çalmış ile cümle

çalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca punk rock grubu +44'te de geçici olarak çalmıştır.His twin brother is Rani Sharone, also of Stolen Babies.
Butcher Holler'da bas, Crack'te de gitar çalmıştır.He was also the bassist for Butcher Holler, and the guitarist for Crack.
Lorenzo Tio Jr. obua da çalmıştır.Lorenzo Tio Jr. also played oboe.
Hikayede Cacus, Hermes'in Caduceus'unu çalmıştı.He later attacked Percy Jackson and Annabeth Chase.
Düğünleri, doğumları ve diğer olayları kutlamak için dutar çalmışlardır.They played the dutar to celebrate weddings, births, and other events.
Tom'un çalmış olabileceğini mi düşünüyorsun?Denkst du, Tom könnte gestohlen haben?
Grup arkadaşı Mike Lewis ile beraber Public Disturbance da çalmışlardır.Zusammen mit Bandkollege Mike Lewis spielte er in der Band Public Disturbance.
Empalot adlı bir grupta 1999-2004 arasında çalmıştır.Er spielte außerdem von 1999 bis 2004 in einer Band namens Empalot.
Opeth'den önce Amon Amarth'da çalmıştır.Lopez spielte vor Opeth bereits bei Amon Amarth.
1960'lı yıllarda Britanyalı müzik grubu Lee Curtis and the All-Stars'ta piyano çalmıştır.Ab August 1962 spielte Best Schlagzeug bei Lee Curtis and the All-Stars.
Pantera ve Damageplan gruplarıyla gitarist olan kardeşi Dimebag Darrell ile birlikte çalmıştır.Nach der Auflösung von Pantera gründeten er und sein Bruder Dimebag Darrell die Band Damageplan.
Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır.In seiner Jugend wollte er damit den Mädels imponieren.
Yerine Suicidal Tendencies ve MD.45'da çalmış olan Jimmy DeGrasso gruba dahil edilmiştir.Das Album Contagious wurde mit Jimmy DeGrasso anstelle von Leonard Haze eingespielt.
Joyce, daha önce The Hoax and Victim adlı punk grubunda çalmıştır.Zuvor spielte Joyce bei der Punkband The Hoax und der irischen Band Victim.
Okula koştum, ama zil çoktan çalmıştı.Je courus à l'école, mais la cloche avait déjà retenti.
Fairmont West!" yerine, "Eat my shorts" kalıbını tekrarlayarak çalmıştı.Fairmont West! », toute la fanfare a repris « Eat my shorts! » .
Grubun ilk üç albümünde, Iron Maiden, Killers ve The Number of the Beast'te çalmıştır.Il participe à leurs trois premiers albums : Iron Maiden, Killers et The Number of the Beast.
Joyce, daha önce The Hoax and Victim adlı punk grubunda çalmıştır.Joyce avait été autrefois membre des groupes de punk The Hoax et Victim.
Doktor, elektro gitarıyla "Amazing Grace" adlı ilahinin başlangıç kısmını çalmıştır.Le Docteur joue l'hymne Amazing Grace sur sa guitare électrique,.
1980'lerde Torme/Mcoy ile çalmıştır.Remplacé par Thunderstick, il a joué pour Torme/Mcoy dans les années 80.
Burns zaten grupla birlikte flütçü ve ara sıra da piyanist olarak birkaç konserda çalmıştı.Il jouait déjà quelques concerts à la flûte avec le groupe, et parfois au piano.
Okul süresince flüt te çalmıştır.Son école fleurit quelque temps.
Seether'da da çalmıştır.Given par Seether.
Kocasına gelince kendisi arabanın bagajında uyuşturucu saklamaktadır ve bunları çalmıştır.Alors qu'il s'endort dans un bus, on lui vole ses bagages et son argent.
Şarkıyı söylerken piyano çalmış, sonra da dans ederek bitirmiştir.Il a entendu cette merde et après il sort la chanson.
Şehrin tüm sıçanları toplanarak deposuna girmiş ve tüylerinin arasında tüm çavdarı çalmışlar.Il se mit à jouer de la flûte et tous les rats vinrent se presser autour de lui.
Babası Oslo da birçok grupta çalmıştır, bu da mena nın müziğini oluşturmasında çok etkili olmuştur.Su padre fue miembro de varias bandas en Oslo, lo que hizo que Maria se interesara por la música.
Burns zaten grupla birlikte flütçü ve ara sıra da piyanist olarak birkaç konserda çalmıştı.Él ya había tocado en varios shows con la banda, como un flautista y ocasionalmente, un pianista.
Ancak bu çoban, bir çoban değildir ve hayvanlarını aslında başka bir aileden çalmıştır.Pero lo que él no sabe es que en realidad está llevando un cachorro de la especie.
İlk ayakta "It's Gonna Be a Beautiful Night"'ı çalmışlardır.Fin del Acto primero: "¡Qué bella noche!"
