Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.Tom played a Spanish folk tune on his English horn at a Chinese restaurant in France.
Tom, kapıyı çaldı.Tom knocked on the door.
Tom çadırından biraz para çaldırdı.Tom had some money stolen from his tent.
Tom Boston'da iken cüzdanını çaldırdı.Tom had his wallet stolen while he was in Boston.
Tom trende cüzdanını çaldırdı.Tom had his wallet stolen on the train.
Geçen haftanın başlarında Tom arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen early last week.
Tom bir şey çaldığını yalanladı.Tom denied that he had stolen anything.
Tom parayı çaldığını itiraf etti.Tom confessed to stealing the money.
Tom davulu yavaş bir tempoda çaldı.Tom beat the drum at a slow tempo.
Kimse Tom'un kitabı çaldığını görmedi.Nobody saw Tom steal the book.
Tom Mary'nin bilgisayarını çaldı.Tom stole Mary's computer.
Tom Mary'nin bütün parasını çaldı.Tom stole all of Mary's money.
Tom Mary'den çok para çaldı.Tom stole a lot of money from Mary.
Tom obua çaldı ve Mary piyanoda ona eşlik etti.Tom played the oboe and Mary accompanied him on the piano.
Mary dans ederken Tom akerdeon çaldı.Tom played the accordion while Mary danced.
Tom Mary'nin kapısını çaldı.Tom knocked on Mary's door.
Tom Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano.
Tom çok geçmeden Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano not too long ago.
Tom, Mary'nin parasını çaldığını itiraf etti.Tom admitted that he had stolen Mary's money.
John kapıyı çaldığında Tom ve Mary akşam yemeği için oturmak üzerelerdi.Tom and Mary were about to sit down for dinner when John knocked on the door.
Midori'nin kemanı iyi çaldığından emin misiniz?Are you sure that Midori plays the violin well?
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Tekrar telefon çaldığında, onu görmezden gelmeyi planlıyorum.If the phone rings again, I plan to ignore it.
Telefon çaldığında Tom uyandı.Tom woke up when the telephone rang.
Tom Mary'nin John'un parasını çaldığını gördü.Tom saw Mary steal John's money.
Tom piyanoda birkaç melodi çaldı.Tom played a few tunes on the piano.
Tom'un borazanını kimin çaldığına dair oldukça iyi bir fikri var.Tom has a pretty good idea who stole his trumpet.
Tom geçen ay arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen last month.
Tom Mary'nin yazar kasadan para çaldığını öğrendi.Tom found out Mary was stealing from the cash register.
Birisi benim tenis raketimi çaldı.Someone stole my tennis racket.
Zil çaldığında öğretmen dersi sonlandırdı.When the bell rang, the teacher ended the class.
O adam benim cüzdanımı çaldı.That man stole my wallet.
Bir dakika önce cep telefonun çaldı.Your cell phone rang a minute ago.
Tom'un bariton saksafonunu çaldığını duyduğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've heard Tom play his baritone sax.
Biri benim tenis raketimi çaldı.Someone has stolen my tennis racket.
Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.They took away the remains of a civilization lost in history.
Geri giderken başka bir arabaya çarptım ve onun alarmı çaldı.While backing up, I bumped into another car and set off its alarm.
Kapı zili çaldığında Tom bir banyo yapmak üzereydi.Tom was about to take a bath when the doorbell rang.
Tom neredeyse bir saat boyunca gitar çaldı.Tom played guitar for nearly an hour.
Tom Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.Tom broke into Mary's house and stole her pearl necklace.
Tom boynuz çaldı.Tom beeped the horn.
Arkamızdaki tüm araba kornalarının çaldığını duyamıyor musun?Can't you hear all the car horns beeping behind us?
Tom kapı zilini çaldı.Tom rang the doorbell.
Tom biraz güneş kremi çaldı.Tom put on some sunscreen.
Polis memuru düdüğünü çaldı.The police officer blew his whistle.
Birisi saç kurutma makinemi çaldı.Somebody has stolen my hair dryer.
O adam benim cüzdanımı çaldı! Durdurun onu!That guy stole my wallet! Stop him!
O çocuk, bisikleti çaldığını reddediyor.That boy denies stealing the bicycle.
Bir grup gangster parayı çaldı.A group of gangsters stole the money.
O çaldı.It rang.
Ben dizüstü bilgisayarımı çaldırdım.I got my notebook stolen.
Öğretmen zili çaldı.Master rang the bell.
Telefon çaldığında eve girmek üzereydim.I had barely got in the house when the phone rang.
Telefon çaldığında eve zar zor girmiştim.I had barely got into the house when the phone rang.
Eve varır varmaz, telefon çaldı.As soon as I got home, the telephone rang.
O ısrarla evimin kapı zilini çaldı.He persistently rang my house's doorbell.
Alarm çaldığında hırsız kaçtı.The thief ran away when the alarm rang.
O, telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydi.He was about to go out when the telephone rang.
Birisi kapıyı çaldığında, o tam kitabı okumaya başlamıştı.She'd just begun to read the book when someone knocked on the door.
Birkaç dakika sonra telefon çaldı.The telephone rang a few minutes later.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod