Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.Tom stole a very valuable diamond ring.
Kapı çaldı. Tom, "Kim o?" diye seslendi. "Benim," diye cevap verdi Mary.There was a knock on the door. "Who's there?" asked Tom. "It is I," answered Mary.
Ön kapıyı çaldım ama cevap yoktu.I knocked on the front door, but there was no answer.
Kapıyı çaldım ama cevap yoktu.I knocked on the door, but there was no answer.
Para çaldığımı kim söylüyor?Who says that I steal money?
Ben yardım istemek için kapını çaldım.I knocked on your door to ask for help.
Birisi kapı zilini çaldı.Someone rang the doorbell.
Tam o anda telefon çaldı.Just then the phone rang.
Tom bana babasının iyi gitar çaldığını söyledi.Tom told me his father was pretty good at playing the guitar.
Tom yüzüğü çaldı.Tom stole the ring.
Tom bir silah çaldı.Tom stole a gun.
Tom bir tekne çaldı.Tom stole a boat.
Tom, Mary'nin cüzdanını çaldı.Tom stole Mary's purse.
Tom bançosunda Mary için bir melodi çaldı.Tom played a tune for Mary on his banjo.
Tom evine kadar yürüdü ve kapıyı çaldı.Tom walked up to the house and knocked on the door.
Ben restorandan küllük çaldım.I've stolen the ashtray from the restaurant.
O bizden çaldı.He has stolen from us.
Tom onun çaldığı parayı nereye sakladığını bildiğini söyledi.Tom said he knew where Mary had hidden the money she had stolen.
Tom her şeyi çaldı.Tom stole everything.
Bu müzik parçasını daha önce çaldım.I've played this piece of music before.
Zaten kapı zilini çaldın mı?Have you already rung the doorbell?
Ben sadece birkaç bozuk para çaldım.I only stole a few coins.
Tom oda arkadaşından para çaldı.Tom stole money from his roommate.
Ben okurken telefon çaldı.While I was reading, the phone rang.
O, Liszt sonatını gözleri bağlı çaldı.He played the Liszt sonata blindfolded.
Onun çalar saati çaldığında, Mary zaten esniyordu ve geriniyordu.When her alarm clock sounded, Mary was already yawning and stretching.
Birinin şifremi çaldığını düşünüyorum.I think someone stole my password.
Tom, Mary'nin öğle yemeğini çaldı.Tom stole Mary's lunch.
Sen onu çaldın mı?Did you steal it?
Mary bana kızgın, çünkü erkek arkadaşını çaldığımı düşünüyor.Mary is mad at me because she thinks I stole her boyfriend.
Tom Mary'nin arabasını çaldı.Tom stole Mary's car.
Tom'un çaldığı melodilerden bazılarını tanıdım.I recognized some of the tunes that Tom played.
On dakika kadar sonra çay zili çaldı.About ten minutes later, the bell rang for tea.
Tom benim şekerimi çaldı.Tom stole my candy.
Tom'un piyano çaldığını hiç duymadım.I've never heard Tom play the piano.
Tom benim kameramı çaldı.Tom stole my camera.
Mitolojiye göre Prometheus tanrılardan gelen kutsal ateşi çaldı.According to mythology, Prometheus stole the sacred fire from the gods.
Tom Mary'nin saatini çaldı.Tom stole Mary's watch.
Tom bizim onun köpeğini çaldığımızı söylüyor.Tom is saying we stole his dog.
Tom birkaç eski şarkı çaldı.Tom sang some old songs.
Tom benden para çaldı.Tom stole money from me.
Tom benden bazı şeyler çaldı.Tom stole some things from me.
Tom komşunun çiftliğinden bir el arabası çaldı.Tom stole a truck from his neighbor's farm.
Tom şemsiyemi çaldı.Tom walked off with my umbrella.
Mary senin onun incilerini çaldığını iddia ediyor.Mary claims you stole her pearls.
Tom yerel caz kulüplerinde çaldı.Tom played at local jazz clubs.
Onları çaldın mı?Did you steal them?
Tom'un bisikletini kim çaldı?Who stole Tom's bicycle?
Tom bir polis arabası çaldı.Tom stole a police car.
Tom şemsiye çaldı.Tom stole my umbrella.
Tom cüzdanını çaldırdı.Tom had his wallet stolen.
Sanırım Tom bisikletimi çaldı.I think Tom stole my bicycle.
O adam cüzdanımı çaldı.That man stole my purse.
Birisi kurutma makinesinde bıraktıktan sonra çamaşırlarımı çaldı.Someone stole my laundry after I left it in the dryer.
Tom'un çaldığı müzik türünü severim.I like the kind of music that Tom plays.
O, kız arkadaşımı burnumun dibinden çaldı!He stole my girlfriend from right under my nose!
Birinin banço çaldığını duyduğumu sandım.I thought I heard someone playing a banjo.
Tom Mary'nin bisikletini çaldığını itiraf etti.Tom has admitted that he stole Mary's bicycle.
Tom piyanoya oturup çaldı.Tom sat at the piano and played.
Tom daha önce vurmalı çaldı.Tom formerly played percussion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod