O benim kalbimi çaldı.He stole my heart.
Kalbimi çaldın.You stole my heart.
Tom kapıyı tekrar çaldı.Tom knocked again.
Tom kapıyı hafifçe çaldı.Tom knocked lightly.
Tom yüksek sesle kapıyı çaldı.Tom knocked louder.
Tom yavaşça ıslık çaldı.Tom whistled softly.
Tom'un kapı zili çaldı.Tom's doorbell rang.
Tom'un telefonu çaldı.Tom's phone rang.
Onu çaldık.We stole it.
O parayı çaldı.He stole the money.
Saatin kaç kez çaldığını duymadım.I didn't hear how many times the clock struck.
Ders süresince telefonu çaldı.Her cellphone rang during class.
Tom kapıya geldi ve zili çaldı.Tom arrived at the gate and rang the bell.
Nihayet zil çaldı.Finally, the bell rang.
Kız kardeşim giysilerimi çaldı.My sister stole my clothes.
Tom ne çaldı?What did Tom steal?
Tom dışarıda birinin ıslık çaldığını duydu.Tom heard someone whistling outside.
Ben okuyorken telefon çaldı.The telephone rang while I was reading.
Bana bunu çaldığını söyleme.Don't tell me you stole it.
Ben kapıyı çaldım ama kimse yanıt vermedi.I banged on the door, but nobody answered.
O, piyano çaldı.He played the piano.
Bir grubun çaldığını duyabiliyorum.I can hear a band playing.
Bir yerde bir saksafon çaldığını duyabiliyorum.I can hear a saxophone playing somewhere.
O benim erkek arkadaşımı çaldı!She stole my boyfriend!
En iyi arkadaşım, erkek arkadaşımı çaldı.My best friend stole my boyfriend.
Telefonum tekrar çaldı.My phone rang again.
Tom'un trombonu çok iyi çaldığını bilmiyordum.I didn't know Tom could play the trombone so well.
Kapıyı çaldıktan sonra Tom'un ofisine girdim.I entered Tom's office after knocking on the door.
Tom'un bandosuyla gitar çaldığını gördüm.I've seen Tom play guitar with his band.
Bir telefonun çaldığını duyuyorum.I hear a phone ringing.
Tom'un bir araba çaldığını duyuyorum.I hear Tom stole a car.
Telefonumun bir kez çaldığını duydum.I heard my phone ring once.
Telefonumun çaldığını duydum.I heard my phone ring.
Dün gece çalgı çaldığını duydum.I heard you playing music last night.
Az önce bir alarm çaldığını duydum.I just heard an alarm go off.
Kapıyı çaldım ama kimse cevap vermedi.I knocked, but no one answered.
Günlüğünü kimin çaldığını biliyorum.I know who stole your diary.
Zili çaldım.I rang the bell.
Kapı zilini çaldım.I rang the doorbell.
Bu yemeği gerçekten çaldın mı?Did you really steal this food?
Tom'un çantandan bir şey çaldığını gördüm.I saw Tom stealing something out of your purse.
Çok aç olduğum için biraz yiyecek çaldım.I stole some food because I was very hungry.
Bu kitabı kütüphaneden çaldım.I stole this book from the library.
Tom'un sevdiği kahve kupasını çaldım.I stole Tom's favorite coffee mug.
Grup bir marş çaldı.The band played a march.
Butona bastığımda zil çaldı.When I pressed the button, the bell rang.
Telefon çaldığında Tom tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when the phone rang.
Telefon çaldığında Tom tezgahta oturuyor ve bir dergi okuyordu.Tom was sitting at the counter reading a magazine when the phone rang.
Tom kapıyı çaldı ve Mary onu açtı.Tom knocked on the door and Mary opened it.
Tom parayı çaldığını kabul etti.Tom admitted that he had stolen the money.
Tom ön kapıyı çaldı.Tom knocked on the front door.
Tom zili tekrar çaldı.Tom rang the bell again.
Tom benim sandviçimi çaldı.Tom stole my sandwich.
Tom piyano çaldı.Tom played the piano.
Tom Mary'ye korna çaldı.Tom honked at Mary.
Tom benden çaldı.Tom stole from me.
Tom zili çaldı.Tom rang the bell.
Köpeğimi ıslık çaldığımda gelecek şekilde eğittim.I've trained my dog to come when I whistle.
Biri kilidi kırdı ve bisikletimi çaldı.Someone broke the lock and stole my bike.
Tom telefonu çaldığında Mary'ye bir şey söylemek üzereydi.Tom was about to say something to Mary when his phone rang.