Bu bölümdeki klasik gitar soloları, Yes grubunun gitaristi Steve Howe çalmıştır.Siente una gran admiración por Steve Howe, guitarrista de Yes.
Okul süresince flüt te çalmıştır.Olía a podrido en el aula.
Okula koştum, ama zil çoktan çalmıştı.Andai a scuola di corsa ma la campanella era già suonata.
1980'lerde Torme/Mcoy ile çalmıştır.Dopo il licenziamento suonò per qualche anno con Torme/Mcoy negli anni ottanta.
Butcher Holler'da bas, Crack'te de gitar çalmıştır.In passato è stato anche bassista nei Butcher Holler e chitarrista nei Crack.
Albüm tamamen kendi yapımıdır, ve tüm enstrümanları kendisi çalmıştır.L'album è prodotto dallo stesso interprete, che inoltre compone interamente i brani e cura gli arrangiamenti.
Okul süresince flüt te çalmıştır.A scuola inoltre suonava il flauto.
Alışverişte yine birsürü şey çalmıştır.Saccheggiarono anche qualche negozio.
Kariyeri boyunca Avrupa, Asya, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndekonserlerde çalmıştır.Durante la sua carriera ha tenuto concerti in Europa, Asia, Nord Africa, Medio Oriente ed Emirati Arabi Uniti.
Malzemeden çalmışlar.Они сэкономили материал в ущерб качеству.
Bundan önce Antidote, Thunder ve Road Block gibi gruplarda çalmıştı.До этого он играл в составе групп Antidote, Thunder и Road Block.
Yerine Suicidal Tendencies ve MD.45'da çalmış olan Jimmy DeGrasso gruba dahil edilmiştir.На время операции Менца был заменен ударником MD.45 Джимми Деграссо.
Diplomadan sonra birkaç orkestrada çalmış: Radyo Senfoni Orkestrası ve Avanti bunlardan birkaçıdır.Играл в разных оркестрах, таких как «Симфонический оркестр радио» и «Аванти».
Efsaneye göre Prometheus Tanrı Zeus'tan gizlice ateşi çalmış ve insanlığa vermiştir.Прометей рассказывает им, что он сделал для людей, выкрав огонь у богов, проклинает Зевса и пророчествует.
Ayrıca 1983 yılında kısa bir süreliğine İngiliz space rock grubu Hawkwind ile de çalmıştır.В 1971 году присоединился к спейс-рок-группе Hawkwind.
2009 yılında canlı olarak BBC Radio 3'te piyano çalmıştır.В 2009 году Birdy выступила с фортепиано на программе BBC Radio 3 Pianothon.
Şarkının gitar solosunu Adrian Smith çalmıştır.Гитарное соло в песне исполнил Эдриан Смит.
"Çek Cumhuriyeti" radyolarında haftalarca çalmıştır.В течение нескольких лет вёл авторскую программу на «Радио России».
İlk ayakta "It's Gonna Be a Beautiful Night"'ı çalmışlardır.В это же время издаётся первая часть романа «Работать прекрасно».
Ayrıca bankayı soyarak bankadaki altınları çalmıştır.Например, во время ограбления банка он пытался снять деньги со счета.
Rum çeteleri, Ege Bölgesi'ndeki halktan yüzlerce sığır da çalmıştır.أما عصابات الروم فقد سلبوا أيضا مائات من الأبقار من الشعب في منطقة إيجه .
İlk ayakta "It's Gonna Be a Beautiful Night"'ı çalmışlardır.النقطة المضيئة كانت استضافتهم لأحداث نهاية أسبوع "كل-النجوم".
Zamanında Chopin çalmış ve rahibe olmayı denemiştir.تتبع الكنيسة الرومانية الكاثوليكية وكانت تطمح لتصبح راهبة.
Bundan önce Antidote, Thunder ve Road Block gibi gruplarda çalmıştı.Antes disso tocou em bandas como Antidote, Thunder e Road Block.
Doktor, elektro gitarıyla "Amazing Grace" adlı ilahinin başlangıç kısmını çalmıştır.O Doutor toca o inicio de "Amazing Grace" em sua guitarra elétrica.
"Sıla çalmış mı?".Vá! queres apostar?"
Bölümün girişinde Doktor elektro gitarıyla Beethoven'ın 5. Senfoni'sini çalmıştır.No prólogo, o Doutor toca uma parte da Quinta Sinfonia de Beethoven com sua guitarra elétrica.
Gitar solosunu Dave Murray çalmıştır.O solo de guitarra é desempenhado por Dave Murray.
Avustralya radyolarından 2Day FM, parçayı internete sızmasından kısa bir süre sonra radyolarında çalmıştır.A estação de rádio australiana 2Day FM estreou a canção após o vazamento.
Albüm kayıtları sonrası Wright gruptan ayrılmış ancak konserlerde bir turne müzisyeni olarak çalmıştır.Wright foi demitido da banda, mas continuou para terminar o álbum e tocar na turnê como um músico pago.

İlgili Sayfalar