öğrendi.On his own, the boy learned to play the drums.
Cole, org çalmayı bu sırada öğrenmeye başladı.Linguists began studying the dialect at this time.
Çello çalmayı öğrendi.He is learning to play the cello.
Üstâd olarak kabul ettiği Ârifî'nin yanında saz çalmayı öğrendi.He emulated the flamboyance of Dali, to whom he has been compared.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.He taught himself to play bass guitar.
Çalmayı kendim öğrendim.I taught myself to play.
Bir süre sonra şarkıları belirleyip kötü şarkı çalmayı tamamıyla durdurur.Over time it tailors the songs so that it completely stops playing bad songs.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.In contrast to Gregor she loved music very much and knew how to play the violin charmingly.
Hatta baldızım benden bir çok kez ıslık çalmayı kesmemi istedi.So my sister-in-law asked me a few times, "Please stop whistling."
Çalmayı kesermisin!Could you stop playing?
Kapı çalmayı bilirim.I am someone who knows how to "tok tok" knock.
Sonunda, bugün senin kadar korkusuz birini görebildim. bırak çene çalmayı!Finally, I see today a man as fearless as you. No nonsense!
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.This is also a children's cello... my father forced me to learn to play this.
Çalmayı bitirdiğimde genellikle ilk şey insanların bağırması oluyor :Usually when I play out, the first thing that happens is people scream out, "What's she doing?!"
Çalmayı sevdiğim parçalardan biri olan "Lush Life" ı çalacağım.I'm going to do "Lush Life." It's one of my favorite tunes to play.
Eğitimini alın. Şarkı söylemeyi öğrenin. Enstrüman çalmayı öğrenin.learn to sing, learn to play an instrument.
Cocuk enstruman calmayi ogrendigi ilk andan itibaren, artik fakir degildir.From the minute a child's taught how to play an instrument, he's no longer poor.
2 kısa yılda piyano çalmayı oldukça iyi öğrendim. Başka insanlarla birlikte çalabiliyorumHere, they are starting to debate what they should do.
Piyano çalmayı biliyor musun?And you know how to play the piano?
Ben de piyano çalmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn the piano, too.
Örneğin, doğduğumuzda piyano çalmayı bilmiyorduk, değil mi?For example..we weren't born learning to play the piano, right?
Çalmayı başlat/ durdurToggle playback

İlgili Sayfalar